ORHAN PAMUK’A  NOBEL EDEBİYAT ÖDÜLÜ VERİLDİ

2006 Nobel Ödülleri bu hafta içinde dağıtıldı.Türkiye 1901 yılından beri ilk defa bir Nobel Ödülü aldı.Bu ödül Orhan Pamuk’a verildi. Barış Ödülü ise daha önceki yazımda kendisi hakkında sizleri  bilgilendirdiğim Doğu Türkistan’lı Uygur Türk’ü Rabia Kadir’e verilmedi. Barış Ödülü Bangadeşli profesör Muhammed Yunus’a verildi.Bu iki dal dışındaki Fizik,Kimya,Tıp ve İktisat ödüllerine hiçbir Türk aday olarak gösterilmedi.

*     *     *

Orhan Pamuk’un Edebiyat Ödülüne layık görülmesi ve ilk defa Türkiye’nin bu Ödülü alması ülkemizde beklenen çoşkuyu yaratmadı. Cumhurbaşkanı bu konuda hiçbir harekette bulunmaz iken Başbakan kendisini tebrik etti.

Sabah gazetesinin devam eden ve şu ana kadar 21823 kişinin katıldığı anketinin neticelerine biraz önce sizin için baktım;

2006 Nobel Ödülünü

Orhan Pamuk kazandı

Sevinemedim    % 66,48

Sevindim                      % 28,87

Fikrim yok                    %  4,65

Bu anket Türk halkının tamamının böyle bir Ödül karşısında çoşku içinde olmadığını gösteriyor.

Kültür ve Turizm Bakanlığı Müsteşarı Mustafa İsen Orhan Pamuk’un ödüllendirilmesi konusunda ”Nobel Ödülü edebi yönüne verilmiştir.Siyasi beyanlarını ya da görüşünü bakanlık olarak değerlendirmiyoruz” dedi.

Yazar Oktay Ekşi, Hürriyet gazetesindeki köşesinde;

”Orhan Pamuk’un aldığı ödül sadece onun değil aynı zamanda “Türkçe”nin ödülüdür. Çünkü bu ödül dilimizin Nobel ödülü kazandıracak zenginlikte ve edebi incelikte olduğunu da ispat etmektedir.

Elbet tüm ulusumuz adına gurur verici bir olay.

Sadece gurur verici değil, bu ödül, kendi ulusunu beğenmeyip ikide bir “Bugüne kadar Nobel almış bir Türk çıktı mı?” diyen, “Türkler geridir, ilkeldir, köylüdür, kabadır” propagandası yapan aile boyu yazarlara verilmiş bir yanıttır.

İlginçtir bunlar Türk ulusunun Nobel ödülü almamasını eleştirirler ama “yazar” olarak kendilerinin neden alamadıklarını sorgulamazlar.

Lafı bu konudan açmışken devam edelim:

Orhan Pamuk’un aldığı ödül evet çok önemlidir ama Pamuk’un bu ödülü almak için yaptığı “atraksiyon”ların unutulmadığı da bir gerçektir.

Ne yazık ki Orhan Pamuk Batı dünyasının özellikle “Edebiyat ödülü almak istiyorsan -haklı olmak şart değil- kendi  ülkenle ters düşmelisin” kuralını benimseyip uyguladı:

Tuttu, önce İsviçre’de yayınlanan bir gazeteye “Bu topraklarda bir milyon Ermeni, 30 bin Kürt öldürüldü” diye demeç verdi.

Orhan Pamuk kendisinin sadece “edebiyatçı” değil aynı zamanda “tarihçi” olduğunu söylese, idddiasını ispat edecek kanıtlardan söz etse, dediklerine “bilim” adına kulak vermek gerekirdi.

Ama ortaya ne bir kanıt ne de ciddi bir gerekçe varken kendi milletini böyle ağır bir iftira ile yerin dibine sokmak ancak maksatlı olabilirdi.

Orhan Pamuk’un bir romancı, bir edebiyatçı olarak değerini konunun uzmanları beyan etsinler.

Bize gelince… Sayın Pamuk’a Nobel ile birlikte ahlaki zafiyet ödülü de verilse iyi olurdu diye düşünüyoruz.” şeklinde değerlendirme yaptı.

Yazar Mehmet  Barlas, Sabah gazetesindeki yazısında;

” Türk edebiyatından bir Orhan Pamuk’un çıkması, O’nun çeşitli baskılara hedef olmasına karşın bu topraklardaki kültür sentezini yansıtmaktaki kararlılığı, ” Çok seslilik “in, ” Özgür düşünce “nin bir zaferidir. Bu modelde ” Ermeni Sorunu ” da Türkiye’de tartışılabilir. Ama kimse “Tartışılmazlar Listeleri ” yapamaz.” şeklinde farklı bir değerlendirme yapmıştır.

*     *     *

Ben de Orhan Pamuk’a Nobel Edebiyat Ödülünün onun edebi yönüne verildiğini ummayı istiyorum.Eğer böyle ise sevinirim.Yoksa bu ödül kendisine, Birinci Dünya Harb’inde ve son 20 yılda Güneydoğu’da şehit olan Türklerden hiç bahsetmeden “Bu topraklarda bir milyon Ermeni, 30 bin Kürt öldürüldü” diye verdiği demeçi ve sergilediği benzer tutumları için sunuldu ise sevincimin yerini üzüntü alır.

İstanbul,15 Ekim 2006