SONBAHAR DEPRESYONU

Şu anda dışarısı oldukça sisli, hava oldukça soğuk ve güneş Almanya’ya geldiğimden beri kendisini pek göstermedi. Bütün bunlar insanları etkiliyor. Önümüzdeki dergide ele alınan “Sonbahar Depresyonu” konusunu okuyunca burada dikkatimi çeken diğer bazı haberleri de dikkate alarak bu yazıyı yazmayı istiyorum.

Türkçe bir kelime olmayan “Depresyon” ülkemizde de çok kullanılmaktadır. İnsanların sıkıntı, bunalım ve ümitsizlik hissetmeleri durumunu tıpcılar depresyon kelimesiyle ifade etmektedirler.

İster mevsim etkisiyle oluşsun, ister imtihan korkusuyla oluşsun ister soydan (genlerden) gelsin depresyon içinde bulunan insanların bir şey yapma konusunda isteksizliği, içe kapanması, yorgunluğu ve bezginliği dikkati çekmektedir. Konu ile ilgilenen pskiyatsirstler ve psikologlara, “Depresyon kadar insanların yaşam kalitesini olumsuz etkileyen ve yaşam isteğinin kaybolmasına yolaçan ve büyük acı veren başka bir hastalık yoktur” dedirtecek niteliktedir.

*     *     *

Japon Kraliyet Ailesi’nde yaşanan bir depresyon olayı tüm dünyada ilgi ile takip edilmektedir.

Japon Veliahtı Noruhito’nun eşi prenses Mosako uzun bir zamandan beri depresyon geçirmektedir. 1993 yılında evlenmeden önce başarılı bir hariciyeci diplomat olan Mosako, evlendikten sonra Kraliyet Sarayı’nın içine çekilmiş ve bir erkek prens doğurması Kraliyetin devamlılığının sağlanması bakımından kendisinden beklenmiştir. Beklentilerin aksine Aiko ismi verilen bir kız evladı doğurmuştur. Devamlı olarak kendisinden bir erkek evlat doğurması beklenmiştir ve halen beklenmektedir.

Mesleğinden kopma, yeknaçar bir saray yaşantısı, yurtdışına seyahat edememe gibi diğer sebeplerin yanında bir erkek evlat doğruamaması, bugün 41 yaşında olan prensesin depresyona girmesine neden olduğu gibi, uzun bir süreden beri ortada görünmemesine de neden olmuştur.

Saray Doktoru Hayashida, “prensesin iyileşme yolunda olduğunu ve yılbaşından itibaren toplumsal hayatta rol alabileceğini ve törenlere katılabileceğini” basına açıklamış bulunmaktadır.

*     *     *

İster tamamen iyileşmemiş Japon Prensesi’nin durumu, isterse günlük yaşamda bir çok defa karşılaştığımız depresyonlu insanların durumu hepimiz için bir uyarı niteliğinde olmalıdır. Bu durumdaki insanların muhakkak sevgi ve şevkatle kucaklanması ve tedavi görmesi gerekmektedir.

Depresyon geçirenlerin aileleri, bu durumda olanların bir an önce iyileşmesi için tıbbi destek almalı ve hastanın durumunu yanlış anlaşılır diye gizlememelidir. Hasta ile sağlık elemanlarınca yapılacak görüşmeler sonucunda rahatsızlığın ana nedeni bulunarak, ilaçlı ve ilaçsız tedavi ile depresyon ortadan kaldırılabilir.

Hannover/Almanya