GÜNTER’İN EV KONSERİ

Hannover Teknik Üniversitesi’nden tahsil arkadaşım olan ve daha önceki yazılarımda kendisinden sizlere bahsettiğim Günter’in ev konserine Cumartesi akşamı katıldım.

Klasik Batı Müziğini çok seven ve piyano çalan arkadaşım, tahsilimiz esnasında Slazburg, Bayreuth gibi bir çok festivale katılır ve dönüşünde yaşadıklarını bizlere anlatırdı. O zamanlar ben Klasik Batı Müziğini  Almanya’da yeni tanımaya çalışıyordum.

*    *     *

Tanınmış komponistler adına kurulmuş çok sayıda (12) dernekte ve festival komitelerinde yer alan Günter, 1972 yılında 9 arkadaşı ile birlikte kurduğu “Hannover Operası Dostları Derneği”nin de üyesi bulunmaktadır. Bu kuruluşların hepsine maddi destek sağlayan arkadaşım Hannover Operası’nın hem dost hem de önemli destekleyicisidir.

Bu dostluğu ve desteği nedeniyle kendisini onurlandırmak üzere Hannover Operası’nca 50’ye yakın katılımcının huzurunda bu ev konseri verilmiştir. Oda orkestrası olarak tanımlanabilecek üç sanatçının sunduğu konserde, dört komponiste (Johann Joachim Quantz, Robert Schumann, Jules Massenet ve Johann Sebastian Bach) ait piyano, keman ve obua ile icra edilen beş eser sunulmuştur.

*    *     *

Yazımın başlangıcında da belirttiğim gibi 1956 yılında Almanya’ya gelinceye kadar Klasik Batı Müziğini hiç dinlememiştim. Şu anda halen Çorum’un bir yerleşik tiyatrosu, operası ve balesi olmamasına rağmen Hitit Festivalleri çerçevesinde ve bazen de özel organizasyonlarla bu müzik türü şehrimizde de ica edilmektedir. Ayrıca bir kaç yıl önce Çorum’da açılan Güzel Sanatlar Lisesi’de halkımıza bu müzik türünü sevdirecek konserler vermektedir. Yeni yetişen gençler benden şanslılar.

Çorum’da açılacak Çorum Hitit Üniversitesi şehrimizin sanat hayatının şekillenmesine ve gelişmesine önemli bir katkı sağlayacaktır.

Çorum Eğitim ve Kültür Vakfı (ÇEKVA) olarak Çorum’da açtığımız Güzel Sanatlar Lisesi’ne ve Fakültelerine giriş kurslarıyanında gitar ve sas kurslarımızla da sanata katkı sağlamaktan gurur duymaktayız.

*    *     *

Konser sonunda icra eden ve büyük bir taktir alan sanatçılarında gece yarısına kadar kaldığı, müzik başta olmak üzere çeşitli konuların tartışılmasına fırsat bulduğumuz kokteyl de çok sayıda değerli misafirle tanışma imkanı buldum.

*    *     *

Hannover Operası Dostları Derneği Başkanı Hubert Htange bana uzun uzun kuruluşlarının faaliyetlerini anlattı. Hannover Operası’nın imkanları kısıtlı olduğu içingenç sanatçıların istihdamına imkan sağladıkları gibi gençlere operayı sevdirmeye çalışıyorlar. Ayrıca her problemlerin çözümüne katkıda bulunuyorlar.

*    *     *

Bu noktada, ülkemizde resmi kuruluşların adını taşıyan dernek ve vakıfların, bu kuruluşlarda faaliyetlerini sürdürmelerinin yasaklandığını ve bunların çoğununkapanacağını düşününce çok üzüldüm.

Halbuki okul aile birliklerinde dahil bir çok dernek ve vakıf, buradaki Hannover Operası Dostları Derneği gibi güzel hizmet veriyorlardır.

Bu kapıları kapatmamızın ne kadar doğru olduğunu gurbet ellerde düşünmeden edemedim…

Hamburg/Almanya