CUMHURİYET 81 YAŞINDA

Türkiye Cumhuriyeti’nin en büyük bayramını Cumhuriyet çocuğu olarak ben de çocuğunuz gibi coşku içinde kutladım. Coşkumun nedeni 81 yıl önce binlerce şehidimizin kanları ile kurtarılan ve “Misak-ı Milli” sınırları içinde kurulan Türkiye Cumhuriyeti ve onun kurucusu yüce önder Atatürk’ün sayesinde Türk milleti “muassır medeniyet” seviyesine ulaşabilmek için bugüne kadar çok önemli adımlar atmış olmasıdır.

İşte bu adımlar sayesinde, Türkiye 55 islam ülkesi arasında en kalkınmış ve yegane demokrasi ile idare edilen ülke haline gelmiştir.

Uygar ülkelerin bir araya geldiği Avrupa Birliği’ne şimdilek aday ülkede olsa da adımını atan ilk müslüman ülke niteliğini Cumhuriyetin sağladığı çağdaşlaşma ile sağlamıştır. 29 Ekim çağdaş Türkiye’nin doğum günüdür.

*     *     *

Cumhuriyet Bayramı 26 Ekim akşamı tarihi Pera Palas Oteli Balo Salonu’nda “Cumhuriyet Basın Balosu” törenine kızımla katılarak coşkuyla kutladık.

İstanbul Gazeteciler Derneği Başkanı sayın Ergun Köklüçınar yaptığı konuşmada,

“29 Ekim bir gün değil, bir tarihtir. 29 Ekim bir damla sudan koca bir nehir, bir yapraktan dev bir orman yaratan büyük Türk milletinin inanılmaz zaferinin taçlanmasıdır. 29 Ekim bir milletin kaderinin değiştiği tarihtir.” diyerek bizim neslin Cumhuriyete ne kadar coşkulu sahip çıktığını ortaya koymuş ve

“Eskilerde Cumhuriyet Bayramı, Türk bayrakları ile gelin gibi süslenmiş evlerle, caddeleri boydan boya kaplayan muhteşem zafer tankları ile fener alayları ve insanın dilinden değil, yüreğinden gelen marşlarla kalp kalbe, can cana kutlanır ve bu sevgi bulut olup bütün ülkeye güzellik ve bereket saçardı.

Bugün bu coşkulu kutlamalardan çok uzak kaldık. En büyük sebebi bu neslin Cumhuriyet için bedel ödememesidir. Malını, kanını, canını Cumhuriyet’e sahip olmak için feda edenlerin, hazıra konanları anlamaları herhalde mümkün değil.” şeklinde son yıllardaki izlenimlerinden kaynaklanan sitemini üzüntüyle açıkladı.

*     *     *

İstanbul Valiliği’nin Atatürk Kültür Merkezi’nde tertiplediği Cumhuriyet Balosu’na giderken, İstanbul’da yollarda özel bir ışıklandırma olmadığı gibi binaların ve konutların çoğunda bayrak asılı bulunmadığı eşimle üzülerek gördük. Yalnız Beşiktaş semtinde tertiplenen fener alayı nedeniyle trafiğin tıkandığını hissettik.

Atatürk Kültür Merkezi’nin bulunduğu Taksim Meydanın da neredeyse kapkaranlıktı idi. Baloya katılanların Cumhuriyetin 81. Yılını coşku içinde kutlamaları, 10. Yıl Marşını söylemeleri ve Cumhuriyete taraf olduklarını hissettirmeleri toplumun belirli kesimlerindeki belirttiğim ilgisizliği dindiren bir teselli olabilir mi?

İstanbul