SUUDİ ARABİSTAN’IN YUNANİSTAN VE BULGARİSTAN’DAN FARKI NE?

Hatırlar mısınız, 2002 yılında sizlere Suudilerin, Osmanlı’nın Suudi Ardabistan’da Mekke ve Kabe’yi bedevi saldırılarından korumak üzere 1770 yılında inşa etmiş olduğu Ecyad Kalesi’ni 11 adet gökdelen yapmak üzere yıktığını yazmış, bu konuda bir değerlendirme yapmış ve bunun ülkemize, tarihe ve Müslüman dayanışmasına karşı atılmış bir adım olduğunu üzüntü ile bildirmiştim.

Hükümetimizin yaptığı girişimler ve basında yeralan değerlendirmeler Suudileri hiç etkilememişti.

Şu anda bu gökdelenlerin inşaatı bitmiş veziyette olup, devre mülk olarak İstanbul’da bulunan bir firma tarafından pazarlanmaktadır (6000 – 285 bin dolar arasında). Bu kuleler Kabe’ye bakmakta olup, bunlardan birisi olan Zemzem Kulesi’nde 4668 daire bulunmaktadır.

Basında yer aldığı gibi Suudi Arabistan, Osmanlı’ya ait ne varsa yıkıp yok ediyor. Ecyad Kalesi yanında cumbalı Türk evleri, garlar, köprüler, cami minareleri yıkılıyor. 400 yıllık Türk hakimiyetine ait hiçbir iz bırakmamak için herşey yapılıyor.

Aralık ayında basında, Osmanlı Padişahı 2. Abdulhamit’in fakir hacılar için 1893 yılında Mekke’de inşa ettirdiği misafirhane yıkılarak otopark yapıldığı yer aldı. Bu misafirhane 6000 kişiye hizmet verecek şekilde inşa edilmiş olup bünyesinde bir hastahane ve eczane bulunmaktaydı.

Ülkemize dost geçinen ve dostluğu karşılık bulan bu ülkenin Kralı 10 Kasım 2007’de Ankara’ya geldiğinde kırmızı halılar serilerek Cumhurbaşkanımız tarafından karşılandı. Ayrıca Cumhurbaşkanı ve Başbakanımız, pek alışık olunmadığı şekilde Kral’a çok değer vererek oteline gittiler.

Bu yakınlığa rağmen misafirhaneyi yıkmakla kalmadıkları….Osmanlı’ya ait Medine’de Mescidi Nebevi’ye birkaç yüz metre uzaklıkta bulunan Hz.Ali, Hz.Ömer ve Hz.Ebubekir camileri önce kaderine terkedildi, ancak tarihi yapılar bu şekilde yıkılmayınca Suudi Hükümeti bu üç caminin bulunduğu araziyi otel yapımına tahsis etti.

Yetkililer, bu camilerin Medine’de ayakta kalmayı başaran son yapılar olduğuna dikkat çekerek hepimizi üzen bu girişimi engellemek için Hükümetimizin ve Türk Büyükelçiliği’nin etkin girişimini istiyorlar.

Bugün Yunanistan’a gittiğinizde Türklerin yaşadığı Batı Trakya dışında hemen hemen tüm Türklere ait yapıların yok edildiğini üzülerek tespit edebilirsiniz. 1912’de 72 caminin 2’si hariç (onlar da cami olarak kullanılmıyor) hepsinin yıkıldığını örnek olarak verebiliriz.

Durum Bulgaristan’da da farklı değil. Orada da Türk yapıları Osmanlı’nın izi bırakılmayacak şekilde yok edilmiştir. 1930’lu yıllarda yıkılan Filibe çarşısını örnek olarak verebilirim.

Bu noktada ister istemez din kardeşimiz Suudi Arabistan’ın Yunanistan ve Bulgaristan’dan farkı ne diye sormadan edemiyorum.

İstanbul, 23 Ocak 2008

Ömer Erbil, “Osmanlı Kışlası otopark oldu” , Milliyet, 15.12.2007

Ömer Erbil, “Osmanlı camilerinin yerine otel”,  Milliyet, 13.1.2008