YENİ YILIN İLK GÜNÜ (ll)

Bugünkü yazımda Yeni yılın ilk gününde izlediğim ve etkilendiğim televizyon programından ikinci konu olarak bahsedeceğim. İngiliz televizyonu olan BBC tarafından bugünkü Ispanya topraklarında M.S. 711-1492 yılları arasında kurulan ve hakimiyetini sürdüren Endülüs Devleti ve onun geride bıraktığı değerli sanat eserleri hakkında çok güzel bir program yayınlandı.

Bu program beni iki hususda çok etkiledi. Birinci husus 1983 yılında İmar ve İskan Bakanı olarak katıldığım Avrupa Konseyi toplantısının Endülüslerin hakim oldugu bugün Andalucia olarak isimlendirilen bölgede yapılması ve benim Endülüs Devleti’nin önemli merkezleri olan o zamanki başşehir Kurtuba (bugünkü ismi Cordoba), Gırnata (Granada), Malaga, Toledo, Sevilla gibi önemli merkezleri ve tarihi zenginliklerini tanımam oldu. İkinci husus ise İspanya da tarihi zenginliklerin ne kadar hassasiyetle korunduğu ve bugünlere getirildiğini bir defa daha görmek oldu.

***

İlk önce kısaca Endülüs Devleti hakkında bilgi vermeyi isterim;

İslam devletinin siyasi sınırlarının genişletilmesi ve nüfusunun artırılması için Hz.Abu Bekir döneminde başlayan fetih hareketlerinin bir koluda 642 senesinde Mısır, 642-675 seneleri arasında Yakın Mağrib (Libya) Merkezi Mağrib (Tunus ve Cezayir), 695-710 seneleri arasında ise Mağrib-i-Aksa (Fas ve Moritanya)’nın tamamı fethedilerek Atlas Okyanusuna dayandı.

Kuzey Afrika valisi Musa 6.Nusayr İspanya’yı fetih kararını alarak 711 senesinde yedi bin kişilik bir orduyu, ismi kendi adını taşıyan Cebel-i Tarık vasıtasıyla Tarık 6. Ziyad’ın emrinde ispanya’ya gönderdi. İspanya bu tarihten itibaren Arap egemenliğine girdi.

Tam 781 yıl İspanya’da etkisini sürdüren Endülüs Devleti döneminde İspanya’ya medeniyet gelmiş, ilim (matematik, astronomi vb.) konuları taşınmıştır. Program sunucusu o dönelerde Avrupa ilim ve medeniyet bakımından çok gerilerde olduğunu belirterek Kurtuba Ulu Camii El-Hamra Sarayı gibi sayısız tarihi eserin inşa edildiğini, sulama sistemindeki gelişmelere bağlı olarak tarımın ve diğer faaliyetlerin ilerlediğini ortaya koydu. Bu dönemde bölge ekonomik ve kültürel açıdan parlak bir gelişme gösterdi, dönemin en gelişmiş uygarlığı haline geldi.

Her krallık, her büyük devlet gibi Endülüs Devleti de zayıfladı, iç isyanlar yaşadı ve param parça oldu. Elde tek Gırnata Sultanlığı kaldı (1231-1492. Gırnata Sultanlığında da iç çekişmeler XV. yüzyılda daha da arttı. 1469 yılında evlenen Kastilya Kraliçesi İzabella ile Aragon Kralı Ferdinand güçlerini birleştirerek 1492 yılında Gırnata’yı istila edip Endülüs Devleti’ni sona erdirdiler ve İspanya’da islam hakimiyetine zulüm ve barbarlıklara son verdiler.

***

İspanya gezimde Endülüs döneminden kalma tarihi yapıtların ve eski eserlerin nasıl korunduğunu ve günümüze kadar getirildiğini imrenerek izlemiştim.

BBC tarafından yayınlanan bu programda Endülüs medeniyetine ait yöreleri, buralardaki eserlerin muhteşem bir şekilde korunduğunu tekrar görmek ve yılda İspanya’ya bu medeniyeti de tanımak için nüfusu kadar (40 milyon) turistin geldiğini duymak beni çok etkiledi.

***

Bizler, hangi medeniyetten olursa olsun tarihi eserleri korumuyoruz. Onlara kıymet vermeyoruz. Özellikle korumamız ve gözümüzün içi gibi bakmamız gereken Selçuklu, Osmanlı ve Türkiye Cumhuriyeti dönemlerine ait eserleri yıkıp, yakıp yok ediyoruz.

***

İspanya’daki korumacılık eğilimi ile bizim yıkıcılık eğilimimizi mukayese edince yılın ilk günü üzülmedim desem yalan olur.

İstanbul