10. AVRASYA EKONOMİ ZİRVESİ ve MİLLİ SAVUNMA BAKANIMIZIN AÇIKLAMALARI

Düzenleyicileri arasında benim de bulunduğum ve aralıksız on yıldan beri sürdürülen 10. Avrasya Ekonomi Zirvesi 2-3-4 Mayıs tarihlerinde İstanbul Ticaret Odası Meclis Salonunda yapıldı.

Marmara Grubu Vakfı Başkanı Dr. Akkan Suver, toplantı ile ilgili olarak “Bu bir ideal ve gönül işidir. Her yıl dünyanın çeşitli ülkelerinden Cumhurbaşkanlarını, bakanlarını ve üst düzey yöneticilerini 3 gün boyunca İstanbul’da ağırlıyoruz ve dünya gündeminin maddelerini tartışmaya açıyoruz.” Açıklamasında dikkati çektiği gibi bu zirveye 27 ülkeden 4 eski Cumhurbaşkanı, 1 Başbakan Yardımcısı ve 16 bakan katıldı. 10 yıl önce 6 ülkenin katıdığı bu toplantılara geçen sene 32 ülke katılmıştır.

Bu toplantının üçüncü gününün kapanış oturumunda “Ortadoğu’da Barış – Irak’ın Güvenliği ve Enerji Sorunu” konusu ele alındı. Milli Savunma Bakanımız M. Vecdi Gönül’ün yaptığı konuşma dinleyiciler ve basın tarafından ilgi ile izlendi. Konuşmadan önemli gördüğüm bazı kısımları aşağıda aynen değerlendirmenize sunuyorum.

*     *     *

Bilindiği üzere Irak, dünya gündeminde önemli bir yer tutan, bu coğrafyadaki gelişmelerin bütün ülkeleri az ya da çok etkilediği, komşu ülke olmamız hasebiyle özellikle bizi en çok etkileyen sıcak bir bölge haline gelmiştir.

Irak, Türkiye ve bölge için neden bu kadar önemlidir? Genel hatlarıyla Türkiye, Irak için ne düşünüyor? Irak’la ilgili görüşlerimizi şöylece özetleyebiliriz:

  • Irak çok uzun bir tarihi, köklü bir kültürü paylaştığımız, tabiat ve insan kaynakları eşsiz denecek derecede zengin, beşeriyete en muhteşem medeniyet katkılarınd abulunmuş, halkının azımsanmayacak bir bölümü akrabalarımız olan bir komşu ülkedir.
  • Irak’ın siyasi ve toprak bütünlüğü yalnız bölgesel bakımdan değil, aynı zamanda global güvenlik açısından da fevkalade önemlidir.
  • Irak bölgeyi ve dünya genelini tehdit eden, terör ihraç eden veya terörün kaynağı bir ülke haline gelmemelidir.
  • Irak’ın bütünlüğünü etkileye ve bütün Ortadoğu için potansiyel tehdit oluşturan mezhep çatışmaları mutlaka önlenmelidir.
  • Irak’ta hiç bir gruba ayrıcalık yapılmamalı, demokratik düzen içinde bütün gruplar ahayat ve vatandaşlık hakları tanınmalıdır.
  • Irak’ın zengin tabii kaynakları bütün Iraklıların malıdır ve taraflara eşit düzeyde kullanma imkanı tanınmalıdır.

*     *     *

Hem Asya ülkeleri, hem Balkan ülkeleri ve hem de Avrupa ülkeleri açısından çok yapıcı olan bu zirve hakkında birkaç yazı daha yazacağım.

İstanbul, 4.Mayıs.2007