MEKKE’DE TARİHİ KALEMİZ YIKILDI !

Dün televizyon ve basından, beni çok üzen, insanlık adına utandıran Mekke’de Osmanlı’dan kalan kalenin yıkıldığı haberini öğrendim.

Mekke’de Kabe’nin yakınında bulunan Bülbül Tepesi üzerinde bulunan 1600 yıllarında inşa edilen Osmanlı’dan kalma “El Cihat Kalesi’nin” yıkılmasını anlamak mümkün değil. Hele de böyle tarihi bir eserin yıkılarak yerine iş merkezi ve otel” yapılmasını anlamak hiç mümkün değil.

Dost bildiğimiz, aynı dine mensup olduğumuz ve hatta bu üzücü kararı alan kraliyet aileinin kanında Türk kanının dolaştığına inandığımız Suudi’ler tarafından böyle bir yıkımın gerçekleştirilmesini kabul edemiyorum. Şaşkınım, üzgünüm…

Balkanlarda Türk izlerini silen komünist Bulgar rejiminden, Türk düşmanlığını esas alan ve politikasını buna ayarlayan ve tüm Türk eserlerini bir kaç ada ve Batı Trakya dışında yıkan Yunan, hudutları içinde yaşayan müslümanlara hoşgörü göstermeyen ve bir noktada onları Türk’ün geride bıraktıkları kabul ederek tüm Türk tarihinin mirasını silip süpüren Sırplardan Suudilerin ne farkı var? Size soruyorum, bu büyük bir saygısızlık değil mi?

Afganistan’da tarihi Buda Heykeli bombalanarak yıkılırken, haklı olarak ayağa kalkanlar nerede? Bizim 500 yıllık bir sürede Avrupa, Asya ve Afrika’da geri bıraktıklarımız (Örneğin Drina Köprüsü, Filibe Çarşısı, Selanik Saatli Camisi gibi) bir bir yok edilirken böyle susacak mıyız? Suudilerle özel yakınlıkları olanlar ne yapıyor? Buna ne diyor?

İzmir’de Belediye Başkanı İhsan Alyanak zamanında yol genişletme çalışmaları esnasında İngiliz Kilise’sinin duvarlarının yıkılıp birkaç metre geriye alınmasına teşebbüs edildiğinde ingilizlerin ve tüm hıristiyan aleminin ayağa kalktığını ve bu faaliyeti engellediğini dün gibi hatırlıyorum.

Biz neden bunu yapamıyoruz? Yoksa ekonomik sıkıntılar içinde olduğumuz için mi gerekeni söyleyemiyor ve gereken önlemleri alamıyor muyuz?

Bakın Dışişleri Bakanlığı sözcüsü Hüseyin Diriöz’ün bu konu ile yaptığı açıklamaya… Beni tatmin etmedi, sizi tatmin ediyor mu?

* El Cihat Kalesi’nin yıkılacağına dair haberleri ilk defa bir yıl önce duyduklarını ve Suudi makamları nezdinde yapılan girişimler sonucunda iş merkezi ve otel yapılacağını ancak kalenin yıkılamayacağının kendilerine bildirildiğini…

* Daha sonra Suudi basınında kalenin yıkılacağı ve daha sonra aslına uygun inşa edileceğini haberinin yayınlanması üzerine tekrar girişimde bulunduklarını ve yıkımdan vazgeçildiğinin bildirilmesi üzerine bu kararı memnuniyetle karşıladıklarını…

* Oysa şimdi bu ortak tarih ve kültür mirasının yıkılmakta olduğunu öğrendiğimiz ve bundan üzüntü duyduğumuz kendilerine bildirilmiştir.

Bu tutum devam ettiği sürece Mekke’de ve Medine’de yok edilen sayısız eserimiz gibi Kâbe’de kalan ve son Osmanlı eseri olan revaklar da yok edilecektir.

İstanbul

Revak nedir? (Ansiklopedik bilgi: Üstündeki saçaklık ya da kemerlerle birlikte sütun dizisi. Yiğenim mimar Gaye Samsunlu’nun açıklaması: Cami avlusunda sütunlar üzerinde özel olarak teşkil edilmiş ve cemaatı yağmur ve güneşten koruyan örtü (çardak) yapısı.)