UTANDIRICI VİZE KUYRUKLARI

Marmara Grubu Vakfı’nın dört yıldan beri başarı ile yürüttüğü ve benim de kitaplarına editörlük (yayına hazırlama) yaptığım “Avrasya Ekonomik Zirve” toplantılarının beşincisi bu sene Eylül ayında İstanbul’da tertiplenecek. Marmara Vakfı, İstanbul Sanayi Odası ve İstanbul Ticaret Odası gibi kuruluşlarla işbirliği yaparak toplantının birlikte daha geniş bir katılımla tertiplenmesine ve isminin de “İstanbul Ekonomi Forumu” olarak değiştirilmesine karar verdi.

4. Avrasya Ekonomik Zirvesine 36 ülke katılmış olmasına rağmen 5. İstanbul Ekonomi Forumuna 100 ülkenin davet edilmesi kararlaştırılmıştır. Bu forumda 5 ülkenin (Amerika, Rusya, Fransa, Macaristan ve Bulgaristan) özel bir konumda ve statüde bulunması ile Afganistan’a da bu toplantıda ayrı biryer verilmesi hedeflenmiştir.

Bu hafta Salı günü Ankara’da tertiplenen “21. Yüzyılda Enerji Planlamalarında Ülke Kaynaklarının Yeri ve Önemi” isimli toplantıya konuşmacı olarak katıldım. Bu konuyu bir başka yazımda ele alacağım.

Çarşamba günü Marmara Grubu Vakfı Başkanı Dr. Akkan Suver, Sanayi eski Bakanı Dr. Şahap Kocatopçu ile birlikte kalabalık bir heyet halinde yukarıda belirttiğim ülkelerin Ankara’daki Büyükelçilerini ziyaret ederek kendileri ile görüştük ve bu toplantıya ülkelerinin geniş bir şekilde katılımını istedik.

Büyükelçilikleri ziyaretimizde ön kapıdan alınan bizler candan karşılandık ve yakın ilgi gördük. Çıkışımızda Fransız Büyükelçiliğinin bulunduğu paris Caddesinin devamında olan arka kapının önünde vize almak ve diğer işlerini takip etmek üzere birikmiş en az 500 kişiyi bulduğunu tahmin ettiğimiz büyük bir topluluk gördük. Onların bu durumlarını üzüntü ile tartışırken biraz ileride Alman Büyükelçiliği’nin arka kapısında aynı işlemleri yaptırmak üzere bekleyen çok daha kalabalık bir vatandaşımızı görünce üzüntümüz daha da arttı.

Ülkemizin içinde bulunduğu ekonomik durum, insanlarımızı yurtdışına gitmeye ve orada bir imkan aramaya mecbur kılıyor. Krizden önce Amerika Birleşik Devletlerine yılda 250 bin vize başvurusu yapılırken krizden sonra bu sayının 1,5 milyona yükselmiş olması Büyükelçilikler önünde neden böyle kalabalıkların oluştuğunun açık bir göstergesidir.

Bu üzüntülü durumları görünce, yüksek tahsilim için 1956 yılında yurtdışına gittiğim günden 1968 yılında dönünceye kadar Avrupa’da yaptığım seyahatlerde elimi kolumu sallayarak dolaştığımı ve vize diye hiç birşeyle karşılaşmadığımı hatırladım ve vatandaşlarımızı bu duruma düşüren ve beceriksiz politikaları ile Avrupa’dan uzaklaştıranlara kızdım.

1976 yılında üye olarak davet edildiğimiz Avrupa Birliği’ne girmeyenler ve reddedenler şimdi vize kuyruğunda bekleyen vatandaşlarımız gibi mahsun ve üzgün bir vaziyette bu kuruluşun kapısında üyelik müzakerelerinin başlayabilmesi için tarih verilmesini bekliyorlar.

İstanbul, 10 Mayıs 2002