MİLLİ VOLEYBOLCULARIMIZ VE GÜNEŞ

Uzun bir süreden beri sizlere güncel konularda yazılar yazmaya zaman bulamadım. Bu günlerde bir parça sakinleşen yaşantım, birikmiş konuları işlemeye imkan verecek.

*    *    *

Geçmiş haftalarda ülkemizde yapılan Avrupa Bayanlar Voleybol Şampiyonası maçlarını bende imkan buldukça izledim. Ay-Yıldızlı ekibimiz Türkiye’yi birden voleybol aşkıyla ekranların başına kitledi. Gösterdiği başarılar sonucunda bir anda gözlerin voleybola çevrilmesini sağladı.

Türkiye’de ata sporumuz güreş dışında en ilgi duyulan sporların başında futbol ve son yıllarda basketbol gelmektedir. Bu sporlar genellikle erkekler tarafından yapılmaktadır.

Voleybol ise daha çok kadınlar tarafından yapılmakta ve sevilmektedir. Basında yer aldığı gibi, voleybol kadın  vucüdunu güzelleştiriyor, selüliti yok ediyormuş. Ayrıca menopoza da çok faydalı oluyormuş ve doğumda kolaylık sağlıyormuş.

Bu şampiyona da Avrupa ikincisi olan takımımız finale kaldığı için Dünya Bayanlar Voleybol Şampiyonası’na katılma hakkını eldi etti. Kasım ayında Japonya’da başarılı olurlarsa Olimpiyatlar’a katılma hakkını da elde edecekler.

İkinci de olsak Türk voleybolu adına millilerimiz çok önemli bir başarı sağlamışlardır. Güncel başarılarla yetinmemeliyiz. Takım olma savunu çözülmeli ve eksiklerimiz giderilmelidir. Final maçında da görüldüğü gibi servis atamıyoruz ve oyun yapım da blokumuz eksik.

*    *    *

Almanya ile oynadığımız final maçı öncesinde, TRT’nin eski voleybol milli takım kaptanlarıyla yaptığı röportajlarda liseden okul arkadaşım olan ve uzun bir süre Türk milli takımına kaptanlık yapmış Güneş Çapa’yı izledim.

Güneş’in babası doktor Selim Çapa şehrimizde tanınmış ve saygı gören bir doktordu. Babamın da yakın dostu olan Selim bey o yıllarda ikinci defa Çorum’a tayin edilmiş ve hizmet veriyordu.

Güneş ile 1960’lı yıllarda Almanya’da Hannover’de tekrar karşılaştık. Türk milli takımı maçlar yapmak üzere Hannover’a gelmişti. Takımda şu anda ismini hatırlayamadığım küçük kız kardeşi de yer alıyordu. Bir haftaya yakın Hannover’de kaldılar. Türk talebeleri olarak bizler yaptıkları maçların hepsine gittik ve onlara destek olduk.

Yıllardan sonra kendisini televizyonda görünce çok sevindim. Kendisinin, sağlık sorunlarına rağmen, gençleri desteklemek için orada olması da beni gururlandırdı. İnşallah kısa sürede kendisine ulaşacağım ve geçmiş olsun dileklerimi söyleyeceğim. Bu arada Çorum Lisesi’ndeki günlerimizi ve Çorum’u da anacağımıza da inanıyorum.

*    *    *

Çorum Kız Enstitüsü’nde okudukları yıllarda iki kız kardeşimin voleybol oynadığını ve küçük bir çocuk olarak Necla ablamın maçlarını izlerken gurur duyduğumu hatırlıyorum.

Spor sahalarının, gençlerin bedensel ve ruhsal gelişmelerine önemli katkılar sağladığı bilinmektedir. Bu nedenle evlatlarımızı ve kızlarımızı spor yapmaya teşvik edelim ve onlara destek olalım.

Gelecek nesiller arasında yeni Süreyya Ayhanlar çıkarmamız voleybolda ve diğer sporlarda dünya şampiyonu olmamız siz velilerin tutumuna ve kararına bağlıdır…

İstanbul