TANSU ÇİLLER’İN PENCERESİNDEN TÜRKİYE

Marmara Grubu’nun 23 Ocak akşamı tertiplediği toplantıda, DYP GenelB aşkanı Prof. Dr. Tansu Çiller, “Son Yıllarda ve Bugünlerde Yaşanan Sorunlar ve Çözümleri” konulu bir konuşma yaptı. Ana Muhalefet Partisi liderinin ülkemizin içinde bulunduğu durumu ortaya koyan sunuşundan önemli hususları aşağıda değerlendirmenize sunmayı istiyorum;

Kouşmasına,

“Bugünden endişeliyim, yarından ümitliyim.”

şeklinde başlayan,

“Türkiye’de siyasi kriz ve yönetim krizi var” diye sürdüren eski başbakan, mevcut hükümetin yetersizliğini vurguladı.

Kendisinin hükümet bulunduğu dönemle daha sonraki hükümet dönemlerini rakamlar vererek mukayese eden sayın Çiller şunları belirtti:

* 1994-1997 döneminde kendilerinin kamuya 38.000 kişi, 1998-2001 döneminde ise 238.000 memur alındığını ve bu dengesiz artışın kadrolaşmadan kaynaklandığını,

* Bir taraftan bu kadar memur alan hükümetin, memurları resen emekliliğe sevk etmesini anlamadığını,

* Ülkenin borç stokunun, Gayri Safi Milli Hasıla’ya oranının 1994 yılında yüzde 55 iken, 2001 yılında yüzde 143’e çıktığını,

* İç ve dış borç faizlerinin, Gayri Safi Milli Hasıla’ya oranının 1994 yılında yüzde 7.7 iken, 2001 yılında yüzde 22.8’e çıktığını,

* Kendilerinin döneminde, ihracat 1996 yılında 32 milyar dolar iken, 2001 yılında 31 milyar dolar olduğunu,

* Türkiye 2001 yılında dünyanın en hızlı küçülen ülkesi olup, 1996’da kişi başına düşen milli gelir 3000 dolar civarında iken 2001’de 2000 $ civarına düşmesinin en önemli göstergesi olduğunu,

* 2001 yılında Türkiye’de fiyatlarda artışın çok yüksek olduğunu, ekmek fiyatlarının yüzde 122, toz şeker fiyatlarının yüzde 167 arttığı halde, buğday fiyatlarının yüzde 25 arttığı,

Daha birçok değerler vererek mukayese yapan eski Başbakan,

“Türkiye’nin yönetilmiyor”,

“Türkiye Meclisi dışarıdan talimatla fason çalışıyor”,

“Yönetimde dışarıdan gelecek faks bekleniliyor”,

“Hiç kimse IMF, Dünya Bankası gibi kuruluşları küreselleşme (Globalleşme) döneminde red edemez, ama akıllı olunmalıdır”,

“Türkiye’de en büyük tahribatı MALİ MİLAT ve VERGİLER yaptı”

şeklinde özetlenebilecek hususları dile getirdi.

Ülkede hür basının olmadığını, tarım işçilerinin yürüyüşünün 5. sahifede küçük bir haber olarak yer aldığını ve bu nedenle kendilerinin muhalefet olarak halka seslerini duyuramadıklarına dikkat çekti.

İktidara geldiklerinde,

* Tüm vergileri indireceklerini,

* Üretimi artıracaklarını, buralarda yeni çalışmaya başlayanlardan 5 yıl vergi almayacaklarını,

* Esnaf kooperatiflerinin oluşturacağı ve onlara hizmet verecek Almanya’daki “Volksbank” (Halk Bankası) benzeri banka kuracaklarını,

* Tarım alanında çalışanlara destek olmak üzere Almanya’daki “Raifeisenbank” (Tarım Bankası) benzeri banka kuracaklarını,

* Özelleştirmeyi hızlandıracaklarını, 1993’de 40 milyar dolara özelleştirilebilecek Telekom’u Ecevit ve Yılmaz’ın girişimleri ile 2 defa Anayasa Mahkemesince engellendiğini ve şu anda 3.5 milyar dolara satmaya onların hazır olmasına rağmen alan olmadığını,

* Maden sahalarında mevcut 2.2 trilyon dolarlak reservlerin değerlendirileceğini,

* Biyoteknoloji gibi modern teknolojinin gıda sektör de dahil tüm alanlarda uygulanacağını

ifade etti.

Sorular kısmında ise;

* Siyasi Partiler ve Seçim Yasası’nın bir an önce değişmesi gerektiğini

* Yüzde 10’luk barajın korunmasını, aksi takdirde 5-7 partili koalisyonla Türkiye’nin idare edilemeyeceğini

* Ön seçimi ya partilerin tüm üyeleri ya da millet yapsın

* Gösterilecek iki misli aday arasından seçimde millet tercihini yapsın

* Basın sendikaları muhakkak kurulmalı, cevapları ile dikatleri çekti.

Bu arada, 11 Eylül’ün Türkiye’ye büyük bir şans tanıdığını, Başbakan’ın Amerika’ya ve Avrupa Birliği’ne giderek terörün ne olduğunu anlatması ve mücadelesi yapması gerektiği halde Başbakanın tayin edilmiş Bakanını para dilenmeye gönderdiğini üzülerek ifade etti.

İstanbul, 13 Şubat 2002