EMME-BASMA TULUMBA

Bu yazımın başlığı sizi şaşırtabilir. Üniversitede vermekte olduğum ve üzerinde yazılmış kitabım bulunan “Su Getirme” dersinde sık sık “Santrifüj Pompa” konusu anlatılır. Eski deneyimiyle basit olarak “Emme-Basma Tulumba” olarak bilinen manasıyla bu konuyu bir örnekle anlattıktan sonra diğer özel manalarda kullanımı ile de örnekler vereceğim.

“Su Getirme” konusunda

Şehirlere su temininde genellikle uzun süreli gözlemler sonucunda alınabilecek debisi belirlenen kuyudan “Emme-Basma Tulumba” yardımıyla su emilir ve bir iletik hattı ile “Şehir Deposu”na gönderilir. Pompa bozulmadığı muddetce sistem en iyi şekilde çalışır.

Kuyudan alınabilecek debi doğru belirlenmemişse başlangıçdaki alınabilen su giderek düşer ve buna bağlı olarak depoya yeteri kadar su gönderilemez. Kısaca öngörülen denge bozulur.

Tarım sektöründen

sanayi sektörüne

Eğer bir toplumda verilen siyasi kararlar bir grubun imkanlarının diğer gruba “Emme-Basma Tulumba” mekanizması ile devamlı pompalanmasını sağlıyorsa yukarıdaki kuyu örneğinde olduğu gibi o toplumda ön görülen denge bozulur.

Buna güzel bir ernek olarak Güngör Uras’ın “Çiftçinin alım gücü yüzde 26.7 azaldı” yazısı verilebilir. Bu yazıyı birlikte inceleyelim.

“Çiftçinin üretim girdisi olarak kullandığı sanayi mallarının (traktör, pulluk, gübre, ilaç, yem) fiyatlarındaki artış ile çiftçinin elde ettiği ürünün (sebze, pamuk, et, süt) satış fiyatındaki artış birbirine eşit ise, çiftçinin durumu değişmez.

Ama çiftçinin üretiminde kullandığı sanayi girdilerinin fiyatları, tarım ürünlerinin satış fiyatından daha fazla artar ise, çiftçi üretim yaptıkça fakirleşir. Tarım sektöründen sanayi sektörüne kaynak transferi başlar. Sanayi kesiminin büyümesini çiftçiler finanse etmeye başlar.”

İzmir Ticaret Odası tarafından yaptırılan bir araştırmaya göre; “1994 yılı esas alınarak yapılan değerlendirmeye göre, 2002 yılı sonunda çiftçinin satın alma gücü,

Tarla bitkileri üreticileri için yüzde 35 gerilemiş.

Sebze üreticisi için yüzde 25 gerilemiş.

Meyve üreticisi için yüzde 24 gerilemiş.

Et hayvanı üreticisi için yüzde 26 gerilemiş.

Süt hayvanı üreticisi için yüzde 43 gerilemiş durumda.

Buna göre çiftçilerin satın alma gücünün ortalama yüzde 26.7 oranında azaldığı görülüyor.

Araştırmayı yaptıran İzmir Ticaret Odası Başkanı Tuğrul Yemişci diyor ki: “Tarım sektörü barındırdığı gizli işsizler sayesinde toplumsal patlamayı engelleyen bir sigorta niteliğine sahip… Ama bu sektör çöküyor… Giderek fakirleşiyor… Kimse olan biten ile ilgilenmiyor…

Ankaralı’nın Mevduatı

Bugünlerde basında yer alan haberlere göre Türkiye’de kişi başına gelirde 9’ncu sırada yer alan Ankara, kişi başına mevduatta ise ilk sırada yer alıyor, Ankara’dakiresmi mevduat hariç kişi başına ortalama mevduat 5.5 milyar lira olarak belirlendi. İstanbul, kişi başına mevduatta ikinci oldu (5 milyar 272 milyon lira). Bitlis 88 milyon liralık mevduatla son sırada yer aldı.

Ben bu neticeye bir izah getiremiyorum. Siz ne düşünüyorsunuz? Yoksa Ankara’da bilmediğimiz büyük bir tulumba fabrikasımı kuruldu?

Eminim ki sizinde, bu konuda epeyce anlatacaklarınız vardır.

Antalya

Güngör Uras, Milliyet, 3.7.2003