OSMANCIK’LI BALTACI MEHMET PAŞA VE RUS ÇARİÇE KATERİNA (I)

Çorum Haber gazetesini her okuduğumda tarihsel konulara hemen hemen hiç yer verilmediğini üzülerek tespit ettiğimden gazetenin Genel Müdürü Mehmet Yolyapar’a bu konuları işleyebilecek bir köşe yazarı bulmasını tavsiye ederim. Aldığım cevabın ise üzücü ve düşündürücü olduğunu ifade etmeliyim.

Sayın Yolyapar çok sayıda tarih öğretmenine ve yetkiliye yazı yazmaları konusunda ricada bulunmasına rağmen ne yazık ki bir talipli bulamamıştır.

*     *     *

Bu eksikliği hissettiğim için okuyucularımı aydınlatabilmek için zaman zaman tarihi konularda da yazılar yazıyorum.Oldukça araştırma yaparak yazmama  rağmen inşallah yanlışlaklar yapmıyorumdur…

*     *     *

”BALTACI,RUSLARIN YENİLDİĞİNİ FARK ETMEMİŞ…” başlıklı yazıyı okuyunca ”OSMANCIK’LI HEMŞEHRİMİZ” hakkında bu yazıyı yazmaya karar verdim.

İlk önce hemşehrimizi, hakkında bilgisayarda rastladığım satırlarla size tanıtmayı istiyorum;

” Osmancık’ta doğdu. Genç yaşta ilim merakı ile Trablus, Tunus ve Cezayir’e kadar gitti. Daha sonra İstanbul’a döndü ve akrabalarından Hacı Sefer Ağa vasıtası ile saraya girdi. Burada önce baltacı oldu. Güzel sesli olduğundan musikiye heveslendi ve müezzin olup “Mehmed Halife” namını kazandı. Katipliğe heveslenen Baltacı Mehmed Paşa, yazıcılığa ve 1703 Aralık ayında mirahurluğa tayin edildi. 1704 yılının Kasım ayında kaptan-ı derya, 21 Aralık 1704’te de sadrazam oldu. 3 Mayıs 1706’ta azledilip Sakız’a sürüldü. Daha sonra Erzurum valiliğine ve Sakız muhafızlığına getirildi. 1709 yılının Ocak ayında Halep valiliğine atanan Baltacı Mehmed Paşa, 18 Ağustos 1710’da tekrar sadrazam oldu. Serdar-ı Ekrem olarak Rus seferine çıktı. Prut Savaşı sırasında, Deli Petro’nun etrafını sarmışken, Çariçe Birinci Katerina’nın araya girmesi üzerine barışı kabul etti. Dönüşte azledilerek (Kasım 1711) önce Midilli’ye, daha sonra ise Limni adasına sürüldü. 1712 yılında Limni adasında vefat ettiğinde 50 yaşındaydı.

*     *     *

Yazar Murat Sertoğlu’nun ”BALTACI MEHMET PAŞA VE KATERİNA” isimli iki ciltlik kitabının tanıtım satırlarında aşağıdaki cümleler yer almaktadır;

”Prut Harbi sırasında Baltacı Mehmet Paşa’nın huzuruna birkaç kez çıkıp, savaşın seyrini değiştirerek, Rusya’yı belki de tarih sahnesinden silinmekten kurtaran ve Rus halkının gözünde bir kahraman olan Katerina’nın akıllara durgunluk veren aşk ve entrikalarla dolu gizemli hayatını büyük bir merak ve heyecanla okuyacaksınız.”

Yukarıda belirttiğim yazıda Rus Uzman İgor Kurukin 1711’deki savaşın sonuçlarını Rusya açısından inceledi ve Çariçe ile Baltacı arasında söylenen dedikodularından, “özel bir ilişkiden” ise söz etmedi.Prut Savaşı Osmanlılar açısından büyük bir zaferdi. Çünkü her istediklerini almışlardı. Ne var ki, Baltacı’nın rakipleri olayı Padişah’a yanlış aksettirdiler, sonuçta Baltacı, gözden düştü.

*     *     *

Bilgisayarda yaptığım taramada Yavuz Bahadıroğlu Çariçe konusunda şunları yazmaktadır:

”Gelelim Katerina hikâyesine… Böyle bir olay yaşanmamıştır, çünkü:

  1. Prut Savaşı’nı en ince ayrıntılarıyla anlatan iki tarafa ait ruznâmelerden (günlük) hiçbiri Katerina ile Baltacı’nın buluşmalarından bahsetmiyor.
  2. Sultan III. Ahmed devrini dört ciltte tüm teferruatıyla nakleden tarihçi Raşit de böyle bir olaya yer vermiyor…
  3. Prut Savaşı sırasında 82 yaşında bulunan Sadrazam’m bir kadınla birlikte olması imkânsızdır…
  4. Sadece Başkomutan’ın (Baltacı’nın) kararıyla barış olmaz; bu kararı sadece harp divanı verebilir. Yani, Başkomutan’ın antlaşma kararı verme yetkisi yoktur. Vezirlerden, komutanlardan ve diplomatik heyetten oluşan “Harp Divanı”nın barışı onaylaması gerekir…
  5. Baltacı’nın, Katerina’ya, yahut altınlarına tamah etmesine esasen gerek de yoktur; zira savaş kazanılınca Katerina nasılsa esir alınacak, tüm altınları ile mücevherleri de ganimet olarak ele geçecektir…
  6. Baltacı, öte yandan, rüşveti alır, kuşatmayı ise kaldırmazdı. Böyle bir durumda Çar, yahut eşi Katerina hangi dünya mahkemesine başvuracaktı?
  7. Zaten Çar Petro ile karısı savaş meydanına hiç gitmediler. Petro, Mareşal Şermetiyef aracılığıyla savaşı uzaktan yönetti…

Yani, Rus Çariçesi Katerina ile Baltacı Mehmed Paşa’nın buluşmaları, tamamen hayal mahsulüdür…

Dönemin hiçbir Türk ve Avrupa kaynağında, böyle bir iddia mevcut değildir…

Prut Seferi’nden hemen sonra Baltacı’yı sadaretten (sadrazamlıktan) düşürmek için çalışan İstanbul’daki rakipleri dahi böyle bir iddiada bulunmamışlardır…

Bu tür iftiralar, onları kendileri gibi zanneden ucuz piyasa romancılarının kaleminden çıkmış, maalesef “bizden” bazı isimler tarafından da benimsenmiştir.

Artık Baltacı’yı rahat bırakmak gerekiyor.”

*     *     *

Bu yazıma devam edeceğim.

İstanbul,5 Eylül 2007

Not:

*Bilgisayarda rastladığım kaynaklarda yaşı hakkında farklı bilgiler verildiğini belirtmeyi isterim. Bir kaynakta da doğum tarihi 1660 olarak verilmektedir.

*Cenk Başlamış,”Baltacı,Rusların yenildiğini fark etmemiş” Milliyet,25 Ağustos 2007

*Yavuz Bahadıroğlu,”Baltacı Mehmet Paşa ve Katerina Olayı, www.wordpress.com