BURAYA KADAR!

Evet, Milli Takımımız, tarihinin en başarılı dönemini 2002 Dünya Kupası’nda yaşadı. Ülkemizde olduğu gibi Dünyada oynanan “müterek bahis” de takımımız üzerine oynayanlar çok azdı ve az şans tanıyordu, kısaca hiç bir kimse takımımızın bu kadar başarılı olacağını ve ilerleyeceğini beklemiyordu.

Takımımız bu olumsuz şartlar yanında, uğradığı ve kendilerine göre hak etmediği tenkitler karşısında I. turu ucu ucuna geçti. Kazandığı bu başarı vemoral takımımızın II. turda Japonya’yı ve çeyrek finalde Senegal’i yenmesini sağladı. Böylece takımımız dünyaya yeteneğini ispat etti. Kendisi üzerine “müşterek bahis” oynamayanları da üzdü.

Yarı finalde, bugün oynadığımız bir Dünya devi olan Brezilya karşısında ezilmeden ve korkmadan güzel bir futbol oynadı ve yediği talihsiz bir gol nedeniyle finalist olamadı.

Üzülmeyelim, sergiledikleri başarılı oyunları ile takımımız Dünya’ya kendini, oyuncularını ve herşeyden önce ülkemizi tanıttı. Brezilya ile yaptığımız maçı 5 milyar insan izlemiş. Düşünebiliyor musunuz ülkemizin tanıtımı için Mili Takımımız ne kadar büyük bir katkı sağladı. Ayrıca Dünya basınında devamlı yer alması da ülkemiz için çok yararlı olmuştur.

Bizlere, binlerce sorun içinde boğulmuş, kalmış halkımıza, yurt içinde ve yurt dışında yaşayan Türklere başarının tadını tattırdıkları ve bize moral sağladıkları için ben, sizlere tercüman olduğuma inanarak Milli Takımımızı ve idarecilerini kutlamak ve kendilerine teşekkür etmeyi istiyorum.

Brezilya maçından sonra evimin balkonunda asılı duran Bayrağımızı içim buruk bir şekilde topladım. İnşallah Güney Kore’yi üçüncülük maçında yenersek yine asarım.

Evet, “buraya kadar” diyerek Dünya Kupası ile ilgili yazılarıma son verirken birşeyler üretmemiz gerektiğini düşünüyorum.

Ülke olarak yalnız futbol ile değil diğer göstergelerle de önde olmayı istiyorsak üretmemiz ve çalışmamız lazım.

Böyle bir başarıyı tatmak ne kadar güzel oldu değil mi?

İstanbul