GRANADA’DA 511 YIL SONRA İLK CAMİ

İspanya ve Müslümanlar İspanya’nın 711’de Müslümanlar tarafından fethedilişinden 1492’de müslümanların son kalesi Granada’nın (Gırnata) düşüşüne kadar geçen yaklaşık 800 yılda Endülüs, bir taraftan islam kültür ve medeniyetinin gelişip yükseldiği en önemli merkezlerden biri olarak temayüz ederken, diğer taraftan uygar Doğu alemi ile geri kalmış Batı arasında bir köprü vazifesi görmüştür.

Bugün bu dönemden kalma ve turistlerin turistlerin ilgisini çeken sayısız kültür varlıkları ayakta kalmış iken 800 yılda inşa edilmiş camilerden büyük çoğunluğu yok edilmiş bir kısmı da kiliselere dönüştürülmüştür.

İspanya Müslümanlarının sürgünü, tatbik edilen Hıristiyanlaştırma ve asimilasyon politikası, beklenen neticeyi vermeyince 1609 senesinde çıkarılan bir kanunla müslümanların ülke dışına sürülmeleri kararlaştırıldı.

1492 senesi sonrasında Hıristiyan hakimiyetine giren İspanya’da kalan müslümanların (Moriskolar) 1613’te nihai olarak ülkeden çıkarılmışlardır.

Sürgün Moriskolar, öncelikle, ya Kuzey Afrika’ya ya da Fransa’ya gitmeyi tercih ettiler. Fransa’ya gidenlerin büyük bir bölümü, İtalya ve Venedik toprakları üzerinden Osmanlı topraklarına ulaştılar. İstanbul, Bursa, adana, Belgrad, Selanik gibi Osmanlı şehirlerine yerleştiler. Yarım milyon civarında olduğu tahmin edilen bu topluluğun bir bölümü yolculuk esnasında karşılaştıkları hastalık, baskın, açlık ve soğuk gibi sebeplerle hayatlarını kaybetmişlerdir.

Osmanlı Padişahı l. Ahmet İstanbul’a gelen Moriskoları Galata semtine yerleştirmiş ve onlar için Arap Cami adıyla bir camii inşaa ettirmiştir.

Granada’da (Gornata) Cami

Bu ayın başlarında İspanya’da Granada’da 511 yıl aradan sonra ilk kaz bir cami ibadete açıldı. Granada kentinde yaşayan laklaşık 15 bin müslüman 20 yıldır cami açılması için mücadele ediyordu. Kentte, İber Yarımadası’nın 511 yıl önce Hıristiyanların eline geçmesinden sonra cami açılmamıştı.

Tasarımına 21 yıl önce başlanan ve inşaatı 7 yıl süren Granada’daki Ulu Camii’nin açılışı Mallarca kentindeki Muhammed Wasani Medresesi’ne bağlı öğrencilerin Kur’an okumasıyla başlayan törenle hizmete girdi. Törene Türkiye temsilcisi de katıldı.

Endüles’e Ağıt

Endüles de tekrar camilerin açıldığını görmeyen Salih Bin Şerif’in “Endülüs’e Ağıt” şiirindeki dizeler o zaman Endülüs”e ilişkin duyguların tercümanı olmuştur.