“t.A.T.u” Grubu ve eğilimleri

Bu sene yapılan “Eurovizyon Müzik Yarışması”nda Sertab Erener güzel bir  arajman ve göbek dansı figürleri içeren bir parça ile birinci olurken, üçüncü olan Rusya’nın “t.A.T.u” kısaltılmış isimli ve rumuzlu kızları sundukları pop müzik parçasından daha çok “lezbiyen” ilişkileri ve evlenme kararları ile dikkati çektiler ve sansasyon yarattılar. “Hafta Sonu” dergisinde rastladığım kapak fotoğrafları bu eğilimlerinin açık ve seçik bir şekilde ortaya konulmasıydı…

*    *    *

Bizim gençlik yıllarımızı cinsel konuların bir tabu olarak görüldüğü ve konuşulmadığı dönemler olarak hatırlarım.

O zamanlar ne televizyon vardı ne de radyolar bu gibi konulara yer veriyordu. Evimizde ilk defa girmesini sağladığım “Yeni Sabah” gazetesinde de insanların cinsel tutumları ile ilgili yazılar hiç yoktu.

*    *    *

Çocukluk döneminde kadınların kendi aralarında yaptıkları konuşmalarda belirli bir kadından bahsederken “bırak o zıbıkçıyı” sözlerini o zamanlar anlayamamıştım.

Üzerimizdeki baskı nedeniyle “zıbıkçı” nedir diye de soramamıştım. “Zıbık” kelimesinin geçtiği bir yazıyı gazetede okuyunca ben de o günleri hatırladım ve bu yazıyı yazmaya karar verdim. Acaba bu yazım toplum değerlerine ters düşer mi diye kendi kendime sordum.

Sakın geçen ve kimseye cinsel konular soramadığıma orta eğitim yıllarımdan sonra yüksek tahsil için gittiğim Almanya’da ise insanların cinsel konuları serbestçe tartışıldığını ve yaşadığını gördüm.

Orada lezbiyenlik deyimini ilk defa duydum. Anlatılardan ve Çorumlu bir ağabeyden “lezbiyenliğin” Çorum’da “zıbıkçılık” olarak isimlendirildiğini de öğrendim.

*    *    *

Lezbiyenlik (zıbıkçılık) kısaca kadın eşcinselliği olarak tanımlanabilir.

Kadınların kendi aralarında cinsel ilişki kurma isteği ve arayışını tanımlayan bu terim M.Ö.7. yüzyılda Lesbos (Midilli) adasında doğmuş Yunanlı kadın şair Sappho’dan kaynaklanır.

Kadınlarda görülen eşcinselliğin derin mekanızmaları, erkek eşcinselliğine oranla çok daha az bilinir. Davranışın temelinde, hemen her zaman erkeklere karşı bir düşmanlık düşüncesi yatar.

Bu arada geçenlerde bir gazetede suni olarak yapılmış erkek cinsel organına halk dilinde “zıbık” dendiğini öğrendiğimi belirtmeyi isterim.

*    *    *

Tıp doktoru olmadığım için bu tıp eşcinselliğin nedenleri hakkında bir açıklama ve yorum yapmam imkansız olmasına rağmen bunun kökeninde ruhsal bir rahatsızlık yattığına inanıyorum.

M.Ö.7. yüzyılda Lesbos (Midilli) adasında rastlanan bu yaşam tarzının, 1950’lilerde kapalı bir toplum olan Çorum’da var olduğunu, günümüzde ise dünyanın her tarafında gizli kapaklı tutulmadığını görüyoruz. Hatta televizyon ve basında bu konunun yayınlarda bu kadar yer almasının merak yaratma ve insanları denemeye yönlendirmede bir etkisi varmı diye kendi kendime bir açıklama bulmak ve tartışmak için soruyorum.

İstanbul