23 NİSAN VE “NEMO Kayıp Balık”

Barcelona havaalanında beklerken sizlere bir yazı yazmak istemiştim. Üç saate yaklaşan bekleme süresinde “Kıbrıs”la ilgili yazımı bitirdim. Kalan zaman içinde bu yazımı da yazmaya çalışacağım.

Bugün 23 Nisan, Milli Eğemenlik ve Çocuk Bayramı… Türkiye Büyük Millet Meclisi 84 yıl önce bugün kuruldu. Atatürk bu Bayramı, ülkenin geleceği olarak gördüğü çocuklara armağan etti.

23 Nisan Bayramı, 20 yıldan beri çeşitli ülkelerden gelen çocuklarla birlikte dünyadaki tek çocuk Bayramı olarak kutlanmaktadır. Dünyada çocuklar kadar sevilen, onlar kadar üzerinde titrenilen hiç bir varlık yoktur. Her millet, her aile çocuklarının sağlıklı büyümesini, iyi eğitim görmesini ve ileride başarılı olmasını ister.

*     *     *

Bu güzel isteklere rağmen dünyada doğan çocukların büyük bir kısmı daha beş, yaşına gelmeden ölmektedir. Her doğan 1000 çocuktan Afrika’da 250’si, Avrupa’da 1’i, Türkiye’de ise 39’u beş yaşına gelmeden ölmektedir.

Türkiye 5 yaş altı çocukların ölüm sıralamasında dünyada 79. sırada yer almaktadır.

*     *     *

Bir çocuğun sağlıklı doğması, yaşamını sürdürebilmesi ve istenildiği gibi eğitilmesi ailenin ekonomik durumuyla yakın ilişki içindedir.

Bugün, ülkemizde 1 dolara geçinen nüfusun yüzde 2,4 ve mutlak yoksul insanların sayısının ise yaklaşık 14 milyon olduğu bilinmektedir.

UNİCEF’in (Birleşmiş Milletler Çocuk Kuruluşu) verilerine göre ülkemizde düşük doğum ağırlıklı bebeklerin yüzdesi 15’dir. Diğer taraftan düşük kilolu çucukların bir sonraki yılda ölme ihtimalleri normal kilolu çocuklara göre 2 ile 8 kat fazla olduğu belirtilmektedir.

*     *     *

Türkiye’de yoksulluk ve yetersiz beslenmenedeniyle çocuk ölümleri artarken, yaşayanlar da kalkınmış ülkelerdeki yaşıtları gibi eğitim görememekte ve imkanlara sahip olamamaktadırlar.

Kalkınmış ülkelerin şanslı çocukları kendileri için sağlanan sonsuz imkanlar içinde büyümekte, gelişmekte ve ilerlemektedirler. Doğduğu andan itibaren sağlık kontroluna alınmakta, üç yaşında anaokuluna alınmakta, devletin ve genelde geçim sorunu olmayan ailelerin katkısıyla burada tek tek anlatamayacağım şartlarda hayatlarını sürdürmektedirler.

*     *     *

İspanya’da bulunduğum sürede sağlanan imkanların çocuklara ne gibi katkılar sağlayabileceğini, torunlarımızın zevkle izledikleri ve benim de beraber izlediğim “NEMO Kayıp Balık” isimli bir filmden hareketle anlatacağım.

Dünyaca tanınan ve bilinen “Wolt Disney” grubu tarafından tamamen bilgisayar ortamında hazırlanan çok güzel renkli ve hareketli bu filmin, izleyen torunlarıma tabiatı sevdirdiğini, hayvanlar arasındaki dayanışmanın ve genelde dayanışmanın önemini hissettirdiğine inanıyorum. Ayrıca baba-oğul sevgisi ortaya konularak, babaya saygı duyulması hususu vurgulanıyor.

*     *     *

Konunun anlamanız bakımından çok kısa “NEMO” filmini sizlere anlatmayı istiyorum;

* Atlantik Okyanusu’nda yaşayan bir balık ailesinin dişisi 400 yumurta bırakır. Bu yavrulardan birine dişi balık “NEMO” isminin verilmesini ister. Ne yazık ki köpek balığı dişi balığı ve bir tanesi hariç yumurtaların hepsini yer. Kalan o tek yumurtayı bulan baba balık itimamla korur ve büyütür.

* Tek yüzgeçi kısa olduğu için çabuk yorulan NEMO, devamlı açıklara yüzmeyi ve su yüzeyine çıkmayı ister. Babası köpek balıklarından korktuğu için onu engellemeye çalışır.

* Birgün suyun yüzeyinde yüzerken bir dalgıç NEMO’yu yakalar ve bir torbaya koyarak onu alır. Bu orada denizden çıktığında sandala koyduğu gözlüğü denize uçar.

* Babası onun kayıp olduğunu görünce çılğına döner. Bütün hayvanlara oğlunu görüp görmediklerini sorar. Bu arada “Dory” isimli bir balıkla çarpışır. Ondan özür diler ve oğlunun hikayesini anlatır. Dory, NEMO’yu bulmada ona yardımcı olacağını söyler.

* İkisi denizde yüzerken, dalgıçın düşürdüğü gözlüğü görürler. Gözlüğün üzerindeki adresi okurlar ve NEMO’yu bulmak için SİDNEY’e (Avusturalya) gitmeye karar verirler.

* Bu arada NEMO’yu yakalayan dalgıç (Sidney’li bir diş doktoru) onu muayenehanesindeki akvaryumuna koymuştur. Akvaryumdaki diğer balıklarNEMO’nun hikayesini dinlerler ve ona babasını bulmaya yardımcı olmaya karar verirler.

Akvaryumdaki balıklar onu kurtarmak için birlikte gayret gösterirlersede başarılı olamazlar.

* NEMO’nun babasının anlattıklarından etkilenen deniz kaplumbağaları Kuzey Avusturalya deniz akımına girerek Dory ile birlikte kendisini Sidney’e getirirler. Hikayeyi duyan, bir pelikan NEMO’nun babasıyla Dory’i gagasının altında bulunan büyük bir esnek keseye alır ve diş doktorunun muayenehanesine getirir. Diş doktoru pencereyi kapatarak onların içeri girmesini engeller.

* Bu arada diş doktoru NEMO’yu bir torbaya koyarak Darla isimli kız yiğenine hediye etmeyi ister. Darla torbayı eline aldığında yırtılır ve NEMO tükürme kabına düşer. Buradan aşağı doğru kayan NEMO, kanallardan geçerek deniz desarjının borusundaki deliklerden birinden dışarı çıkar.

* Onu gören Dory sevinç içinde babasını çağırır. Sonsuz mutluluk içinde yüzen NEMO, babası ve Dory bir müddet sonra Atlantik Okyanusu’ndaki kendi bölgelerine ve dostlarına kavuşurlar.

*     *     *

Gelecek 23 Nisan’ları daha  mutlu kutlamak ümidiyle…

Barcelona, İspanya