Li-Li’nin HİKAYESİ

Son günlerde yoğun işlerim nedeniyle sizlere bir haftadan beri seslenemedim. Yarın da yurt dışına çıkacağımdan bana elektronik posta yoluyla gönderilen ve sevginin nasıl kapıları açabildiğini ortaya koyan belki de bildiğiniz bu hikayeyi aşağıda değerlendirmenize sunuyorum.

*    *    *

Uzun yıllar önce Çin’de Li-Li adli bir kız evlenir ve aynı evde kocası ve kaynanası ile birlikte yaşamaya başlar.

Lakin kısa bir süre sonra kayinvalidesi ile geçinmenin çok zor olduğunu anlar. İkisinin de kişiliği tamamen farklıdır. Bu da onların sık sık kavga edip tartışmalarına yol açar.

Bu, Çin geleneklerine göre hoş bir davranış değildir ve çevrede  tepkiyle karşılanır.

Birkaç ay sonra bitmez tükenmez gelin- kaynana kavgalarından ev, o ve eşi için cehennem haline gelmiştir.

Artık bir şeyler yapmak gerektiğine inanan genç kadın, doğru babasının eski bir arkadaşı olan baharatçıya koşar ve derdini anlatır. Yaşlı adam ona , bitkilerden yaptığı bir ekstre(hülasa) hazırlar ve bunu 3 ay boyunca her gün azar azar kaynanası için yaptığı yemeklerin içine koymasını söyler.

Zehir az az verilecek, böylece onu gelininin öldürdüğü belli olmayacaktır. Yaşlı adam genç kıza kimsenin ve eşinin şüphelenmemesi için kaynanasına çok iyi davranmasını, ona en güzel yemekleri yapmasını söyler.

Sevinç içinde eve dönen Li-Li, yaşlı adamın dediklerini aynen uygular. Her gün en güzel yemekleri yapar. Kaynanasının tabağına azar azar zehiri damlatır. Kimseler şüphelenmesin diye de ona çok iyi davranır. Bir süre sonra kayınvalidesi de çok değişir ve ona kendi kızı gibi davranmaya  başlar.

Evde artık barış rüzgarları esmeye başlar. Bunun üzerine genç kadın, kendisini ağır bir yük altında hisseder. Yaptıklarından pişman bir vaziyette baharatcı dükkanının yolunu tutar ve yaşlı adama şu ana kadar kaynanasına verdiği zehirleri onun kanından temizleyecek bir iksir yapması için yalvarır. Yaşlı kadının ölmesini artık istememektedir.

Yaşlı adam, yaşlı gözlerle karşısında konuşup duran Li-Li’ye bakar ve kahkahalarla gülmeye başlar. “Sevgili Li-Li ” der,”Sana verdiklerim sadece vitaminlerdi.Olsa olsa kayinvalideni, daha da güçlendirdin.Hepsi bundan ibaret. Gerçek zehir ise senin beyninde olandı.

Sen ona iyi davrandıkça o da değişti ve kavga yerini sevgiye bıraktı;böylece siz gerçek bir ana-kız oldunuz.” dedi. Eski bir Çin atasözü söyle der: “Gül verenin elinde gül kokusu Kalır”. Sevilen insan, sevgisini insanlara veren insandır.”

*    *    *

Li-Li hikayesini ve benzerlerini hepimiz yaşarız ve biliriz ama bu gibi durumları çözerken birlerimize nadiren vitamin ve gül veririz.

Not: Sevgi ve muhabbetle mübarek Mevlid Kandili’nizi kutlarım.

Kargı’nın Saraycık Köyü’nde evlerin büyük bir kısmının yanmasından üzüntü duydum. Afetzedelere geçmiş olsun dileklerimi sunarım.

İstanbul