ÇEK SENATÖRLERLE BULUŞMA

Çarşamba akşamı Türkiye’yi ziyaret eden dört senatörden oluşan bir Çek Parlamento heyetine, İstanbul’da Marmara Vakfı bir akşam yemeği verdi. Gece geç saatlere kadar süren akşamda genellikle dünya siyaseti ile ilgili konular (Irak, Afganistan, Nato) ve Türkiye’nin Avrupa Birliği üyeliği konuşuldu.

Yazıma esas teşkil edecek Çek Cumhuriyeti hakkında bazı önemli bilgileri aktardıktan sonra devam etmeyi istiyorum.

*     *     *

Bugün toplam yüzeyi 78.864 km2 olan bu küçük ülke tarihinde devamlı olarak büyük komşularının baskısı ve işgali altında kalmıştır. Alman Krallığı, Avusturya-Macaristan Krallığı bunlar arasında sayılabilir.

Hitler’in İkinci Dünya Harbi’ni başlatmadan dünyanın kendisini frenliyebilmek için gösterdiği hoşgörüden faydalanarak ilk işgal ettiği Çek toprakları olmuştur.

İkinci Dünya Harbi sonunda Rusya’nın etki alanına giren bu topraklar Çeklerin veSlovakların birlikte yaşadıkları  Çekoslavakya Cumhuriyeti olarak yaşamını sürdürmüştür. 1990 yılında Sovyet Cumhuriyeti’nin dağılmasıyla müstakilliğini kazanan bu cumhuriyet 1993 yılında kansız ve sorunsuz bir şekilde ikiye bölünmüş ve bugünkü Çek ve Slovakya Cumhuriyetleri kurulmuştur.

Almanya, Polonya, Avusturya ve Slovakya ile komşu olan bu ülkenin nüfusu 10 milyon olup başşehri dünyanın en güzel ve en tarihi yapılarına sahip olan Prag’dır. Zengin kültürel ve sanatsal değerleriyle 2000 yılında Avrupa kültür şehri ilan edilmiştir.

*     *     *

Bir yıl önce Nato’ya giren Çek Cumhuriyeti, bu sene Mayıs ayı başında Avrupa Birliği’ne kabul edilen 10 ülkeden biridir. AB’ye kabul edilen ülkeler arasında oldukça kalkınmış ve sanayileşmiş olanıdır. Kişi başına milli geliri 10 bin dolar civarındadır. Eski ortağı ve bugünkü komşusu Slovakya’dan çok daha kalkınmış ve demokrasinin daha etkili olduğu bir ülkedir.

*     *     *

Aramızda hariciyelerin, gazetecilerin, bilim adamlarının ve siyasetçilerin bulunduğu yemekte, Çek senatörler daha çok bizi dinlediler. Kendilerinin çok kötü bir ülke olduklarını ve AB’ye yeni girdiklerini ifade ettiler. Haziran ayında yapılacak Avrupa Parlamentosu’na seçilecek 28 Çek milletvekilinin ve Çek Hükümeti’nin Türkiye’nin Avrupa Birliği üyeliğini ve Aralık ayında müzakereler için tarih verilmesini destekleyeceklerini belirttiler.

*     *     *

Çek heyetiyle görüşürken, 70’li yıllarda Avrupa Birliği’ne girmemiz yolunda yapılan teklifleri red eden siyasetçilere kızmadan edemedim. Eğer, onlar zamanında Yunanistan’la birlikte üyeliğimizi sağlamış olsalardı, bugün bizler, Çek heyetine ve onlar gibi yeni giren Avrupa’nın küçük ülkelerine ricada bulunan bir ülke durumuna düşmeyecektik.

İstanbul