ÖZÜRLÜLER KONGRESİ 2

Kongrenin panel oturumlarından “Türkiye’de ve Dünya’da Özürlü Hakları” başlıklı alanını ilgi ile izledim. Panel konuşmalarından önce gösterilen bir film sunumu (Multivizyon show) beni çok etkiledi. Bu film yürüyemeyen ve tekerlekli sandalyeye bağlı iki insanın Türkiye’de ve Almanya’daki günlük yaşamlarını izlemek imkanını veriyordu. Gelin sizde benimle izleyin…

Türkiye’deki yaşam

* Evinden dışarı çıkan ve tekerlekli sandalyeye bağlı Türk, kaldırımlar olmadığı veya çok dar olduğu için bin bir zorlukla yollardan hareket ediyor.

* Gitmek istediği Taksim otobüsüne sakatlar için gerekli donanımı ihtiva etmediği için duraktaki vatandaşların yardımı ile binebiliyor.

* Taksim’e geldiğinde vatandaşların yardımı ile indiriliyor.

* Taksim’de kaldırımlarda özel eğilimli geçiş yerleri olmadığından yine vatandaşların yardımı ile yola indiriliyor ve vasıtaların geçtiği yoldan Beyoğlu semtinin İstiklal Caddesine ulaşıyor.

* Girmek istediği bankaya giriş eşiğinin yüksek olması nedeniyle yoldan geçen vatandaşların yardımı ile girebiliyor.

* Herkes gibi düz olduğu için İstiklal caddesinin tekerlekli sandalyesi ile rahatlıkla dolaşabilen vatandaşlaramızın merdivenlerle inilen ve çıkılan sinemalara girmesi mümkün olmuyor. Mahsun, mahsun camekanlardaki afişleri seyir etmekten başka bir seçeneği yok…

* Türkiye’de yaşayan sakat vatandaşlaramızın mutsuzluğu yüz ifadesinden görülüyor.

Almanya’daki yaşam

* Evinden dışarı çıkan ve tekerlekli sandalyeye bağlı bir Türk vatandaşımız, evi bir setede olduğu için çok kolaylıkla otomobine ulaşıyor ve bahçede duran sakatlar için inşa edilmiş otomobiline biniyor. Çok kolaylıkla katlanan ve hafif olan tekerlekli sandalyesini içeri alıyor.

* Şehrin merkezinin yaya bölgesi olmasından dolayı otomobilini merkeze yakın bir park yerine bırakan vatandaşımız özel eğilimli yerleri geçerek kolaylıkla kaldırıma ve oradan durağa ulaşıyor.

* Durak da kaldırım yüksekliği ile otobüsün giriş kapısı aynı seviyeye geldiği için vatandaşımız kolaylıkla otobüse binebiliyor. Buna rağmen otobüsün şoförü vatandaşımızı ikaz ediyor ve gelecek defa bindiğinde sakatlar için otobüse özel olarak monte edilmiş bulunan ve kaldırımla otobüsün girişini bağlayan çelik pompanın üzerinden geçerek girmesini söylüyor.

* Şehrin merkezinde kolaylıkla otobüsü terk eden vatandaşımız, kaldırımlarda özel olarak inşa edilmiş eşiklerden ve lambalı veya lambasız kavşaklarda herkesin beyaz çizgilerdeki insanların geçişine saygı duyduğunu bilerek geçerek bankaya ulaşıyor.

* Bankada sakatlar için özel giriş kısmından içeri hiçbir zorlukla karşılaşmadan giriyor.

* Bankada sakatlar için giriş kısmından içeri hiçbir zorlukla karşılaşmadan giriyor.

* Sinemaya ise yine sakatlar için  özel inşa edilmiş bir yoldan veya sakatlar asansörü ile kolaylıkla girebiliyor.

* Almanya’da yaşayan sakat vatandaşımızın mutluluğu yüz ifadesinden görülüyor.

*    *    *

İki sakat türkünün farklı ülkelerdeki yaşam koşullarını açık bir şekilde ortaya koyan bu film Türkiye’nin ve Almanya’nın vatandaşına ne kadar önem verdiğinin bir göstergesi.

Almanya’daki örnekdeki başarının ana nedeni oraya öncelikle belediyelerin hemşehrilerinin yaşamlarına değer vermelerinden kaynaklanmaktadır.

İstanbul, 26 Haziran 2003