YEMEN’İN BAŞKENTİ SANA’DAN AYRILIRKEN!

Türkiye uçuşumuz gece yarısı olduğu için otelde akşam yemeğinde kendimize oldukça zaman ayırdık Bu arada tekrar tekrar izlenimlerimizi birbirimize anlattık. Bu izlenimlerden ve diğer hususlardan yazılarımda yer almayanları aşağıda ayrı ayrı sizinle paylaşmayı istiyorum.

*     *     *

Kuranda hem de İncil’de anlatılan Saba Melikesi’nin efsanavi ülkesinin güzelliklerine rastalayamadım. O dönemde ve takip eden krallıklar dönemlerinde geliştirilen sulama teknikleri sayesinde tarım ve buna bağlı ticari faaliyetler refahın artmasını sağlamıştır. Saba Krallığının başkendi Marib o dönemin en ünlü şehirlerden birisiymiş.

Aydeniz uygarlıklarının (Yunanistan, Mısır, vb) dini törenlerde ve ilaç yapımında kullandıkları mirra, tarçın ve çeşitli aromalar Yemen’de üretiliyordu. Ayrıca Hindistan’dan gelen değerli ürünlerde bu yolda geçiyordu. Zaman içinde yeni ticaret yollarının ortaya çıkması M.Ö. III. ve  II. yüzyılda yaşayan parlak dönemlerin bitmesine neden olmuştur.

*     *     *

Yıllık yağış miktarının 1000 mm’yi geçtiği ve “Yeşil Yemen” olarak tanımlanan Batı dağları bölgesi ile sahil kesimleri dışında ve bilhassa Sana civarında üzerinde tek bir ağacın ve bitki örtüsünün bulunmadığı sarp kayalar dikkati çekiyor.

Ülkede bitki örtüsünün olmamasının nedeni olarak keçiler görülüyor. Bu nedenle Cumhurbaşkanı ali Abdellah Saleh keçi beslenmesini kontrol altına almaya çalışıyor. Fotoğraflarda da görüldüğü gibi satılan kurbanlıkların büyük bir çoğunluğunu keçiler teşkil ediyordu.

“Kurbanlık Keçiler”

*     *     *

Yemen, dış yardım ve bilhassa Arap ülkelerinin maddi desteğini alıyor. Bu konuda Suudi Arabistan ve Körfez ülkeleri başı çekiyor.

İzlenimlerime göre Yemenliler, Suudileri pek sevmiyorlar. Bunun önemli nedenleri olarak ülkelerinin kuzeyinde petrol zengini olan bir bölgenin Suudiler tarafından işgal edilmesi ve yazılarıma ek olarak verdiği haritada gösterildiği gibi Kuzey hudut hattının belirlenememiş olması yanında Körfez Savaşı’nın hemen ardından 700 bin Yemenlinin, ülkelerinin Irak yanlısı tutumundan ötürü Suudi Arabistan’dan sınırdışı edilmesi açıklanıyor.

*     *     *

Yemen’in yaklaşık 200 adası bulunmaktadır. Bunlardan en uzaktaki (415 km) Socotra adası Somali’nin sahillerine yakın bir yerdedir.

Kızıldeniz’de bulunan üç adasının İsrail tarafından desteklenen Eritre tarafından işgal edilmesi Yemen’in en önemli bir dış problemidir.

*     *     *

Yemen’de iklim durumu sahil bölgelerinde farklılık göstermesine rağmen Sana gibi dağlık ve rakımı yüksek yerlerde seyahat için en uygun olan Ekim ile Nisan ayları arasında gündüz insanın içini ısıtan sıcaklık (20-250C) akşama doğru güneş batmadan önce insanı üşütmeye (8-100C) başlıyor. Bu nedenle rehberimiz hergün yola çcıkmadan önce montlarınızı aldınız mı diye soruyordu.

*     *     *

Her ne kadar kadınlar kapalı iseler de günlük yaşamda görünüyorlar ve çalışıyorlar. Kadınların idare ve eğitimde geri olmamaları belirtilmektedir.

*     *     *

Sokaklar oldukça pis, çöpler, naylon poşetler yolların kenarlarını dolduruyor. Her gün en az 10-15 milyon GAT poşeti tüketildikten sonra yerlere atılıyor. Ülkenin her tarafı rengarenk naylon poşetleri dolu…

Sana’nın muhtelif yerlerindeki levhalardan Japon Devletinin yardımı ile bir katı atık projesi yürütüldüğünü gördüm.

Su sıkıntısı çekildiğini düşündüğüm ülkede hava kirliliğinin olmadığı dikkatimi çekti…

“Pazar yeri, rehberimiz ve ben.”

*     *     *

Shibam’da pazar yerinde çekilen fotoğrafta da görülüdğü ülkede bilhassa “Yeşil Yemen” bölgesinde yetişen meyve ve sebze Yemen’in ihtiyacını rahat rahat karşılıyor.

*     *     *

Dünya her geçen gün Yemen’in çekiciliğini tespit ediyor. Son yıllarda Yemen’e gelen turist sayısında önemli bir artış varmış. Türk Hava Yolları’nın Sana’ya direkt uçuş başlatması da bunun önemli bir göstergsi olarak görülüyor ve taktir ediliyor.

Turist olarak Yemen’de bulunduğumuz sürede rahatsız olmadan dolaştık ve bizi üzecek bir durumla karşılaşmadık. Başı açık ve normal kıyafet taşıyan eşim ve kızım herhangi bir uyarı veya rahatsız edici durumla karşılaşmadılar.

Burada, Türkiye’de ve batı ülkelerinde olduğu gbii turist danışma ofisine rastlamadığımız gibi otelimizden Yemen’le ilgili bir broşür temin edemedik.

*     *     *

Yemen’den geriye renkli anılarımız kaldı. Olağan üstü bir doğa, çöller ve tepeler, ilginç binalar, her zaman güleryüzlü bir halk, hoşgeldiniz diyen çocuklar, karmaşık bir trafik ve korna sesleri… Bir de kokulu muzlar ve kahvenin tadı damağımızda kaldı…

Zamansızlık nedeniyle Taiz’eye, güneyde Aden’e gidemedik. Kızıldeniz’i ve Aden Körfezine inip denizle buluşamadık. Kimbilir, belki bir dahaki sefere…

İstanbul, 19.Ocak.2008

İlber Ortaylı, Adı Yemen’dir “Milliyet-Pazar, 3.1.2007

www.turizmgazetesi.com, “Son Osmanlı Yemen”, 2007

Büyük Ansiklopedi, “Yemen” Milliyet-Hachette, 2000