İNŞAAT SEKTÖRÜ VE ÇORUM

İnşaat sektörü, Gayri Safi Milli Hasıla’dan (GSMH) aldığı yüzde 7.5’lik payla Türkiye ekonomisinin lokomotif sektörlerinden birisidir. Sektör 300’ün üzerinde alanı da doğrudan veya dolaylı etkiliyor. Bu nedenle inşaattaki küçülmeler birçok alana olumsuz yansıyor.

Ülkemizde bu sektörün cirosunun 12 milyar dolar civarında olduğu hesaplanmaktadır. 1998’den beri kötü bir sürek geçiren sektörün küçülme eğilimi 2001’de devam etti. 2003’de sancılı bir sürece dönüştü ve tahminen yüzde 5 küçüldü. Türkiye’deki kamu yatırımlarının kısılması ve özel yatırımların en düşük (minimal) seviyeye gerilemesi bu sürece yol açtı.

Sektörün en önemli dallarından biri konut inşaatı kategorisidir. Son üç yılda yaşanan iki kriz nedeniyle halkın satın alma gücü 1998 yılı düzeyine kadar gerileyince, konuta olan talep de en düşük (minimum) düzeye indi. Hem yapımına yeni başlanan hem de inşaatı tamamlanıp iskane açılan konut sayısı son yılların en düşük seviyesine geriledi.

Devlet istatistik Enstitüsü’nün (DİE) verilerine göre, 2002’nin ilk 9 aylık döneminde sadece 101 bin 46 daire için ruhsat alındı. Oysa 2001 yılının aynı döneminde inşaat ruhsatı alınan daire sayısı 238 bin 693 olarak gerçekleşmişti. Buna göre, 2002’nin ocak-eylül döneminde yapımına yeni başlanan konut sayısı yüzde 57.7 gibi olağanüstü bir düşüş gösterdi.

Konut inşaatı doğrudan doğruya 49 ayrı sektör üzerinde etkili olmaktadır. Hangi sektörlerin konut inşaatı pastasından hangi oranda pay aldıkları aşağıda verilmiştir;

Sektör             Aldıkları Pay (%)

Demir Çelik                34.1

Petrol arıtımı               15.6

Kara taşıması              14.5

Madencilik                  14.1

Çimento                                  12.1

Ağaç sanayi                  9.9

Perakende                     8.1

Elektrik                                    7.9

Taş ve toprağa dayalı sanayi     5.7

Bankacılık-sigortacılık              4.0

*    *    *

İnşaatın gücünü Türkiye Müteahhitler Birliği Başkanı Nihat Özdemir, şu sözlerle ortaya koyuyor; “İnşaat sektöründeki gerileme, ekonominin yaklaşık yüzde 35’ini peşinden sürüklemektedir”…

Son yıllarda ülkemizde yaşanan kriz Çorum’u ve Çorum’daki inşaat sektörünü etkilemiştir. Yukarıdaki tablo incelendiğinde şehrimizdeki Çimento sanayinin, taş ve toprağa dayalı sanayinin ve taşımacılığın çok olumsuz etkilendiği görülmektedir.

Ülke çapında yaşanan sorunların Çorum’da çözülmesi mümkün değildir. Burada yeni hükümetin atacağı adımlar önemlidir. Diğer taraftan Çorum’da çözülebilecek hususlarda vardır.

çorum basınında yer alan haberlere göre, toprak sanayi ham madde (toprak) temininde zorluklarla karşı karşıyadır. Buna benzer bir durum 1980’li yıllarda da Çorum’da yaşanmıştı. O zamanda kamu kuruluşları ve toprak sanayi arasında toprak temini bakımından sornular ve çözümsüzlükler ortaya çıkmıştı.

Çorum’dan rahmetli Necati Denli başkanlığında gelen heyetin Başbakanımız Bülent Ulusu tarafından kabulünü ve soruna çözüm bulunmasını İmar ve İskan Bakanı olarak sağlamıştım. Hatırladığıma göre devletinde desteği ile yeni alanlar bulunmuş ve öğütme-hazırlama tesisleri kurulmuştu.

İnşaat sektörünün şehrimizde sahip olduğu potansiyeli koruyabilmesi kamu yetkilileri tarafından desteklemesine bağlıdır. Sorunlara yasaklayıcı olarak değil, çözüm yolu bulunarak yaklaşılmalıdır.

Yeni seçilen Belediye yetkilileri şehrimizde inşaat sektörünün önünün açılması için ucuz arsa teminine katkı bulunmalı ve inşaat ruhsatlarının verilmesini hızlandırmalıdır.

İstanbul

Not: Bu yazı hazırlanırken Capital dergisinin verilerinden faydalanılmıştır.