KARLA DANS!

Masanın üzerinde duran 17. Ocak. 2004 tarihli Milliyet Gazetesi’nin özel turizm rehberinin ilk sahifesinde büyük puntolarla yer alan yukarıdaki başlığı kullanarak sizlere özellikle yurt içindeki kış turizminin kayak merkezlerini tanıtıcı bir yazı yazmayı istiyordum.  Bu merkezlerde karla dans ederken zevkten dört köşe olanlara rastlanır. İstanbul’da ise zincirsiz araçlar karda dans ederek çarpışanlara…

Perşembe gününden beri İstanbul’a yağan yoğun karkenti kış turizminin yeni merkezi haline getirdi… Şaka bir taraf, kar nedeniyle evlerine gidemeyenlerin yollarda ve kalanların bir bölümü otellere sığındı. Otellerdeki doluluk oranı yüzde 100 oranına ulaştı. Avrupa’da da kışları kayak merkezileri ve Alpler’deki doluluk oranı da yüzde 100’e ulaşır.

Perşembe günü İstanbul’un kara teslim olmasından kısa bir süre önce, saat 16.00 civarında bir arkadaşım beni Jeep’i ile oldukça sarp ve tepelik bir bölgede (Maslak) bulunan evime bıraktığından bir çok İstanbullu gibi saatlerce yollarda kalmadım. Eşim annesinin işyerine yakın olan evinde (Merter) kaldı ve Cuma günü oradan işine gitti ve rahatlayan trafikte Cuma akşamı zincirli bir araba ile evimize döndü. Yazımı yazdığım bu pazar sabahına kadar evimden dışarı çıkmadım ve pek de çıkılacak gibi değil.. . Her taraf kar altında ve yollarda eriyen karda buza çekmiş vaziyette…

İstanbul’da fırtına, kar, tipi ve donun etkisi dün bir parça azaldı. “istanbul, günde 50 kilogramın üstündeki kar yağışına alışık değil. Ne yazık ki vatandaşlarımız, kişisel önlemlerini almadı.” şeklinde bir açıklamayı Devlet Mettereoloji İşleri Genel Müdür Yardımcısı Nurettin Çam yaptı.

Hakikaten, İstanbul’da yaşanan bu felakette “yetkililer nerede” diyen vatandaşlarda görevlerini yapmadılar…

Günlerden beri Balkanlardan soğuk hava geldiği ve yoğun kar yağışı beklendiği söylenmesine rağmen Perşembe aşkamı yollarda kalan vasıtaların büyük bir çoğunluğunun zincirleri yoktu.

Yetkililerde görevlerini tam yaptılar mı? Hayır! Zamanında önlemlerini alamadılar. Belki okulları perşembe gününden itibaren tatil edebilrlerdi… Zincir kontrolünü kar yağışından önce yapabilirlerdi. Bu hengomede, herkese İstanbul Valisini ve İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanını tenkit etti durdu… Acaba emirlerinde olanlar onlar gibi çırpındı mı?

Bu kar felaketinden zincirini takmayan vatandaşda, önlemleri yerine getirmede istekli olmayan görevlilerde sorumludur. Sivil idarelerin başarısı sorumluluk üstlenilmesine bağlıdır. Bu sorumluluğu taşıyanların yaşadığı ve buna benzer kar yağışının her zaman gerçekleştiği Batı’da böyle felaketlere pek rastlanmaz… Başbakan’ın katıldığı Dünya Ekonomik Reformunun yapıldığı Davos’ta sıcaklık eksi 13 derece ve her taraf karla kaplı olmasına rağmen iklim koşulları nedeniyle herhangi bir felaket ve sorun olduğu haberi oradan gelmiyor. Unutulmamalıdır ki İsviçre’de ortalama yükseklik (rakım) 1100 metre olup ülke 7 aya yakın bir süre kar altında yaşamaktadır.

Bu gibi felaketlerle başa çıkabilmemiz için kafa yapımızı değiştirmemiz, gelişmemmiz ve kalkınmamız gerekir. Eğer ülkemizin insanları, kendilerine reklamlarla da aşıladığı gibi “Boşver” felsefesine bağlı kalırlarsa, biz daha nice üzücü felaket ve afetle karşılaşırız…

İstanbul