Sıfır çeken liseler !

Uzun zamandan beri, basında yeralan bir çok lisenin üniversite giriş imtihanlarında sıfır çekmesi, diğer bir ifadeyle büyük başarısızlık göstermesi konusunu ele almak istiyordum. Dünkü yazımda öğrenim görmeyen istihdam edilmeyen ve iş aramayanlar konusunu sizler için değerlendirmiş ve bu konuları değerlendirmede kıstas alınan atalet oranının OECD’de ve AB’deki değerlerini vermiş, Türkiye’nin durumuyla mukayese etmiştim.

Ülkemizdeki atalet oranının çok yüksek olmasının ülkemizi olumsuz etkileyeceğini ve gençlerin içinde bulunduğu bu durumun beklenmeyen olaylara ve patlamalara sebep olabileceğini üzülerek belirtmiştim.

Bugün ise sıfır çeken liselerin yaratacağı sorunları sizlerle paylaşmak istiyorum. Liseyi bitirip üniversiteye girmek isteyen gençlerin, uzun uğraşlar sonucunda aldıkları diplomalarına rağmen üniversite girişinde uygulanan ÖSS’de (Öğrenci Seçme Sınavı) bu kadar başarısız oluşları düşündürücüdür. Üniversiteye giremeyen genç genelde yeni bir meslek öğrenme imkanını elinden kaçırmış demektir. Bu gençleri orta öğretim döneminde mesleğe yöneltmek yerine üniversite kapılarına kadar getirip orada ümitsizce bekletmek ülkemizde eğitime yön verenlerin sorumluluklarını yeteri kadar yerine getirmediklerinin önemli bir göstergesidir.

Üniversiteye giremeyen gençlerin genelde yaptıkları bir yıl daha dershaneye devam etmek ve yeniden imtihana girerek şanslarını denemek şeklindedir. Bir öğretim üyesi olarak edindiğim intibaa, yeniden imtihana girenlerin önemli bir kısmının tekrar başarısız olduklarıdır.

Ülke genelinde rastlanılan bu durumun Çorum’da ne şekilde olduğu, liselerimizin başarı durumu, diğer bir ifade ile Çorum’da da sıfır çeken liseler olup olmadığı konusunda Çorum Haber Gazetesi yetkililerinden bana bilgi sağlamaları yolundaki girişimlerim ise sonuçsuz kaldı. Gazete yetkililerinin Milli Eğitim’e başvurmalarına rağmen Çorum’da sıfır çeken lise olup olmadığı ile ilgili bilgi alamadıklarını öğrendim.

Temenni ederim ki, Çorum’da sıfır çeken lise yoktur. Eğer var ise önlemler alınarak üniversiteye giremeyeceği tahmin edilen bu çocukların aileleri ile işbirliği içinde şimdiden meslek liselerine kaydırılmaları sağlanmalıdır.

Kalkınmış ülkelerde gençlerin yüzde 35’i üniversitelere girmek üzere yetiştirilirken yüzde 65’i meslek öğrenmeye yönlendirilmektedir. Bizde ise bu oran tam tersidir.

Bugün iyi bir meslek sahibi buzdolapçı, elektrikçi, sucu ve benzeri meslek mensupları bulunamazken sıfır  çeken lise mezunları kahvehaneleri doldurmaktadır.

Bu yazımla ülkemizin kanayan bir yarasına değinmek istedim. Konuyu lütfen etrafınızla birlikte sizler de değerlendirin.

Çorum, 8 Şubat 2008