SAVAŞ NEDENİ SU!

Ülkemizi yakinen ilgilendiren “IRAK SAVAŞI” gibi nice çatışmaların nedeni olarak bugün akla ilk gelen “PETROL”dür. Aşırı petrol tüketen ülkeler yanında petrole sahip olmayan ülkeler, bu çok kıymetli madde için harp yapmaktan çekinmemektedirler.

21. yüzyıl ise küresel ısınmanın da etkisi ile dünyada “SU” kaynakları yetersiz olacak ve ülkeler arasında “SU SAVAŞLARI” kaçınılmaz olacaktır.

*     *     *

Antalya-Belek’te 22-24 Mart tarihleri arasında V. Dünya Su Forumu hazırlık çalışmaları kapsamında tertiplenen “ULUSLARARASI NEHİR HAVZALARI YÖNETİMİ KONGRESİ”nde su kaynaklarının en optimum (uygun) şekilde kullanılması ve değerlendirilmesi dünyanın bir çok ülkesinden gelen hükümet temsilcileri, kamu kuruluşları yöneticileri, özel yatırımcılar, üniversite mensupları ve araştırmacılar tarafından tartışıldı.

Ben de bu kongreye “Almanya’da Ruhr Havza Birliği ile Yeşilırmak Havza Kalkınma Projesi Birliği’nde Altyapı Planlaması ve Uygulamaları” başlıklı bir tebliğ sundum. Bu tebliğimle Çorum’un da içinde yer aldığı Yeşilırmak Birliği’nin sorunlarını ve çözüm yollarını ortaya koydum.

*     *     *

Dünyada su zengini ülkeler olduğu gibi su fakiri ülkeler de bulunmaktadır. Ülkelerin yıllık tüketilebilir yerüstü ve yeraltı su potansiyelinin ülkelerin nüfusuna bölünerek kişi başına düşen yıllık su miktarı m3 cinsinden hesaplanmaktadır.

Günümüzün teknik ve ekonomik şartları çerçevesinde bu potansiyel 112 milyar m3 civarındadır. Nüfusumuzu 70 milyon olarak kabul ettiğimizde kişibaşına düşen yıllık su miktarı 1600 m3’dür. Türkiye su zengini bir ülke değildir. Su zengini ülkelerde bu değer 10.000 m3 civarındadır. Bu ülkelere Kanada, ABD, Kuzey ve Batı Avrupa ülkeleri örnek olarak verilebilir. Genelde ortadoğu ülkeleri su sıkıntısı yaşamaktadırlar. Bu değer kişi başına Irak’da 2110, Suriye’de 1420, İsrail’de 300, Ürdün’de 250 ve Filistin’de 100 m3’dür. Türkiye’de nüfus artışı bu hızla devam ettiği taktirde 2030 yılında nüfusumuz 100 milyona varacak ve kişi başına düşen kullanılabilir su miktarı yıllık 1000 m3 civarında olacaktır. İşte bu durumda Türkiye su fakiri ülkeler arasında yer alacaktır.

*     *     *

Bir nehrin havzası birkaç ülkede yer alıyorsa, o nehrin suyunun kullanımı konusunda anlaşmazlıklar ortaya çıkmakta ve bazen bu durum ülkeler arasında savaşlar doğmasına neden olabilmektedir.

Dünyada, su paylaşımı sorunlarının anlaşılarak çözüldüğü veya çözülmediği 263 uluslararası nehir havzası bulunmaktadır. Bunlar arasında uluslararası tartışmalarda ülkemizde yer alan Dicle ve Fırat nehirleri ile Nil, Tuna, Ren ve benzerleri sayılabilir.

Fırat ve Dicle ile ilgili olarak istediklerini elde edebilmek için Suriye’nin o zamanki lideri Hafız El Esad’ın Apo’yu yıllarca Şam’da beslediğini ve Türkiye’yi zayıflatmak için kullandığını hepimiz biliyoruz. Halen bu konuyu sıcak tutmak isteyen ülkelerin sayısı az değildir.

10 ülkenin içinden geçen Nil nehrinin suyunun bugün yüzde 80’ini Mısır kullanmaktadır. Nehrin üst bölgesinde (menbasında) bulunan ülkelerin  suyu daha fazla kullanma istekleri Mısır tarafından kabul edilmemekte ve gereğinde silahlı çatışma ile engelleneceği ifade edilmektedir.

*     *     *

Bu kongrede yapılan tartışmalarda Arap ülkelerinden gelen katılımcıların ısrarla Fırat ve Dicle üzerinde söz sahibi olma arzularını hissettim. Bazı Batı ülkelerinden gelenler de onları destekliyordu.

Basında ve televizyonda da sık sık dile getirildiği gibi “SU SAVAŞLARI” bu yüzyılın en hassas konusu olarak çağa damgasını vuracaktır.

Su konusunun önemini göz ardı etmeyiniz!

Antalya, 26 Mart 2007