ORGAN NAKLİ, AHMET HAKAN VE ŞENAY

Beni bu yazıyı yazmaya yönlendiren Çorumlu üniversite öğrencisi Ahmet Hakan Canıdemir’in kapkaçcılar tarafından saldırıya uğraması ve trenden atılması sonucunda elim bir şekilde hayatını kaybetmesi ve ailesinin onun organlarını bağışlayarak 5 kişiye hayat vermesidir.

Canıdemir ailesine ve onların Çorum’da yaşayan akrabalarına başsağlığı dilerken Ahmet Hakan’a Allah’tan rahmet diliyorum. Ahmet’in organları ile 5 kişiye hayat verilmesini sağlayan acılı ailesini de kutluyorum.

Bu olayın neticesinde sağlanan organ nakli olayını yakinen incelediğimizde halkımızın büyük bir çoğunluğunun bu konu üzerinde durduğunu görmekteyiz.

ÇORUM HABER gazetesinde” İskilip’te organ bağışı duyarlılığı” ile yer alan haberde “İskilip Belediyesi’nin organizesi ile “Organ Nakli Haftası” kapsamında düzenlenen etkinlikle şehrin ileri gelenleri organlarını bağışlayarak bu konuda güzel bir örnek sergiledi. İskilip’te daha önce 7 yıl içinde 9 kişinin organlarını bağışladığı, bunların 4 tanesinin ise hastane personeli olduğu öğrenildi” denilmektedir.

“Organ Nakli Haftası”nın kutlanması hiç olmazsa belirli sayıda kişinin organlarını bağışlaması sevindiricidir. Ağrı, Ardahan, Bartın, Batman, Kars, Kastamonu, Kırıkkale, Iğdır, Hakkari, Gümüşhane, Mardin, Siir, Urfa, Sinop, Nevşehir, Şırnak, Tunceli ve Yozgat’ta hiç yapılmamış iken ülkemizin ekonomik ve eğitim bakımından kaza yerlerinde organ bağışında 448 kişiye ve yüzde 21,8 oranla İzmir çekerken İzmir’i 276 kişi ve yüzde 13,4 oranla İstanbul, 171 kişi ve yüzde 8,3 oranla Aydın, 139 kişi ve yüzde 6,8 oranla Denizli, 109 kişi 5,3 oranla Antalya izlemektedir.

Bugün Türkiye’de organ nakli bekleyenlerin sayısı 11 bin 84 olup bunlardan 6 bin 501’i böbrek, 3 bin 639’u kornea, 351’i karaciğer, 277’si kemikle ilgili, 191’i kalp, 65’i pankreas ve 64’ü kalp kapakçığı nakli için sırada bulunmaktadır.

Din adamlarımızca dinen bir sakıncası olmadığı ve sevap olduğu belirtilmesine rağmen başta Sağlık Bakanlığı olmak üzere kamu kuruluşlarınca ve sivil toplum örgütlerince (vakıf, dernek) büyük gayret gösterilmesine rağmen yapılan organ bağışı yeterli seviyede değildir. Bu gayretler sonucu konuya ilgi duyulması ve duyarlılık gösterilmesi sevindiricidir.

Bu konuya benim özel ilgi göstermemin bir nedeni de yiğenim Şenay’ı 1970 yılında 23 yaşında böbrek yetmezliğinden kaybetmemizdir. Hastalığının ilerleyen safhasında tedavi gördüğü Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi’nin Cebeci’deki Numune Hastanesi’nde bırakın böbrek nakli yapmayı bir diyaliz aleti bile bulunmuyor.

Bugün ülkemizin bir çok köşesinde diyaliz aletleri bulunmaktadır. Böbrekleri görev yapmadığı için kanda biriken ve insanı zehirleyerek ölüme götüren üre, bu aletlere haftada bir kaç defa girilerek temizlenmektedir.

Yazıma son verirken sağlıklı günlerimizde bugün kendimizin, yakınlarımızın ve dostlarımızın organ nakline ihtiyacç duyabileceğimizi düşünerek Ahmet Hakan’ın ailesi gibi kaybettiklerimizin organlarını ve hatta sağ  iken kendi organlarımızı bağışlayalım diyorum.

İstanbul