BAYKAL’IN ORTADOĞU’DAKİ YANGIN KORKUSU!

Marmara Stratejik Araştırmalar Vakfı Akademik Konseyi’nin aylık toplantısına davetli konuşmacı olarak katılan CHP lideri Deniz Baykal, Türkiye’nin içinde bulunduğu durum ile ilgili olarak çok önemli açıklamalar yaptı.

Ortadoğu’daki yangının ülkemizi de sarmaması için çok dikkatli olmamız gerektiğni hassasiyetle vurguluyan Sayın Baykal’ın konuşması esnasında tutabildiğim notlardan faydalanarak önemli gördüğüm hususları sizlerin değerlendirmenize sunmayı istiyorum.

*     *      *

-Son 60 yılda Amerika’nın güçü dünya da kabul edilmiştir.Ama eski Amerika Cumhurbaşkanı Bill Clington’un da belirttiği gibi ABD zaman içinde etkisizleşecektir.

– Artık ABD’nin mutlak güç olmaktan çıktığını görmekteyiz.Bunun ilk işareti İran’da ortaya çıktı.ABD 1979’da Humeyni’nin Tahran’a gelişi ile bunu yaşadı.

-Artık ABD kendisi meydan okuma ile karşı karşıya. Kuzey Kore’nin nükleer güç olması ve İran’ın aynı yolda ilerlemeside bunun diğer örnekleri.

-11 Eylül krizi mutlak güvenlik olmadığını gösterdi.Dünya yeni bir tehdit ile karşı karşıya olup bu özellikle büyük devletlere yöneliktir.

-11 Eylül’e mukabele etmek isteyen ABD yeni bir politika ortaya koydu ve önce Afganistan’a sonra da Irak’a müdahale etti.

-Irak müdahalesi üç yıl oldu. Bu askeri müdahale ile bir sonuç elde edememiştir.Bu durum vahim bir tabloyu ortaya çıkarmıştır.

-ABD,Irak’a müdahale planlarken ne netice vereceğini düşünmemiş ve kimse ile  istişare etmemiştir.Tek başına karar aldı ve tek başına yürüdü.

-Geldiğimiz noktada ek güç getirerek başarıya ulaşamaz.

-Irak ,Lübnan ve Filistin’de insanlar giderek kimliklerini mezhepsel ve etnik temellerine dayandırır oldular.Din eksenli bir çatışma Ortadoğu’yu kapladı.Çatışmalar Sunni,Şii çatışmasına döndü.

-ABD Sunni ile Şii’yi çarpıştırarak çıkış arıyor.

-İsrail’in varlığını Hamas ve Hizbullah içine sindirmemiştir.Suriye ve İran’da içine sindirememiştir.

-Ortadoğu’ya yapılan askeri müdahale ile Pandora’nın kutusu açılmıştır.

-Ortadoğu yanmaktadır. Bu yangının Türkiye’ye bulaşmaması gerektiğine inanıyorum.Ülkemiz bu yanan ateşin içine girmemelidir.

-Türkiye bölgede değil kendi içinde sorunlar yaşayabilir.

-Iran rejimini doğrudan taşımasada bölgesel güç olarak Türkiye’yi etkileyecektir.

-Türkiye 80 yıldır etnik kimliğe dikkat ederek ırka, mezhepe dayanmadan ulusal devletini sürdürdü.

-Atatürk’ün dediği gibi Cumhuriyeti kuran herkes Türk Milleti mensubudur.

-1 Mart tezkeresi ile ABD Türkiye’ye Irak’a birlikte hareket edelim dememiştir.Hiçbir zaman birlikte Irak’ta yeni bir tablo oluşturalım dememiştir.Türk askeri ile hiçbir zaman birlikte olmayı istememiştir.Türkiye’nin hafif silahlarla donatılmış ordusunun 25-30 kilometre içeri girmesini en sonunda kabul etmiştir.Bizden istediği ise 62.000 asker,250 uçak ve 60 helikopter ile Amerikan askerinin Güneydoğu’ya konuçlandırılması olmuştur.Çıkış tarihini ise belli etmemiştir.

-6 ay sonra Meclis kararı ile asker gönderilmesi kararı alındığında ABD sakın gelmeyin demiştir.

-Türkiye’nin komşusu Irak parçalanmak üzere. Kerkük sorunu çözüldükten ve güvence altına alındıktan sonra ayrışmayı kimse önleyemez.Şu anda Kerkük sorunu çözüme doğru götürülüyor.

-Avrupa’da sınırların güvenliği ve bölünmeme AB tarafından garanti edilmiştir.Ortadoğu’da böyle bir anlaşma yoktur.

-Yugoslavya ve Rusya parçalandı. Bu Ortadoğu’ya örnek  gösteriliyor.Yugoslavya yabancı müdahale olmadan kendi iç güçlerinin etkisiyle ayrılmıştır.Rusya’da ise Anayasa’nın verdiği şartlar ile mümkün olmuştur.

-Irak’taki ayrışma ise bir işgal sonunda gerçekleşmektedir.

-Kuzey Irak’ta ayrı bir yapı olarak ortaya çıkarılıyorsa,o toprakların komşu ülkeyi karıştırmak isteyen,o ülkeye saldıranları engellemesi gerekir.Halbuki PKK’nın resmi büroları bu bölgede serbest şekilde faaliyet göstermektedir.Yerleri,kişilerinin kimlikleri, hepsi Türkiye tarafından bilinmekte olup ilgililere duyurulmasına rağmen hiçbir şey yapılmamaktadır.

-Kuzey Irak Bölge Anayasa’sının girişinde Sevr Anlaşması’nın 61,62,63 ve 64. maddelerine atıf vardır.(Bu atıfta,”1920 yılında imzalanan Sevr Anlaşması’nın 62-64 nolu maddeleri Kürtlere self-determinasyon hakkını tanımasına rağmen, uluslararası çıkarlar ve siyasal dengeler Kürtlerin bu hakkı elde edip uygulamaya geçirmelerini engellemiştir.”denilmektedir.A.S.)Bu ne demektir? Kendileri Irak’ta oluşan bir bölge devleti değil,Türkiye’yi etkileyen bir oluşum

-Eğer onlar diyorsa ki biz komşu ülkede etnik parçalanmayı destekliyoruz.Bizim bunu kabul etmemiz mümkün değildir.Onlar PKK’ya gereğini söylemelidir.

– Ateş Paşa’nın Suriye’ye söylediği gibi durumun sürdürülemeyeceğini Irak’a da söylememiz gerekir.Ciddi tavır Öcalan’ın Suriye dışına çıkarılmasını sağladı.Ne yazık ki yetkililere bunu anlatamadık ve kabul ettiremedik.

-ABD Dış İşleri Bakanı Ortadoğu’da haritalar değişmeli diyor.Hangi haritalar?  Türkiye ile ilgili haritalar ortada dolaşıyor.

-Dönüp dolaşıyor herşey ekonomiye dayanıyor.Türkiye kendi ayakları üzerinde duran bir duruma gelmelidir.11 yıldır uygulanan istikrar politikaları bunu mümkün kılamamıştır(Burada cari açık,dış açık ve borçlarımız ile ilgili rakamlar verildi.A.S.)Türkiye kalkınma ve gelişme çizgisine oturtulamadı. Bu sağlanmayınca, Türkiye’nin istediği gibi hareket etmesi engelleniyor.

-Türkiye’nin başta eğitim olmak üzere birçok sorunu bulunmaktadır.Türkiye’yi başkalarının oyun sahası haline getirmeden bunları aşmamız gerekir ve aşarız.Ama Bush’un yarattığı krizi aşabilirsek herşeyi aşarız.

*     *      *

Değerli okuyucularım, Ana Muhalefet Partisi’nin Genel Başkanı’nın anlattıklarına hassasiyetle kulak verilmeli…

Ortadoğu’daki yangının Türkiye’ye sıçramaması için hassas olunmalı…

Vermekte olduğumuz sınavdan başarı ile geçmeliyiz.Yoksa güçlüklerlekarşılaşırız.

İstanbul, 1 Şubat 2007