KIBRIS’TA SEÇİM

Bu Pazar günü Kıbrıs’ta Meclisin 50 üyesinin belirleneceği genel seçimler yapılacaktır. KKTC’de yapılacak bu seçim Mayıs 2004’de Kıbrıs’ın diğer bir ifade ile Güneyde bulunan Rum Kesimi’nin Avrupa Birliğine gireciği nedeniyle önem kazanmıştır.

Avrupa Birliği, Yunanistan’ın 2004’de Birliğe girecek diğer 9 ülkenin kabulünü veto etmesinden çekindiği için problemli bir Kıbrıs’ı (Güney Kıbrıs’ı) bünyesine almıştır.

İki parçalı Kıbrıs’ın Avrupa Birliğini şimdiye kadar alışık olmadığı sorunlarla karşı karşıya getireceğini gördüğümden AB sorunun Mayıs 2004’den önce çözülmesini ve Kıbrıs’lı Türklerin ve Rumların AB’ye birlikte girmelerini istemektedir.

Avrupa Birliği bu sorunun çözümü için Birleşmiş Milletlerce hazırlanan Annan Planının esas alınmasını istemektedir. Dünya da tek güç olan Amerika’da bu planı desteklemektedir.

Kıbrıs’ta yapılacak seçimlere Annan Planı damgasını vurmuş bulunmaktadır. Seçim Annan Planını kabul edenlerele red edenler arasında geçecektir.

Kabul edenler,Avrupa Birliği’ne girmenin Kıbrıs’lı Türkleri ekonomik bakımdan kalkındıracağını, kendilerinin 1974’de kazanılan haklarını fazla etkilemeyeceğini ve Türkiye’nin garantisinin devam edeceğini belirtmektedir.

Red edenler ise, Kıbrıs’ın Avrupa Birliği eliyle Türkiye’den kopartılacağını, Türkiye’nin garantisinin ortadan kaldırılacağını ve Türklerin azanlık durumuna düşeceğini ifade etmektedirler.

Kıbrıs, Türkiye için çok önemlidir. Herşeyden önce ülkemizin Akdenize açılan bölgesinin kontrolünde önemli bir rolü vardır. Bu bakımdan da Türkiye, Kıbrıs’ın, Yunanistan’ın kontrolüne geçecek bir Kıbrıs Cumhuriyeti’nin olmasını hiçbir zaman kabul edemez. Kıbrıs Cumhuriyeti’nin kurulmasını sağlayan 1960’lı yıllarda imzalanan Zurih ve Londra Antlaşmaları da buna müsaade etmemektedir. Kıbrıs Anavatan’ın bir parçasıdır.

Benim şahsi görüşüm, seçim neticeleri ne olursa olsun, Annan Planı çerçevesinde görüşmeler yapılmalı ama Başbakanımızın dediği gibi Ada’da iki devlet, iki halk ve iki din olduğu gözardı edilmemelidir. Görüşmelerin başlaması, bu planı çoğunlukla tasvip etmeyen Güney Kıbrıs’lıların tutumlarının resmen ortaya çıkmasını da sağlayacaktır.Böylece Türkiye rededen konumdan kurtulacaktır.

Kıbrıs ikinci bir Girit olamaz.

İstanbul