GURBETTEN GELEN DOKUZ CENAZE !

Almanya’nın Ludwigshafen kentinde meydana gelen yangında dokuz vatandaşımız yanarak feci bir şekilde öldüler.

Onların bu şekilde ölümleri tüm Türk milletini büyük bir yasa boğdu. Eminim ki aklı selimle düşünen Alman milleti de aynı yası hissetti.

Uzun yıllar Almanya’da yaşayan ve ayrıca 60’lı yıllarda Almanya’ya gelmeye başlayan Türk işçilerine her bakımdan destek olmuş birisi olarak ülkeme dönmüş olmama rağmen, kendimi hep onlara yakın hissettim.Sık sık ziyarete gittiğim Almanya’da onların misafiri oldum ve yakınlıklarını hissettim. Ve halen de Almanya’da faaliyet gösteren iki kuruluşun fahri üyesiyim.

Halen, yangının nasıl meydana geldiği belirlenememiş olmasına rağmen çok sayıda vatandaşımızın yanarak hayatını kaybettiği  Mölln ve Solingen kentlerinde meydana gelen yangınlarda olduğu gibi sabotaj ihtimali de olduğu belirtilmektedir.

60’lı yıllarda Almanya’da bandolarla karşılanan Türk işçileri, iki Almanya’nın birleşmesi sonucu her geçen gün daha fazla ekonomik sorunlar yaşanan Almanya’da ve bilhassa bu ülkenin işsiz vatandandaşları tarafından bu ülkede kalmaları istenmemektedir.

Birçok işsiz Alman, kendilerinin işsiz kalma nedenlerinin  sebeplerinin başında, sayıları 7 milyona yaklaşan yabancı işçileri görmektedirler.Bu 7 milyon yabancının çoğunluğunu ise sayıları 3 milyona yaklaşan Türkler teşkil etmektedirler.

İşsiz Alman aile ortamında büyüyen Alman gençlerinin bir kısmı ise babalarının işsizliğinin nedenini yabancılara ve bilhassa  Türklere bağlamaktadırlar. Bu gençlerin bazıları da aşırı uçlarda yer alan parti ve sivil toplum kuruluşlarında bir araya gelerek yabancı işçilerin Almanya’yı terk etmesi için faaliyet göstermektedirler.

Bu yangının diğer iki yangında olduğu gibi sabotaj olup olamadığının ve kimin tarafından yapıldığının belli olmadığı şu günlerde benim de kesin bir değerlendirme yapmam mümkün değil… Oradaki vatandaşlarımızın buraya dönme istekleri olmadığına göre, tüm içtenliğimle Almanya’da iki halkın kardeşçe yaşamasını sağlayacak ortamın yaratılmasının sağlanmasını temenni ediyorum.

Ancak, işçilerimizi Almanya’daki yaşamlarında, içinde bulundukları huzursuzluktan kurtarmak gerekir. Bu ortamı sağlamak öncelikle Alman Hükümetinin ve Alman Milletinin görevidir.

Zamanında hiçbir önlem almadan onların Almanya’ya gitmesini teşvik eden hükümetlerimizin yarattıkları boşluğu doldurmak ve onların orada huzur içerisinde yaşamasını sağlamak da yangın yerine giderek onların yalnız olmadığını gösteren sayın Başbakanın Hükümetinin,sivil toplum kuruluşlarının ve tüm Türk Milletinin de görevidir.

Cenaze törenine katılan ve kazanın nedenlerinin ortaya çıkarılmasının takipçisi olacaklarını belirten Devlet Bakanı Prof.Dr. Said Yazıcıoğlu’nun törende yaptığı konuşmada belirttiği ,”Sonucun çıkması bu 9 canı geri getirmeyecektir; ancak acıları bir nebze olsun hafifletecektir. Dileriz bu olay iki ülke arasındaki ilişkilerde dönüm noktası olur.” sözüne ben de katılıyorum.

İnşallah, arzulanan dönüm noktası sağlanır ve 1983 yılında Almanya’ya bir heyetle birlikte Bakan olarak yaptığım ziyarette ortaya konulanlar da dahil mevcut tüm sorunlar hassasiyetle ele alınarak kısa zamanda çözülür.

Kaybettiğimiz canlara Allah’tan rahmet, ailelerine ,yakınlarına ve Türk milletine başsağlığı diliyorum.

İstanbul,11 Şubat 2008