KIRIM TATARLARININ SÜRGÜNÜNÜN 60. YILI

Şu anda Hannover Üniversitesi’nin kütüphanesinde gazete okuyorum. Almanya’nın tanınmış gazetelerinden “Frankfurter Allgemeine Zeitung”da hemen hemen tüm sahifeyi kaplayan “Kırım Tatarlarının Sürgünü” başlıklı yazıyı Türk kökenli bir halkın başından geçenleri ortaya koyduğu ve güncel olduğu için sizlere hemen aktarmayı istiyorum.

*     *     *

Bundan tam 60 yıl önce, 18-20 Mayıs 1944 tarihleri arasında Stalin’in emri üzerine Almanlarla işbirliği yaptıkları iddiasıyla 190 bin Tatar silah zoruyla üç gün içinde yanlarına hiçbir şey almadan yük vagonlarına doldurularak 40 bin Tatarın hayatını kaybettiği belirtilmektedir. Kırım Tatarları bu sayının çok daha fazla olduğunu iddia etmektedirler.

Sovyet Rusya döneminde ülkelerine dönmelerine müsade edilmeyen Kırım Tatarları, bu rejimin çökmesinden beri (1990) Ukrayna Hükümeti’nin gösterdiği anlayıştanda yararlanarak Kırım’a artan bir şekildegöç etmektedirler. Bugün Kırım’da yaklaşık 250 bin Tatar yaşamaktadır. Halen 250 bin Tatar da Orta Asya’da yaşamlarını sürdürmektedirler.

Nüfusu 2 milyonu bulan Kırım Yarımadası’nda 250 bun Tatar yaşamaktadır. 1944 yılında Stalin tarafından Kırım’a yerleştirilen Rusların büyük bir çoğunluğu Tatarlara ait evlere yerleştirilmiş ve bugünde bu evlerde oturmaktadırlar. Tatarların büyük bir çoğunluğu kendilerine Kırım’dan süren, evlerinde oturan Ruslara karşı oldukça kızgındırlar. Bu ilkbaharda olduğu gibi sık sık Tatarlarla Ruslar arasında kanlı olaylar meydana gelmektedir. Tatarların lideri olan Mustafa Cemiloğlu’nun bu gençler üzerindeki kontrolunun giderek azalmakta olduğu ifade edilmektedir.

Bugün, (18 Mayıs) yaşadıkları sürgünü telin etmek üzere 1944 yılına kadar özerk bir Cumhuriyet olan Kırım’ın başşehri Simferopol’a, Kırım’ın her tarafından yürüyüşü yapacaklar. Burada yapılacak anma toplantısında Tatarların dini lideri müftü Emir Ali ile Tatarların siyasi lideri Mustafa Cemiloğlu birer konuşma yapacaklar. Onbirlerce Tatarın bu toplantıya gelmesi beklenmektedir.

Mustafa Cemiloğlu’nun belirttiği gibi, bugün Kırım’da yaşayan Tatarlar;

* Azınlık olarak değil, Kırım’ın esas halkı olarak değerlendirilmesi,

* 1944 yılına kadar Özerk olan Kırım Cumhuriyeti’nin tekrar kurulmasını,

* Resmi dairelerde, Parlamento’da, Hükümette temsil edilmeyi,

* Sovyet dönemindeki Kolhosların (çiftliklerin) dağıtılmasında pay sahibi olmayı,

* Sürülerlerin haklarının verilmesini, yeniden Kırım’a yerleştirilmelerini,

istiyorlar.

1990 yılında Ukrayna’nın bağımsızlığını destekleyen ve Kırım’ın Rusya’ya bağlanmasına karşı çıkan Tatarların bu istekleri, Ukrayna’daki tüm partiler tarafından desteklenmektedir. Yaklaşan Cumhurbaşkanlığı seçimine katılacak partiler ve adaylar, Tatarların oylarını kazanmak için sorunları çözeceklerini belirtiyorlar. Bunlardan Janukowitsch’in 100 bin Kırım Tatarı’nın Orta Asya’dan getirilerek Kırım’a yerleştirileceği haberi büyük bir coşku ile not edilmiştir.

*     *     *

İnsan gurbette olunca, Kırım Tatarları gibi aynı tarihlerde sürgün edilen “Ahıska Türkleri” soyundan gelince, Türklerin bir bütün olarak yaşadığı insanlık dışı hareketleri daha hassas bir şekilde yakinen izliyor, üzülüyor… Ayrıca yetişen gençlerimizin büyük bir çoğunluğunun bu konulardan bihaber oluşuda insanı kahrediyor.

Kırım Tatarları’nın yaşadıkları bu acı günlerin bilgilerini sizlere Hannover’den aktarırken, tüm Tatar Türkleri’nin en büyük arzularının Kırım’da bir özerk Tatar Cumhuriyeti kurulması olduğunu görüyor ve bu yolda kendilerine başarılar diliyorum.

Hannover-Almanya