ECEVİT VE HAKAN ŞÜKÜR

2002 Dünya Kupası başladığından beri Hakan Şükür’ün ortaya koyduğu başarısız futbolun, halkımızı ve benine kadar üzdüğünü tahmin edersiniz. Bu başarısızlığına rağmen onu üzmemek ve psikolojik sorun yaratmamak için teknik direktör Güneş’in kendisini ısrarla oynatmasını anlayabilmiş değilim.

Derslerimde okuttuğum su arıtımında önemli rol oynayan bakterilerin yaşamında başlangıçta hızlı büyüme fazı’na daha sonradurağan hale dönüşen yavaşlama fazı’nda ve en sonunda içsel tüketim yoluyla bitiş (ölüm) fazı’na rastlanır. İnsan yaşamı da böyledir. 30-40 yaşına kadar gelişme, 40-60 arası durağan dönem ve 60 dan sonra yaşam alışkanlıklarına, genlere bağlı yavaş yavaş tükeniş… Hiçbir canlı doğa kanunlarından ve tanrının kararlarından kaçamaz. Aksi mümkün olsa idi Kanuni Sultan Süleyman, Atatürk bugün hayatta olurdu.

Bakanlığım sırasında 1983 yılında meydana gelen Erzurum-Kars Depreminde ben 10 gün kadar afet bölgesinde kaldım ve sorunları çözebilmek için gece gündüz demeden koşturdum. O zaman yaşım 45’idi. O dönemde 66 yaşında olan Tarım Bakanımız yüksek tansiyonu nedeniyle afet bölgesine gelememişti.

Dün bütün gün çok meşguldüm eve geç geldim. Kapıdan girer girmez eşim “haberleri dinledin mi?” diye sordu. Ben de “Hayır vaktim olmadı dinlemedim” dedim. Bunun üzerine eşim nefes almadan heyecanla anlatmaya başladı… “Dün Başbakan Bülent Ecevit, partisinin TBMM grubunda bir konuşma yaptı ve “Ben erken seçim istemiyorum ama ufukta yeni bir seçim gözüktü” dedi. Bu söz üzerine piyasalar alt üst oldu ve döviz fiyatları yükseldi. Yarım saat sonra Başbakan sözünün yanlış anlaşıldığını, erken seçim düşünülmediğini söyledi” dedi. Kendisi, devletimize yaklaşık 50 yıldır hizmet etmiş Başbakanımızın böyle bir duruma düşmesinden dolayı çok üzgündü.

Bunun üzerine hemen haberleri dinledim. Sayın Ecevit’in konuşmasının yanlış anlaşılması ve algılanması mümkün değildi. Başbakan içinde bulunduğu ve hepimizi çok üzen sağlık sorunları nedeniyle çok zor bir dönemden geçmektedir. Kendisi aynı grub konuşmasında “Çok rahat konuşamadım, kusura bakmayın. Çünkü uzun süredir evde sınırlı bir konuşma ortamında çalışıyorum” demek zorunluluğunuhissetmiştir. Şair ve yazar Ecevit, sağlık sorunları olmasa idi, böyle konuşmalar yapar mıydı?

İki aylık tedavi ve istirahat dönemi sonunda Başbakan’ın yapacağı konuşma ülkeyirahatlatmalı ve bu olmamalı idi… Standart & Poor ülkemizin kredi notunu düşürmüştür. Görüldüğü gibi siyasette ve ekonomide gidiş parlak değildir. Başbakanımız artık köşesine çekilmelidir. Ülkenin önü açılmalıdır.

İstanbul