SEÇİM DEĞERLENDİRİLMESİ (lll)

Seçimlerde alınan neticeye ve oy dağılımına  bakıldığında “Tepki Oyları’nın neticeyi belirlediği açık bir şekilde görülmektedir. Seçim sonuçlarını aşağıda değerlendirmeyi ve analiz etmeyi istiyorum;

Halkımız içine düşürüldüğü umutsuz durumdan Meclis’de bulunan hükümet partilerini (DSP, MHP, ANAP) birinci derecede sorumlu tutmuş ve onlara oy vermemiştir.

Ana muhalefet partisi (DYP) ve özelliklede parti yöneticileri halkın nezdinde güvenirliklerini kaybettiklerinden oy kaybetmeye devam ederek Meclise girememiştir.

1995 seçimlerinde birinci parti olarak (Refah) Meclise giren 1999 seçimlerinde önemli derecede oy kaybeden bu partinin kapatılması üzerine kurulan partinin de (Fazilet) kapatılması ile ikiye bölünmüştür. (AKP, SP).

Bu partilerden (SP) Refah Partisi eski Genel Başkanı Necmettin Erbakan’ın güdümünde yoluna devam etmiştir. Erbakan’ın seçim konuşmaları, ve bilhassa bu ülkenin insanlarını iyi müslüman ve patates müslüman diye ayırması gibi değerlendirmeleri halkımızın tepkisini çektiği için bu parti de seçimde başarılı olamamıştır.

Genç Parti’yi kuruluşundan itibaren tam manasıyla anlayamadığımdan, DEHAP’ı da bölgecilik yaptığından bu değerlendirmemin dışında bırakmayı istiyorum.

Anketlerde başarılı olacağı belirtilen iki partiden biri olan CHP beklenen oyu alamamıştır. En önde görülen AKP’nin açık olmayan söylemlerinden  emin olmayan başka partilerin bu partiye oy aktarılmalarına rağmen beklenen oy patlamasını sağlayamadığından ve sosyal demokrat parti olarak işçinin ve fakirin oylarını alamadığından Meclis’e ikinci parti olarak girebilmiştir.

Yukarıda açıkladığım nedenlerden dolayı ümidini yitirmiş bulunan ve bir arayış içinde olan halkımızın önemli bir kısmı sorunları çözebilecek parti olarak AKP’yi görmüş ve oylarını ona vermiştir. Bu partiye verilen oyların önemli bir kısmı tepki oylarıdır. AKP’nin aldığı oyların yüzde 30’u eski Fazilet seçmeninden, yüzde 18’i eski MHP seçmeninden, yüzde 17’si ANAP ve DYP seçmeninden, yüzde 9’u DSP seçmeninden ve yüzde 1’i CHP seçmeninden gelmiş olması bunun açık bir göstergesidir. Birinci parti olarak Meclis’e giren AKP, Menderes, Demirel ve Özal’dan sonra 363 milletvekili ile çoğunluğu sağlamıştır.

Temennim bu partinin ülkemizde birlik ve beraberliği bozmadan CHP ile iyi bir işbirliği yaparak ülkemizin içinde bulunduğu problemleri çözmesi ve halkımıza ümit vermesidir.

Çorum’da 1995’de Refah Partisi’ne 3, 1999 seçimlerinde MHP’ye 3 milletvekili sağlayan oylara tepki oyları da eklenince AKP 4 milletvekili çıkarmıştır. CHP oylarının artmasına rağmen ancak 1 milletvekili çıkarabilmiştir.. Çorum’da da MHP, DYP, ANAP, DSP önemli derecede oy kaybetmiş ve SP’si ise, Belediye Başkanı Arif Ersoy’un birinci sıradan aday olmasına rağmen başarılı olamamıştır.

Çorumlunun tercihini kazanan AKP’si ve seçilen dört milletvekili iktidar partisinin mensubu olarak Çorum’da yarım kalan yatırımların bitirilmesini Çorum’un 4325 sayılı Kalkınmada Öncelikli Yöreler Yasası kapsamına alınmasını, üniversitenin kurulmasını ve yeni yatırımcıların getirilmesini sağlamalıdırlar.

Değerlendirme yazılarıma son vermeden önce ülkemizde demokrasinin sağlıklı yürüyebilmesi için aynı görüşte olan partilerin  bir araya gelmelerinin önemli olduğunu düşünüyorum. Seçim sonuçlarının partilerde yarattığı yaprak dökümünün biraraya gelmeye imkan sağlayacağı görüşündeyim. Söylemlerine bakıldığında sağ ve sol ayrımını kesin olarak belirlemek mümkün değilsede, bence seçime katılan partiler aşağıda belirttiğim şekilde bir araya gelmelidirler. Seçime katılamayan partilerde bu listede kendilerine uygun bir yer bulmalıdırlar.

Aşırı sol: TKP

Sol: İP, ÖDP

Merkez sol-Merkez: CHP, DSP, YTP

Merkez sağ-Merkez: DYP, MHP, ANAP, YP, LDP

Sağ: AKP, BBP, MP

Aşırı sağ: SP, BGMS

Sizler farklı düşünüyorsanız listeyi yeniden tanzim edebilirsiniz. Önemli olan aynı görüşte olan partilerin bir araya gelmesidir. AKP’nin yeri, kuracağı hükümetin iskeletine ve uygulamalarına bağlı olarak kesinleşecektir. Merkez sağdaki boşluğu da doldurabilirler.

İstanbul