GÜNEŞ KIYISI VE GÜZEL DENİZ

Nerja’dan başlayıp Malaga’yı içine alan ve Sotogrande’ye kadar uzanan yaklaşık 200 km’lik güneş kıyısı (Costa del Sol) Ispanya’nın Akdeniz sahillerindeki turistlerin en tercih ettiği bölge olup insanları etkileyen güzel iklimi (yılın 325 günü güneşli geçen ve ortalama 18 derece deniz suyu sıcaklığına sahip), korunan yeşillikleri (Costadel Sol’un içinde yer aldığı Endülüs bölgesinde (Andalusien) 87000 km2’lik bölge alanın yüzde 18’i herhangi bir şekilde yeşil alan olarak korunmaktadır. ve temiz plajları (temizliği nedeniyle Avrupa Birliği çevre ödüllerine sahip) ile milyonlarca turisti buraya çekmektedir.

Güneşi bol olmayan Avrupa ülkelerinin İngiltere ve Almanya vatandaşları bu ve diğer sahillerde satın aldıkları evlerinde bizde Alanya’da olduğu gibi senenin büyük bir kısmını geçirmektedirler.

İspanya’ya yılda 40 milyon turist gelmektedir. (İspanya’nın nüfusuna denk) Bu turistler ülkeye yaklaşık 40 milyar dolar döviz bırakmatadırlar. Geçen yıl Endülüs bölgesine gelen turistler ise 13.1 milyar dolar harcamışlardır. Bu bölgenin tarihi ve doğal güzellikleri ile İspanya turizminin ana merkezi olduğunu da belirtmeyi isterim.

Bu kıyılarda benimde katıldığı 1983 yılında Avrupa İmar ve İskan bakanları toplantısının yapıldığı ve betonun hakim olduğu Torremolinos gibi yerleşimler rastlanırken kıyılarda Fuengirola ve yamaçlarda Mijas gibi bir veya iki katlı beyaz badanalı evlerin bakımlı bahçeler içinde yer aldığı kasabalara rastlanmaktadır.

Güzel Denizismini taşıyan Marbella bu kıyıların en güzel tanınan ve bilinen yerleşim merkezidir. Güneş kıyısı ile Sierra Blanca dağları arasında yer alan Marbella çok güzel bir koyun kenarında kurulmuştur. Burada dünyaca tanınmış isimlerin ve jet sosyetesinin evleri bulunmaktadır. Suudi kral ve prenslerine ait sarayları yanında Avrupalı prens ve prenseslerinin yılları burada yaşanan özel partilerin verildiği yerler olarak bilinmektedir.

Koyda inşa edilmiş limanındaki (Puerto Banus) yatlar sanki insanların zenginliklerinin göstergesi… Tüm tanınmış moda firmalarının mazağalarının bulunduğu bi sahilde çok sayıda lokanta ve kahvede yer almaktadır. Bizde bu kahvelerden birinde oturarak yorgunluğumuzu giderdik. Burada bulunan 500 m2’lik bir alanda kurulu Akdeniz ve tropik bölgelere ait balıkların bulunduğu akvaryumu ziyaret edecek vakit bulamadık.

Kış olduğu için bomboş olan San Pedro Alcantara plajı eminim ki hareketli yaz günlerinin özlemi içinde idi…

Limandan içeriye doğru yürüyünce modern yüksek yapılar geride kalmakta ve tarihi eski şehre ulaşmaktadır. Tüm Endülüs Bölgesi’nde olduğu gibi Arap ve Hrisyitan dönemlere ait tarihi yapıların ve dokunun korunduğu eski Marbella’nın merkezinde Plaza Los Naranjos (Portakal ağaçları meydanı) yer almaktadır. Kandil lambalarının portakal ağaçları arasından meydanı aydınlattığı bu yerde sekizgen bir mermer havuz ve bugün belediye binası olarak kullanılar 16. yüzyılda inşa edilmiş Casa del Corregidor yapısı da yer almaktadır. Üzerinde portakalların bulunduğu ağaçların altında bulunan masalara oturup yorgunluk gidermek için kahvemi içerken güzel ülkemin yok edilen tarihi yapılarını korunmayan şehir mimarisini düşünmeden edemedim.

Sayısız kilisenin yer aldığı Marbella da Suudiler tarafından yaptırılmış bir cami de bulunmaktadır. Kral ve ailesinin sevdikleri ve Arapların 800 yıllık etkisinin halen hissedildiği bu yörede tatillerini geçirmeyi tercih ettikleri belirtilmektedir. Onların ve jet sosyetenin Marbella ekonomisine büyük maddi katkıları da olmaktadır.

Kaldığı bir kaç saatlik sürede Türkiye jet sosyetesinden Marbellaya kimlerin geldiğini öğrenmek imkanım olamadı…

Furengirola-İspanya