ITRİ’DEN CEVDET ÇAĞLA’YA

Biraz önce, Kültür ve Turizm Bakanlığı, İstanbul Devlet Klasik Türk Müziği Korosu’nun, şef  Ender Ergün tarafından yönetilen konseri’nden geldim.

On beş günde bir icra edilen bu konserlere gitmekten büyük bir mutluluk duyuyorum. Konseri dinlerken yüz yıllardan berigiderek zenginleşen bir müzik hazinesine sahip olduğumuzu hissediyorum.

Klasik Batı Müziğinin icra edildiği bazı eserleri yazılarımda sizlere tanıtmaya çalıştığım gibi bundan böyle kendimize ait desteklenmesi ve yaşatılması gereken ”Klasik Türk Müziği”miz hakkında, dinlediğim her konserden sonra,sizleri sıkmayacak şekilde genel bilgiler aktaracağım.

Bu yazımın başlığını Itri’den Çevdet Çağla’ya kadar seçmemin nedeni,bu konserde eserler icra edilen bestecilerden en yaşlısının Itri(1638?-1712) ve en gençinin ise Cevdet Çağla(1900-1988) oluşuydu.

*    *    *

Buhurizade Mustafa Itri Efendi

İstanbul’da doğdu. İlk müzik eğitimini Yenikapı Mevlevihanesinde aldıktan sonra tanınmış hocalardan musiki öğrendi. Saraya alındı ve Enderun’da müzik dersleri verdi. Esirciler kahyalığı yaptı.

Çiçek ve meyve yetiştirmekteki merakıyla tanınan bestekar,dini ve din dişı formkarda olmak üzere; Tekbir, Sala, Salat-ı Ümmiye, Na’t, Tevşih, Durak, İlahi, Ayin-i Şerif, Peşrev, Saz Semaisi, Beste, Ağır Semai, Yürük Semai gibi müziğimizin her dalında örnekler vermiştir.

Şair ve hattat olan Itri’nin bin cıvarında eserinden günümüze ancak kırk iki kadarı ulaşabilmiştir.

Itri’nin eserlerinden icra edilen iki parçada eski türkçe, Osmanlıca ve Farsça olduğundan sizlerinden bu güfeleri anlamayacağınızı düşünerek burada güftelere yer vermiyorum.

*    *    *

Cevdet Çağla

İstanbul’da doğan sanatçı yedi yaşında batı tarzında keman öğrenmeye başladı. Bebek Fransız Okulu’nda okudu ve okul orkestrasında çaldı. Musul’lu Hafız Osman Efendi’den Türk musikisi öğrendi. Maarif Nezareti tarafından Batı Müziği eğitimi için Berlin’e gönderildi. Darüttalim-i Musiki Heyeti’nde onbeş yıl keman çaldı. Ankara ve İstanbul Radyolarında yönetici olarak görev yaptı. Bağdat Konservatuar’ı ve İTÜ Türk Musikisi Devlet Konservatuarı’nda keman hocası olarak çalışan bestekarın günümüze beş saz eseri yüzden fazla şarkısı gelmiştir.

Kendisine ait Acem Kürdi Saz Semaisi ve Hicazkar Zeybek saz solistleri tarafından kanun ve ney ile icra edilmiştir.

*    *    *

Bugün icra edilen eserlerden Rıfat Bey’e (1820 – 1888) ait aşağıdaki Rast şarkıyı sizin de bugüne kadar birçok defa dinlediğinizi ve benim gibi sevdiğinizi tahmin ederek bu şarkının güftesini sizlerle paylaşmak istiyorum.

Karlı dağı aştım geldim

Aşk oduna düştüm geldim

Ben yare ulaştım geldim

Ben gönlümü aldırdım

Bakın şu kaşları yaya

Cemali benziyor aya

Aşkıdır bana sermaye

Ben gönlümü aldırdım

Gül benzimi soldurdum

Nazlıca yardan ayrıldım

Dağlara düştüm geldim

*    *    *

İzlediğim bu konser daha önce size yazılarımda aktardığım içinde bulunduğum üzüntülü ortamdan uzaklaşmamı da sağladı.

Sizlere de Çorum’da icra edilen benzeri konserlere giderseniz hem Klasik Türk Müziği’nin gelişmesine katkıda bulunur hem de birkaç saat dünya gailesinden uzaklaşırsınız.

İstanbul