TÜRKMENLERE KATLİAM

Osmanlı İmparatorluğu’nun yıkılması sonucunda kaybettiğimiz yörelerde Türkler kaldı. “Yurtdışı Türkleri” diye tanımlayabileceğimiz bu kardışlerimizin varlıklarından ve hangi zorlukluklar içinde yaşadıklarından bizim gençliğimizde pek de haberdar değildik.Hatta o zamanlardan başlayarak politik nedenlerle ve konuşmalarımızla ilişkilerimizi iyi yürütmek uğruna onlara uygulanan her türlü baskıya göz yumuldu.

Lozan’da üzerinde anlaşma sağlanamayan Musul, Kerkük diğer ifade ile bugünkü Kuzey Irak, İngilizlerin çeşitli politik oyunlarıyla “Misak-i Milli” hudutları dışında kaldı ve Anavatandan koparıldı. Orada kalan 3 milyon Türkmene uygulanan baskılar ve araplaştırma politikaları hakkında millet olarak pek haberdar olamadık. Irakla dostluk içinde bilindiğimiz “Bağdat Paktı” döneminde kısıtlı olarak sürdürülen bu olaylar Boas Partisi’nin iktidarı ele geçirmesi ile daha da artarak sürdü. Binlerce Türkmen Bağdat ve Basra’ya sürüldü. Sivrilen ve Türklük için mücadele edenleri ise acımasızca katledildi. Bunun neticesinde Kuzey Irak’ta çoğunluğu oluşturan Türkmenler azınlık haline getirildi. Bu bölgelere Arap halkının yerleştirilmesiyle bölgenin nüfus dokusu tamamen değiştirilmeye çalışıldı ise de Kürtler bölgede çoğunluk haline geldi. Irak savaşında Türkiye’nin yeralmaması nedeniyle Amerikalılara destek veren Kürtler güvenliği müttefik (ortak) konumunu elde etti. 1991 yılındaki Kuveyt Savaşı’ndan sonra Irak’ın kuyeyinin (36. derece üstü bölgenin) Türkiye’nin İncirlik Havaalanı’nı açarak özel korunması ve Amerika tarafından desteklenmesi sonucu Kürtler neredeyse bir devlet düzenine ve etkili bir orduya sahip oldular. Bu oluşumları nedense biz de destekledik…

Harbin karmaşası içinde hazırlıklı olan Kürtler Kerkük’e ve Türkmenlerin bilinduğu bölgelere girdiler ve Türkiye’nin uyarılarına rağmen biralarda etkili oldular. Kerkük’de seçilen vali Kürt kökenli oldu. Bugün ABD’nin Kerkük’ü ve bölgeyi Kürtlere “hediye” ettiği söylenebilir. Bu ortamda Kürtler buralara göç etti ve huzursuz olan Araplardan evlerini ve arsalarını satın alarak nüfus dengesini daha da kendi lehlerine çevirmeye başladı.

*     *     *

Kerkük’e 72 kilometre uzaklıktaki Tuzhurmato kasabasında Musa Ali Türbesi’nin Celal Talabani’ye bağlı KYB peşmergelerince tahrip edilmesi üzerine çıkan çatışmalarda peşmergeler 7 Türkmeni öldürdü ve 12’sini de yaraladı.

Bir gün sonra Kerkük’te 7 kişinin öldürülmesini protesto eden Tükmenlerin gösterisinde ise açılan ateş sonucu 3 Türkmen öldü ve 11’i yaralandı.

Türkmenlerin Kerkük kent merkezinde silahlı gösteri yapacağını ileri süren ABD askerleri Türkmen cephesi binasına baskı düzenledi. Kapı ve pencerelerin kırıldığı baskın sırasında yapılan aramada binada 30 Kalaşnikofa el konuldu. Silahlı binlerce peşmerge karşısında Türkmenler silahsız ve müdafasız bırakıldı…

*     *     *

Bu olaylar karşısında hükümet, ABD’ye “Kuzey Irak’ta bu tür olaylar istemiyoruz. Kuzey Irak’ta istikrar bozulmamalı, Irak’ın toprak bütünlüğü korunmalı” mesajını iletti.

Ayrıca hükümet, Kürdistan Yurtseverler Birliği (KYB) lideri Celal Talabani’yi de Türkmenler’e karşı huzuru bozucu eylemlere girişmemesi konusunda uyardı.

*     *     *

Bu olaylar Irak’ta ve özellikle Kuzey Irak’ta Türkiye’nin istemediği bir yapılanmanın olmaması ve Türkmenlerin kendi kaderleri ile başbaşa kalmamaları için Türk askerinin bir an önce Irak’a gitmesinin gerekliliğini ortaya koymaktadır.

İstanbul, 26 Ağustos 2003