YOKSULLUK ve AÇLIK

Dünyada yaklaşık olarak her beş kişiden biri yoksuldur.Diğer bir ifade ile 2 milyara yakın bir nüfus yaşamını çok zor şartlar altında sürdürmektedir. Özellikle kadınlar ve bilhassa çocuklar bundan olumsuz etkilenmektedir.Dünyada açlık çeken  1.5 milyon kişiye Birleşmiş Milletler’e (BM) bağlı Dünya Gıda Programı (WFP) para kalmadığı için yeteri kadar yardım yapamamaktadır. Her 3.5 saniyede bir insan açlıktan ölmektedir. Aşağıda verilen ve Afrika’da çekilen çocuğun fotoğrafı insanı etkiliyor ve dünyanın geleceği açısından pek iyimser kılmıyor. Konu ile doğrudan ilgili olmamasına rağmen Afrika’da her  30 saniyede bir sıtma nedeniyle ölen bir çocuk ve yine her gün AIDS nedeniyle ölen 6000 insan olduğunu belirtmeyi isterim.

II. Dünya savaşı sonrasından bugüne kadar,dünya genelinde büyük bir büyüme yaşanmasına rağmen en yoksul ülkeler ile en zengin ülkeler arasında gelir farklılığı kapatılamamıştır.Bugün dünya ticaretinin yüzde 83’ü sayıları yirmi civarında olan kalkınmış ülkelere aittir.Bu nedenle dünyada 1 milyar insan günde 1 dolar (1.35YTL), 2 milyar insan ise günde 2 dolar(2.70YTL) ile yaşamını sürdürmeye gayret etmektedir. Bölgesel sorunlar, iç savaşlar ve ekonomik ambargolar yoksulluğu ve açlığı artırmaktadır. Ülkemizde de 20 milyona yakın insan yoksulluk sınırında, 1 milyona yakın insanda açlık sınırında yaşamaktadır. 10 milyonun üzerinde insan ‘’Yeşil Kart ‘’ sayesinde sağlık hizmeti alabilmektedir. Kamuya ve özel kuruluşlara ait sosyal hizmet veren birimlerin önünde kuyruklar her geçen gün azalacak yerde daha da artmaktadır.Yaşadığımız mübarek Ramazan ayında hizmet veren çadırlardaki kalabalık bunun bir göstergesi değil mi? Aşağıda gördüğünüz Ramazan çadırında çekilen fotoğraf  bu acı gerçeği ortaya koymuyor mu?

Bunun için ne yapmalıyız diye kendime sorduğumda hemen aklıma gelen öncelikli başlıkları aşağıda veriyorum:

• Kalkınmalıyız

• Eğitime önem vermeliyiz.

• Nüfus artışını kontrol altına almalıyız.

Çok kapsamlı olan bu konular üzerinde hem fikir olduğumuzu düşünüyorum.Böyle olmasına rağmen bugüne kadar kalkınmış ülkeler kadar başarılı olamadığımız hususlar…

İstanbul da bir konsere katılan müslüman olduktan sonra adını Yusuf İslam olarak değiştiren Cat Stevens parçalarına başlamadan önce yaptığı konuşmada,’’Ramazan açlık içindeki insanları gün boyu aç olarak hatırladığımız bir ay… Birçok insan aç… Bunun için sadece bir ay değil, bütün yıl dünyadaki aç ve susuz insanları hatırlamamız gerekir’’ dedi. Hakikaten bu çok doğru bir tespit.

İnsanlara yardım etmek,onlara bir çıkış yolu göstermek çok insancıl bir davranış…Bu iki fotoğrafı dikkatle bir defa daha incelediğimde, bilhassa dünyanın ve bizim geleceğimiz olan gençleri eğitmek, kalkındırmak ve ailelerinin içinde bulundukları yoksulluk ve açlık durumundan onları kurtarmak hedefimiz olmalıdır diyorum.

İnsanlara balık vermek yerine balık tutmayı öğretmek öncelikli hedefimiz olmalı…

İstanbul, 17 Ekim 2005

Not: Bu fotoğraflar 13 Ekim 2005 tarihli Milliyet gazetesinden kopya edilmiştir.