HÜZÜNLÜ YILBAŞI

Genelde yılbaşları, yeni bir yıla başlamanın sevinci ile yaşanır ve kutlanır. Gönderdiğimiz yılbaşı tebriklerinde mutluluk, sağlık ve başarı kelimeleri en çok kullandığımız ve temenni ettiklerimizdir.

Bir kaç gün öncesine kadar, yaptığım bir yurtdışı seyahatleriminde sağladığı moral ile kendimi çok mutlu hissederken ve bu hislerle yeni bir yıla girmeye hazırlanırken yaşadığım iki önemli olay beni hüzünlendirdi.

*    *     *

Birincisi, Güney Asya’yı vuran tsunami (depremlerden sonra oluşan dev dalgalar) felaketinin 100 bine yakın insanın ölümüne bir o kadarda insanın yaralanmasına sebep olmasıdır.

Zaten fakir olan bu ülkelerin yaşadıkları bu insan kayıplarının acısının yanında bu yaralarını nasıl saracakları Yeni Yıla girerken tüm dünyayı düşünmeye ve destek sağlamaya yönlendirmelidir.

Depremin yarattığı dev dalgaların yedi sekiz saat sonra ulaştığı bu yoksul ülkelerde zengin ülkelerin sahip olduğu gibi erken uyarı sistemi kurulmuş olsaydı eminim ki ölüm sayısı bu kadar yüksek olmayacaktı…

Zaman zaman yazılarımda ele aldığım gibi, doğa ve çevre felaketlerinin giderek daha sık meydana gelişi, insanlara ekolojiye de ekonomi kadar önem vermeleri gerektiğini bir defa daha hatırlatmalıdır.

*    *     *

İkincisi, İstanbul’da yaşayan uzun yıllar eczacılık yapan ve bir kaç yıl önce kaybettiği eşinin hastalığı esnasında yanında bulunabilmek için eczanesini devir eden herkesin derdine koşan efendi insan, İstanbul’daki Çorumluların ağabeysi, kayınbiraderim Sıtkı Seydim’in bir kalp krizi geçirmesi, ambulansla hastaneye kaldırılırken kalbinin durması, hastanede masajla kalbinin çalıştırılması ve orada geçen zamanda başta beyin ve diğer organlarda önemli hasarların meydana gelmesidir.

*    *     *

İşte böyle, toplumsal ve kişisel olaylar üst üste gelince insan öyle bir hüzünleniyor ki bilemezsiniz…

Bütün üzüntüme rağmen siz okuyucularımın Yeni Yılını kutluyor, mutluluk, sağlık ve başarılar diliyorum.

İstanbul