BAYKAL’A SORULAN BİR SORU VE CEVABI

Marmara Stratejik Araştırmalar Vakfı Akademik Konseyi’nin Ocak ayındaki aylık toplantısına davetli konuşmacı olarak katılan CHP lideri Deniz Baykal’ın Türkiye’nin içinde bulunduğu durum ile ilgili olarak yaptığı çok önemli açıklamalarını ”BAYKAL’IN  ORTADOĞU’DAKİ YANGIN KORKUSU!” başlıklı yazımda sizlere duyurmuştum.

Aynı toplantıda sayın Baykal’a çeşitli sorular da yöneltildi. Akademik Konsey üyesi Ömer Sunman’ın sorduğu önemli soruyu ve aldığı cevabı içeren mailini aşağıda sizlerin bilginize ve değerlendirmenize sunuyorum.

*     *     *

”Sayın Baykal’a şu soruyu yönelttim;

Sayın Başbakanımız R.T.Erdoğan henüz sadece seçimler sonrasında iktidar olmuş bir partinin başkanı ve yasal nedenlerle milletvekili olamamış bir siyasi iken ABD, Fransa Başkanları Almanya ve İtalya Başbakanlarınca ülkelerinde kabul edilip içeriği halen tam olarak bizlere yansımamış görüşmeler yaptıktan sonra yurda dönmüştür.

Bunu takiben Ana Muhalefet Partisi Başkanı olarak sizin girişiminizle kendisinin TBMM üyesi olabilmesi için çok özel bir Anayasa ve Seçim Yasası tadilatı yapılarak, bir de Siirt Milletvekili istifa ettirilerek tek ilde ara seçim yaptırılmış ve istenilen sonuç alınarak Sayın R.T.Erdoğan önce Milletvekili, hemen ardından da istifa ettirilen Sayın A.Gül hükümetinin yerine yeni hükümeti kurmakla görevlendirilerek Başbakan yapılmıştır.

Neden bu değişikliğe önderlik ettiniz? Bu konuda özellikle ABD yönetiminden size yönelik bir uyarı,baskı veya herhangi bir şekilde ikna edici bir yaklaşım oldu mu? Olmadı ise bu konuda özellikle bugünlerde dolaşan ve şahsınızda CHP’nin de yıpratılmasına neden olduğunu sandığım söylentilere karşı bir girişiminiz veya açıklamanız olacak mıdır?

Cevap şu olmuştur:

Bu konuda sadece kendi inisiyatifimle hareket ettim, zira çok kısa bir süre önce yapılmış olan genel seçimlerde oyların % 34’ünü almış olan bir partinin liderinin “çektiği bir cezaya ilaveten hayat boyu seçme ve seçilme haklarından mahrum edilmesi hiçbir uygar demokrasinin kabul edemeyeceği bir cezadır” TBMM dışında kalması kabul edilemezdi.

Bu konuda ne iç ne de dış bir odaktan etkilenmedim ve temasım olmadı. Eğer bunu gerçekleştirememiş olsaydık doğacak sonuçların ne denli ülke çıkarlarına zarar vereceğinin tahmin edebileceğini sanıyorum.”

*     *     *

Geçmişte çok tartışılan ve halen de güncelliğini  koruyan bir konuda Ana Muhalefet Partisi liderinin açıklamalarının karanlık kalan bazı hususlara açıklık getirdiği için bu maili sizlerle paylaşmayı istedim.

İstanbul, 8 Şubat 2007