F4 –> F2 OLMALI

Milli takımımızın ortaya koyduğu başarı nedeniyle bende son sıralarda futbol ile dolu dolu yaşıyorum. Bu nedenle başka konularda yazacağım yazıları turnuvanın sonuna bırakıyorum.

Cumartesi günü Dünya Kupası’nda Senegal ile oynadığımız çeyrek final maçını kazanacağımızı düşünmeme rağmen, Fransa’yı ve Urugay’ı eleyerek rakibimiz olan bu takımdan çekinmiyor değildim. Bilhassa Fransa karşısında sergiledikleri fitbol, onların ne kadar iyi oynadıklarını ve koştuklarını ortaya koyuyordu.

Milli Takımımızın Senegal karşısındaki güzel oyun ve kurduğu üstünlük benim korkumu kısa sürede ortadan kaldırdı. Maçı izlerken sanki ben de onlarla birlikte koşuyordum. Hakan Şükür’ün başarısızlığı nedeniyle o güzel oyun bir türlü gol ile neticelenmiyordu. Kaçırdığımız sayısız gol fırsatına rağmen rakibimizin ani bir ataklabizi mağlup duruma düşürmesinden de çekiniyordum. Hakan ve Emre’nin yerine oyuna İlhan ve Arif’in girmesi ile takımımızın canlandığını ve daha etkili olduğunu gördük, ama oyun golsüz berabere bittiği için uzatmaya geçildi. 94. dakikada İlhan’ın attığı “altın gol” ile takımımız beklenen ve arzulanan galibiyeti sağladı ve Senegal’i eleyerek Dünya’nın en güçlü 4 takımı arasında yerini aldı. Milli Takımımızı bu başarıdan dolayı kutluyor ve sizlerle bu gururlu sevinci paylaşıyorum.

Bu maç bize halkımızın başarıya ne kadar susadığını gösterdi. Başarının bizleri yurt içinde ve dışında birbirimize kenetlediğini, başarının insanlarımızın biraraya gelip “İstiklal Marşını”, “10. Yıl Marşını” ve diğerlerini hep birlikte söylediğini ortaya koydu. Başarı eşit coşku, birlik ve beraberlik diyorum.

Bir yazarın dediği gibi;

“Allahım ne kadar özlemişiz. O başarmak duygusuna nekadar hasret kalmışız.”

İnşallah spordaki bu başarı, adım adım her konuda sağlanır. Benim görüşüme göre başarısı ile tüm ülkeyi şaha kaldıracak en önde gelen kurum hükümettir. Son 10 ve bilhassa 2 yıldan beri hükümetlerimiz halkımıa, ülkemize gereken morali verememiş ve bizi başarıdan başarıya koşturamamıştır. Futbol da ilk 4’e giren ve dünya şampiyonluğuna oynayan bir ülkenin, ekonomideki yeri “az gelişmiş ülkeler” arasında olmamalıdır. Hükümeti içinde bulundukları hareketsizlikten, ataletten nasıl çıkaracağız? Bu mutlu günde bunu da düşünmek durumunda olduğumuzu da unutmayalım.

Ünlü Fransız haber ajansı AFP’nin manşetini biraz değiştirerek ben de aynen kullanıyorum.

TÜRKİYE, UYGUN ADIM FİNALE!

Çarşamba günü Brezilya’yı yenerek yolumuza devam edelim. Balkonumda asılı Bayrağımızın Çarşamba gününden sonra da dalgalanmasını istiyorum.

İstanbul, 24 Haziran 2002