KARDEŞ KOCALAR

Ülkemiz de kırsal yörelerde eşleri ölen kimseler aile birliğini devam ettirmek ve geriye kalan çocukların mutlu olmasını sağlamak için ölenin kız kardeşi veye erkek kardeşiyle evlendirilmektedir.

Giderek azalan bu tip evliliklere Çorumda da rastlanılmaktadır. Bunun örneğini yaşadığımız mahallede de görmüştüm.

Bizde genellikle tenkide uğrayan bu adetin uygulaması çeşitli sorunlar yarattığı için her geçen gün azalmaktadır.

Geçen gün gazetede “Kardeş kocalar” başlıklı bir yazıyı okuyunca şaşırdım kaldım. Bizdeki bu adet bana, onlarınkinin yanında oldukça insancıl ve anlaşılır geldi.

*   *   *

Ülkemizde yıllarca sahne alan “Yedi Kocalı Hürmüz” coşkuyla izlediğimiz fantazi bir müzikal olarak hepimizin belleğinde kaldı.

“Çok-eş-evlilik” denince aklımıza islam ülkeleri ve islam dini ile ilişkilendirilen “ çok- karılılık” gelmektedir.Bunun islam dininin yayılması esnasında meydana gelen çatışmalarda erkeklerin şehit olması nedeniyle uygulanan bu yöntem sonradan suistimal edilmiştir. Yer yüzünde “dört tane” ile yetinmeyen, hanım sayısını 100’lere vardıran toplumlar dahi mevcuttur.

*   *   *

Gazetede yer alan “Kardeş Kocalar” konusunu bu yazıdan faydalanarak kısa başlıklar halinde sizlere aktarıyorum:

* Seyrek de olsa “bir kadına çok koca” düşen toplumlara Tibet, Nepal ve Hindistan’da rastlanılmaktadır.

İyi incelenmiş örneklerinden biri, Hindistan’ın güneyindeki Nilgari tepelerinde yaşayan “Toda” topluluğudur.

Geçimlerini Buffalo havvancılığı ile sağlayan Todalar’ın çok kocalı bir toplum olmasının bir nedeni fazla “yük” sayılan kız çocuklarını öldürme geleneğidir.

Bu gelenek kadın sayısının azlığına yol açtığı için Tadolar’da bir kadına birden fazla erkek, dolayısıyla “koca” düşüyor. Yalnız bu çok kocalılık, birtek şartla gerçekleşiyor: Kocaların hepsi “kardeş” olacak.

Kocasının evine gelin giden kız, aynı zamanda kocasının erkek kardeşleriyle de evlenmiş oluyor.

*Söz konusu “çoklu” evlilikte ne toplumsal ne de cinsel bakımdan bir dejenerasyon veya düzensizlik ortaya çıkmıyor.

Kocalar “biricik” eşleriyle bir “rotasyon” çerçevesinde beraber oluyorlar.

Eğer biraderler bir arada değil de, farklı köyler de yaşıyorlarsa, kadın her ay bir kocasının evinde yaşıyor.

Kadının hamile kalması durumunda, çocuğun “gerçekte” kimden  olduğunun bir önemi yok.

Kadın yedi aylık hamile olduğunda kocalardan biri, düzenlenen törenle kadına sembolik olarak “Ok ve yay” veriyor. Bu onun res mi baba olduğu anlamına geliyor.

Bu şekilde “kardeş kocalardan” biri, iki yada üç çocuk sahibi olduktan sonra, diğer kardeşler de “ babalık hakkı”  için ok ve yay sunma girişiminde bulunuyor.

* Batı etkisi modernleşme Todalar’ın yaşamına bu evlilik uygulaması açısından da etki etmektedir.

Önce Hıristiyan misyonerlerin “lanetleme”leri karşısında çok kocalılığı sürdürmekte zorlandılar. Daha yakınlarda da “kız çocuk katli”nin terk edilmesine bağlı olarak kadın nüfusunun artması, topluluktaki kadın-erkek oranını dengeye oturttu.

Böylece Todalar, tek eşli evliliklere “merhaba” dediler.

*   *   *

Günümüzde toda topluluğunda azalan yalnızca kadınların koca sayısı değil, Todalar topyekün sayıca da azalıyorlar. Günümüzde yalnızca 300 kadar ailenin kaldığı topluluk yok olmakla yüzyüze.

Almanca da bir deyim vardır. “Andere Laender andere sitten” Bunu “Farklı ülkeler ve farklı adetler şeklinde tercüme edebiliriz.

Hindistan gibi bir milyara yakın insanın yaşadığı bir ülkede çok farklı yaşam tarzlarının ve farklı adetlerin olduğu bu yazıda da bir defa daha görülmektedir.

İstanbul

Hindistan’ın güneyinde bir “Kardeş kocalar” toplumu: Toda, Milliyet, 16.10.2003