FRANSA’DAKİ SEÇİMLER VE TÜRKİYE

FRANSA

Fransa’da onaltı adayın katıldığı ve Pazar günü ilk turu yapılan seçimlerde merkez sağ eğilimli halen Cumhurbaşkanı olan Jacques Chirac oyların yüzde 19,88’ini ve aşırı sağcı Jean-Marie Le Pen yüzde 16,86’sını alarak onbeş gün sonra yapılacak ikinci tura katılma hakkını elde ettiler. Sosyalist Parti lideri ve Başbakan olan Lionel Jospin ise oyların 16,18’ini alarak üçüncü olarak beklenmedik bir yenilgi aldı. Aşırı sağ, sağ, merkez sağ, sosyalist, yeşil sol, yeşil sağ, Troçkist, komünist diğer onüç adayın oyları ise yüzde 6,84 ile yüzde 0,47 arasında kaldılar ve oyların yaklaşık yüzde 47’sini aldılar.

Le Pen’in beklenmedik bu başarısı dünya siyaset sahnesine bir bomba gibi düştü. Avrupa kamuoyu Avusturya seçimlerinde başarı olan aşırı sağcı Haider’den sonra Le Pen’in gösterdiği başarı nedeniyle şaşırmış vaziyette… Açıklamalar şöyle:

Avrupa Birliği: Sonucu, Avrupa havuzuna büyük kirli bir kayanın fırlatılmasına benzetti.

Almanya: Üzüldüğünü söyleyen Dışişleri Bakanı Joschka Fischer, “Bu durum Avrupa’nın birleşme sürecini daha da zorlaştıracaktır” dedi.

Belçika: Dışişleri Bakanı Louis Michel, ikinci tura demokrat olmayan birinin kalmasından üzüntü duyduğunu belirterek, “Çok şükür ki, Le Pen’e her zaman karşı olan Jacques Chirac önde ve ikinci turu kazancak” tesellisinde bulundu.

Evet değerli okuyucularım, yapılacak ikinci turda Le Pen’e karşı olan ılımlı oyların Jacques Chirac verileceği ve oyların yaklaşık yüzde 70’ini alarak seçimleri kazanacağını tahmin etmektedir. Böylece iki turlu seçimler sayesinde Chirac çoğunluğun seçtiği Cumhurbaşkanı olacaktır.

*   *   *

TÜRKİYE

Boğaziçi Üniversitesi öğretim üyelerinden Prof. Dr. Kemal Kirişçi’nin yaptığı bir araştırmayı bir önceki yazımda sizlere aktarmıştım.

Burada:

Kimlik algılamasında öne çıkan kavramlar:

Türk yüzde 27, Müslüman yüzde 31, TC Vatandaşı yüzde 35 ve diğer yüzde 8 olarak belirlenmişti.

Bu kavramları incelediğimizde ülkemizde parti mensubiyeti nedeniyle gruplaşmalar dışında kimlik algılanması şekliyle de önemli gruplaşma olduğu dikkati çekmektedir. Bu durum ülkemizde son yirmi yılda belirgen hale gelmiştir.

Böyle gruplaşmaların olduğu ülkemizde artık bir turlu seçimlerle sağlıklı, bütünleştirici neticeler almak ve ülkemizi koalisyon hükümetlerinden kurtarmak mümkün değildir. Bu nedenle değiştirileceği ifade edilen partiler ve seçimler kanununda bu husus dikkate alınmalıdır.

Büyükşehir Belediyelerinde ve belediyelerde yüzde bir gibi bir farkla, seçmenin yüzde 20’sinin oyunu alan adayların seçimleri kazandığını hepimiz biliyoruz. Böyle seçilen bir başkan o yörede yaşayanların hepsini temsil ettiğini kendisi bile vicdanen söyleyemez.

İki turlu seçimlerde kazanan ise “gerine gerine” ben halkın büyük çoğunluğu tarafından seçildim diye gururlanır.

İki turlu seçimlerin uygulandığı ülkelerde azınlık oyları ile çoğunluğu yönetmek mümkün değildir. Halk neyin doğru olduğuna kendisi karar verir.

*   *   *

Fransa’da seçimlerde başarılı olamayan Lionel Jospin siyaseti bırakacağını açıkladı. Acaba bizde de başarı alamadığı seçimler nedeniyle bugüne kadar siyaset sahnesinden çekilen siyasetçi var mı? sorusunu sorarak yazıma son vermeyi istiyorum.

İstanbul

Not: 23 Nisan Bayramınızı kutluyorum.