AVRUPALININ HIRİSTİYAN?

Bir önceki yazımda Avrupa Birliği’nin (AB) geleceğini şekillendirecek ve onun anayasasını hazırlamakla görevli birimin (Konvansiyon’un) başında bulunan eski Fransa Cumhurbaşkanı Valery Giscard’ın “Türkiye Avrupa’da değil, Türklerin kültürü ve yaşam şekli Avrupa’ya uymaz… Türkiye’nin üyeliği AB’nin sonu olur” şeklindeki açıklamasını sizlere aktarmıştım.

Giscard’ın da aralarında bulunduğu ve sayıları az olmayan Avrupalıların böyle düşünmelerinin ve olumsuzluklarının arkasında, Türklerin kültürü ve yaşam şeklinin Avrupa’ya uymayacağı cümlesi ile din farklılığı ve AB’nin bir Hıristiyan topluluğu olduğunu vurgulamıştım.

Avrupalıların yaşamları ve kültürü hala Hıristiyan değerlerin etkisinde midir? sorusuna cevabı Boğaziçi Üniversitesi öğretim üyelerinden Prof.Dr.Yılmaz Esmer’in bir yazısında buldum. Yazının bu hususla ilgili kısımlarını özetleyerek sizlere aktarmayı istiyorum;

Avrupa Değerler Etüdleri Vakfı (European Values Studies Foundation) isimli kuruluş 1980 yılından bu yana her 10 yılda bir hazırladıkları anket çalışmasını 33 Avrupa ülkesinde yürütülüyor ve elde edilen bulgular açıklanıyor.

Anket sorularından biriside yukarıda belirtilen Hıristiyanlıkla ilgili konuyu kapsamaktadır. Prof. Esmer’in yazısını aynen aktarıyorum;

“Peki Avrupa  kültüründe Hıristiyanlığın etkisi azalıyor mu? Genel olarak dini inançlarda bir düşüş var. Ama bazı Avrupa ülkelerinde de bunun tersi bir durum söz konusu.

Hollandalıların yarısından azı; Çeklerin üçte biri;Estonyalıların ise sadece dörtte biri herhangi bir dine mensup olduklarını söylemişler. Pek çok Avrupalı ise artık kilisenin yolunu unutmuşa benziyor. İşte düğün, cenaze zorunlu durumların dışında hayatlarında hiç kiliseye uğramadığını söyleyenlerin oranları:

Fransa %60

Britanya %56

Belçika %47

Hollanda %46

İspanya %32

Ama buna karşılık, bu oranlar İrlanda’da yüzde 10, Romanya’da yüzde 8, Polonya’da yüzde 5 ve İsveç’te yüzde birin altında.

Ateistlerin (dine inanmıyanların) oranının en yüksek olduğu Avrupa ülkesi Fransa (%15); en düşük olduğu yer ise Molta (%0.2)”

Bu yazıdan da görüldüğü gibi Avrupa’da her geçen gün Hıristiyanlık etkisini kaybetmektedir. Ülkemiz ile ilgili olumsuz açıklamayı yapan Giscard’ın ülkesinde halkın yüzde 60’ı düğün, cenaze, gibi zorunlu durumların dışında hayatlarında hiç kiliseye uğramıyor ve yüzde 15’i ise ateisttir.

Buradan görüldüğü Avrupa’nın ve dolayısıyla AB’nin bir Hıristiyan topluluğu olduğu görüşü belirli bir kesime ve özellikle de muhafazakarlara aittir.

Kısaca Avrupalıların yaşamı ve kültürü yalnız Hıristiyan değerlerin etkisinde değildir. Avrupa Birliği de yalnız bir Hıristiyan topluluğu olamaz.

İstanbul, 15 Kasım 2002

Yılmaz Esmer, “Brüksel’de bir basın toplantısı” Copital Dergisi s.98, 1/2002