YUNANİSTAN KİME KARŞI SİLAHLANIYOR?

Basında yer alan haberlere göre, Dünya Bankası verilerine göre en fazla silahı 2.4 milyar dolarla Hindistan ve 2.2 milyar dolarla Çin aldı. Yunanistan’ın ise 1.4 milyar dolarla üçüncü olduğu haberlerde yer aldı.Türkiye ise son beş yılda alımını 1 milyar dolara yakın azaltarak 418 milyon dolara indirdiği silah alımlarıyla 10’unculuğa kadar indi.

Bu rakamları dikkate alarak Yunanistan’ın nüfusu 10 milyon ve Türkiye’nin nüfusu 70 milyon olduğuna göre, kişi başına yılda silah alımına ayrılan parayı mukayese ettiğimizde bu rakamın Yunanistan’da 140 dolar,Türkiye’de ise 6 dolar olduğu görülmektedir.Eğer Türkiye son yıllarda geliştirdiği kendi silah  sanayii ile bu farkı kapatabiliyorsa ne mutlu bize.Ama ben bu durumun böyle olduğunu tahmin etmiyorum.

Bu netice beni şu soruyu sormaya yönlendiriyor;

”YUNANİSTAN KİME KARŞI SİLAHLANIYOR ?”

Evet,Yunanistan kime karşı silahlanıyor? Herhalde Balkanlardaki komşuları olan Arnavutluk,Makedonya ve gelecek sene Avrupa Birliği’ne girecek Bulgaristan’a karşı bu silahları almıyor.

Tabii ki Türkiye’ye karşı alıyor.

1821 yılında Osmanlı’ya karşı Mora’da ayaklanarak kurulan Yunanistan, Avrupa devletlerinin de desteği ile hudutlarını ezeli düşmanı gördüğü Osmanlı’nın topraklarını ele geçirerek genişletti.Bununla yetinmedi I.Cihan Harbi sonunda ”Büyük İdeal”ini (Megalo İdea) gerçekleştirmek için Anadolu’ya çıktı.Türk Milletini etrafında birleştiren Atatürk onlara gereken dersi verdi ve geldikleri yere geri gönderdi.Tahmin etmedikleri bir anda,hem de Kıbrıs’ı Yunanistan’a ilhak etmek istedikleri 1974 yılında, Kıbrıs’a Türk ordusunun çıkması onların ikinci defa planlarını bozdu…

Bugün Avrupa Birliği’nin üyesi olan Yunanistan, aynı kuruluşa Güney Kıbrıs’ın da üye olmasını sağlayarak ülkemizi politik anlamda kıskaça aldı.Silahlanarak ordusuna özel vurucu bir etkinlik sağlamaya çalışan Yunanistan AB desteğini de arkasına alarak Kıbrıs ,Ege ve kıta sahanlığı gibi sorunları lehine çevirmeye,çözmeye ve hatta neticelendirmeye çalışmaktadır.

Bu noktada Türk Milleti’nin şapkasını önüne koyup ciddi olarak düşünmesi ve Türk ordusunun durumunu irdelemesi gerekir.Eğer benim gibi düşünüyorlarsa her ortamda bu durumun vahametini(korkulacak tehlikeli durum) bizi idare edenlere haykırarak duyurmalıdırlar.

İstanbul,28 Nisan.2006