YUNAN BAŞBAKANI 49 YIL SONRA TÜRKİYE’DE!

Komşumuz Yunanistan ile aramızdaki sorunlar nedeniyle ilişkilerimizin pek sıcak olmadığı bilinmektedir.

Daha önceki yazılarımda sizlerin değerlendirmenize sunduğum gibi Yunanlılar, 400 yıldan fazla Osmanlı idaresi altında kalmalarını hiçbir zaman unutamıyorlar. Ayrıca “Megelo İdea” dedikleri büyük hedeflerine ulaşmak istiyorlar. Buradaki hedefleri öncelikle İstanbul, İzmir ve Trakya olmak üzere Anadolu’nun birçok yöresini kendi ülkeleri yapmak istiyorlar. Bunun için de 1. Cihan Harbi sonunda Anadolu’ya çıktılar. 1821 yılında More Yarımadası’nı ele geçirerek Yunanistan’ı kuranlar büyük hedefleri için çalıştılar ve topraklarını bugünkü sınırlarına kadar genişlettiler ve en son olarak da Ege Denizi’ndeki 12 adayı II. Cihan Harbi sonunda kazandılar.

Yunanistan ile Türkiye’nin ilişkilerinin bozulmasının ana nedeni Kıbrıs olmuştur. Kıbrıs’ı da Girit gibi bir oldu bitti ile Yunanistan topraklarına katmak isteyen Yunanlılar, Türk askerinin Kıbrıs’a çıkmasıyla Anadolu’daki yenilgilerinden sonra ilk defa Büyük Hedeflerinde yenilgiye uğradılar.

Kıbrıs olaylarına kadar dost kabul ettiğimiz ve Nato’da birlikte bulunduğumuz Yunanistan’la birçok sorunlarımız ortaya çıktı. Bunlardan önemli gördüklerimi aşağıda kısaca veriyorum:

– Fır hattı (Uçuş hattı)

– Kıta sahanlığı

– Yunanistan’ın karasularının 6’dan 12 mile çıkarılması

– Adaların silahlandırılması

– Batı Trakya Türkleri

– Patrikhane’nin ekümenlik statüsü

– Heybeliada Ruhban Okulu

Ayrıca, Avrupa Birliği’ne aday ülke olmamız nedeniyle imzalamış olduğmuz Gümrük Birliği anlaşmasının ilgili maddeleri gereği Güney Kıbrıs’ı Kıbrıs devleti olarak tanıma zorunluluğu da dolaylı olarak Yunanistan ile ilişkilerimizi etkilemektedir.

Bu sorunları görmezlikten gelerek iki komşu ülke olarak yaşamamız mümkün değildir. Yakın tarihimize baktığımızda dostluk yolunda atılan adımları görmekteyiz.

Bunu gören Atatürk, Yunanistan Başbakanı Venizelos ile iyi ilişkiler kurmuş ve Balka Paktı’nın kurulması yolunda adımlar atmıştır. Venizelos, karşısında mağlubiyete uğradığı Atatürk’ü 1933’de Ankara’da ziyaret etmiştir.

Kıbrıs sorununun Menderes ile Birlikte çözülmesini sağlayan Karamanlis (şimdiki Başbakan’ın amcası) Türk-Yunan ilişkilerinin düzelmesi yolunda adımlar atmış bir kimsedir. Kıbrıs Cumhuriyeti’nin kurulmasını sağlayan Zürih ve Lontra anlaşmalarını imzalayan Karamanlis, 1958 yılında Türkiye’yi de ziyaret etmiştir.

1974 yılında ordumuzun Kıbrıs’a çıkmasından sonra ilişkilerimiz en alt seviyeye inmiştir. Kardak krizi de bu ilişkilerin daha da bozulmasına neden olmuştur. Bunu takip eden yıllarda iki ülkenin dışişleri bakanları olan Cem ve Papandereu’nun gayretleri ile sorunların çözümü yolunda önemli girişmler olmuş ise de bu dönem de dahil hiçbir Yunan Başbakanı Türkiye’yi ziyaret etmemiştir.

Her ne kadar Yunanistan Başbakanı Karamanlis’in bu ziyaretinden somut (elle tutulur) bir netice çıkmayacağı önceden de bilinmesine rağmen bu ziyaretin iki komşu ülke arasında dostluk ve işbirliği döneminin aşılmakta olduğu şeklinde değerlendirilmesi gerektiği görüşündeyim.

Unutulmamalıdır ki, bir zamanlar birbirinin can düşmanı olan Fransa ve Almanya bugün Avrupa Birliği’nin iki önemli ve dost üyesidir.

Karamanlis ve Erdoğan’ın arasında başlatılan bu temasların aynı şekilde bir dostluğa vesile olacak adımların başlangıcı olmasını temenni ederim.

İstanbul, 28.Ocak.2008

NOT: Bir öncki yazımdaki cümlede Selanik yazmayı unutmuşum. Cümle şu şekilde olacaktır. “1912’de 73 caminin bulunduğu Selanik’te 2’si hariç (onlar da cami olarak kullanılmıyor) hepsinin yıkıldığını örnek olarak verebilirim.”