YAPMA, ELLEME, DOKUNMA

Çocuklarımızı yetiştirirken büyükler olarak onlara karşı takındımız tavırlarımıza genelde pek dikkat etmeyiz.Onların kendilerini geliştirmelerine imkan vermeyiz ve olurolmaz yerde onları tenkit eder ve yapma,elleme,dokunma gibi sözcüklerle kendilerini devamlı uyarırız.

Bu tutumumuzun nelere mal olabileceğini öğrenmek istiyorsanız yazımın aşağıdaki kısmını okuyunuz.

*     *     *

Bir laboratuvarda deney yapılıyor. İçinde bir büyük ve çokça küçük balığın olduğu kocaman bir akvaryum konuyor. Haliyle, büyük olan acıktıkça küçükleri yiyor…

Daha sonra akvaryumun ortasına dikey bir cam yerleştiriliyor böylece  akvaryum ikiye ayrılıyor.

Büyük balık bir tarafa küçük balıklar da diğer tarafa yerleştiriliyor.

Büyük balık cam bölmeyi geçmek ve küçük balıkları yemek için defalarca deneme yapıyor. Bu durum tam 28 saat boyunca sürüyor. 28 saatin sonunda büyük balık artık diğer tarafa geçmek için mücadele etmeyi bırakıyor.

Deneyin sonunda cam bölme kaldırılıyor. O da ne!!!

Büyük balık küçükleri yemek için hiçbir hamle yapmıyor. Saatler geçtiği halde onları yemediği görülüyor.

*     *     *

Buna psikolojide “Öğrenilmis Güçsüzlük” deniliyor.

İstatistiklere göre bir çocuk ergenlik yaşına gelinceye kadar ortalama 148.000 defa anne babasının, “yapma, elleme, dokunma,” gibi sözlerini duyuyormuş.

Böyle olunca da çocukta büyüyünce “yapamama”, “edememe” özellikleri gelişiyor ve özgüvenini yitiriyormuş.

İstanbul,29 Kasım 2006

Not:Yıllardan beri her zaman arayan,bayram kartları ile bana yakınlığını ve sevgisini bildiren değerli hemşehrimiz eğitimci,”kültür adamı”Mustafa Necati Sucuoğlu’nun vefat haberini Çorum Haber gazetesinden büyük bir üzüntü ile öğrendim. Çorum kültür hayatına katkısını bir defa daha vurgulayarak kendisine Allah’tan rahmet ve kederli ailesine başsağlığı diliyorum.