BARKA, AR-GE, DEPREM

Üniversitemizin değerli bilim adamlarından Prof. Dr. Aykut Barka’nın zamansız kaybı nedeniyle ülkemizde bilim adamlarının ekonomik durumunu ve Araştırma-Geliştirme (AR-GE)ye verilen önemi ortaya koyan bir yazı yazmayı düşünürken, meydana gelen Afyon depremi yazımın başlığını ve içeriğini genişletmeme vesile oldu.

*   *   *

AYKUT BARKA

Uluslararası bir yerbilimci ve deprem uzmanı olan rahmetli Barka’nın çalışmaları dünyada ses getiriyordu ve takip ediliyordu.

17 Ağustos 1999 tarihinde İstanbul ve Marmara Bölgesinde meydana gelen deprem hepimizi üzdü. Oysa 1999 yılı başlarında Prof. Barka “Marmara Bölgesi’nde biriken stresin şiddetli bir deprem habercisi olduğunu” yazıları ile açıklamıştı.

Uluslararası sahada saygın bilim adamının bu uyarısına kimse kulak vermedi. ülke günlük sayisa ve magazin haberlerle meşguldü…

Ülkemiz yetkilileri bilim adamlarının içinde bulunduğu durumlara hiç ilgi göstermiyor ve onların sıkıntılarına çözüm getirmiyor.

İnşaat mühendisi olan ikiz kardeşi Günkut Barka, basında yer alan açıklamasında, kardeşinin maddi açıdan rahat bir yaşam sürmediğini belirterek, şunları açıklıyordu;

“Mütevazi bir yaşam sürdü, ama bundan hiç yakınmadı. Kirada oturdu. İTÜ lojmanlarında iki çocuğu ve eşiyle 60 metrekarelik bir dairede yaşadı. Ev almak istiyordu, 3 yıl kadar önce aileden aldığı destekle ve büyük güçlüklerle Sarıyer’deki kooperatif dairesine girdi. 2 yıl önce bu daireye taşındı. Benim bildiğim doğru dürüst tek bir tatil yapmadı.”

Evet, ülkemizde saygın bir bilim adamının durumu bu…

*   *   *

AR-GE

Dünya hızlı bir değişim içinde olup bilgi çağına ayak uyduramayan ülkeler, teknoloji üretemeyeceği gibi teknolojik gelişmeleri dahi izleyemeyecek duruma düşeceklerdir.

1990 Körfez Savaşında ve şimdi de Afganistan Savaşında geliştirilmiş yüksek teknolojiye sahip silahlarla Amerika’nın hemen hemen hiçbir askerini kaybetmeden başarılı olması, bilimsel gelişme, teknolojik yeteneklerin artırılması ve eğitim-öğretim sistemi ile teknolojinin entegrasyonu ile sağlanmıştır.

Bu gelişmede kritik noktayı AR-GE oluşturmaktadır. AR-GE faaliyetlerine ayrılan kaynakların GSYH (Gayri Safi Yurt içi Hasıla) içindeki payı, AB ülkelerinde yüzde 2, ABD’de yüzde 2.8, Japonya’da yüzde 3’tür. Türkiye’de ise bu pay yüzde 0.5 civarındadır.

AR-GE faaliyetleri, bilgi ve teknoloji yoksulluğu ekonomik büyümenin, kalkınmanın, sosyal gelişmenin önündeki stratejik engellerden biri olduğu Birleşmiş Milletler tarafından vurgulanmaktadır.

AR-GE çalışmalarına, bilim ve teknoloji üretimine, eşik değer olan GSYH’nın yüzde 1’inden az kaynak ayıran Türkiye’nin, dünya ölçeğinde dışlanma eşiğinde durduğunu üzülerek belirtmeliyim.

Evet, ülkemizde AR-GE faaliyetlerinin durumu bu.

*   *   *

AFYON DEPREMİ

6 şiddetinde bir deprem bu kadar etkili olamaz, bu kadar can kaybı ve yıkım meydana gelemez.

Deprem Bölgesine giden Başbakan Ecevit’in söylediği gibi; “Türkiye’de çok daha az şiddetli depremlerde binalar yıkılıyor. Afyon depreminde de bunu gözledim. Örneğin bir sanayi sitesi olduğu gibi yıkılmış. Yerle bir olmuş. Anlaşılıyor ki, sorun yapılardan kaynaklanıyor.”

Evet, ülkemizde depremde yapıların durumu bu…

İstanbul