SARKOZY’İNİN İNADI DEVAM EDİYOR!

Fransa Cumhurbaşkanı seçilmesinin ardından Sarkozy Brüksel’e gitti. Avrupa Birliği Başbakanı diye nitelenebilecek, Avrupa Birliği Komisyonu Başkanı Jose Manuel Barroso’yla görüşen Sarkozy,bu görüşmede “Türkiye’nin üyeliğine karşı olduğumu defalarca söyledim. Görüşlerimi de değiştirmedim. Ben bunu yapmam’’ dediği gibi “Türkiye’nin AB’de yeri olduğuna inanmadığını’’ belirterek, öncelikli gündeminin AB’deki Anayasa krizinin çözümü için “basitleştirilmiş anlaşma’’ üzerinde uzlaşılması olacağını açıkladı.

Bunun üzerine Barroso, Sarkozy’nin Türkiye konusundaki sözlerinin ardından sessiz kalmasının yanlış anlaşılacağını belirterek, AB Komisyonu’nun Türkiye ile müzakerelerin sürmesinden yana olduğunu vurguladı. Barroso, müzakerelerin sürdürülmesinin “üye ülkelerin sorumluluğunda’’ olduğunu açıklıyarak, bu sorumluluğunun yerine getirilmesini de istedi.Yani Sarkozy’e sen seçimler sırasında söylediklerinden vazgeç dedi.Ben kendisinin Alman Başbakanı Merkel gibi ılımlı bir yol tutacağından şüpheliyim.

Fransız Le Figaro gazetesi, Sarkozy ile Brüksel arasında “yedi anlaşmazlık noktası” bulunduğunu açıkladı. Bu 7 noktanın başında “Türkiye’nin katılımı” gelmektedir.Bunu takiben de Türkiye’nin üyeliğini engellemek amacıyla  “Akdeniz Birliği” önerisi bulunmaktadır.

*     *     *

O halde Sarkozy’nin bahsettiği”Akdeniz Birliği konusuna biraz açıklık getirelim.

Seçimlerde, “Avrupa ile Afrika arasında bir köprü oluşturacak olan Akdeniz Birliği’ni kurmanın zamanı geldi” diyen Sarkozy, Avrupa Birliği’ne benzer şekilde Akdeniz havzasındaki ülkelerin ekonomik ve siyasal alanda el ele vereceği  bir birlik kurulmasını istemekte ve bu birlik içinde Türkiye’ye önemli bir rol biçmektedir.

Akdeniz Birliği kurulması teklifinin arkasında, Güney Avrupa, Kuzey Afrika ve Ortadoğu’yu kapsayan Akdeniz havzasındaki ülkeleri bir araya getirilerek, ekonomide, ticarette sıkı işbirliği kurmak, çevre, göç gibi sorunları birlikte çözümlemek bulunmakta olduğu düşünülmektedir.

Bu havzadaki ülke sayısı 17 olup aralarında farklılıklar ve anlaşmazlıklar bulunmaktadır. Ayrıca aralarında harp vardır.

*     *     *

Ben şu anda Avrupa Birliği ile ilişkilerimizin en alt seviyede olduğunu ve sekiz başlıkta görüşmelerin dondurulduğunu belirterek,konuyu çok güzel özetleyen Milliyet gazetesi köşe yazarı Sami Kohen’in sonuç satırlarını değerlendirmenize sunmayı istiyorum.

”Sarkozy, AB’ye kendi istediği şekilde bir yön vermek ve Akdeniz’de Fransa’nın nüfuzunu artırmak için bu projeyi ortaya atmış bulunuyor.

Türkiye’ye bu kulüpte bir rol vermek istemesi de bu stratejisinin bir parçası.

Sarko bunu, Türkiye’nin AB üyeliğine olan karşıtlığını “telafi” etmek için öneriyor.

Oysa, Türkiye için AB tam üyeliğinin başka seçeneği yok. Sarkozy, Türkiye için AB’nin bir vizyon ve çağdaşlaşma projesi olduğunu anlamış değil.

Türkiye, Karadeniz Ekonomik İşbirliği (KEİ) gibi bazı bölgesel kuruluşların fikir babası veya faal üyesidir. Akdeniz Birliği projesine de elbet katkıda bulunabilir. Ama Türkiye için Akdeniz Birliği’nin, Avrupa Birliği’nin alternatifi olamayacağını da herkesin bilmesi gerekir.”

İstanbul,24 Mayıs 2007