HIRVATİSTAN ve TÜRKİYE’NİN AB ÜYELİĞİ !

Türkiye 1958’den beri Avrupa Birliği’ne katılmak için uğraşmasına rağmen AB katılım süreci ile ilgili müzakerelere ancak 2005 yılında başlayabildi.

Hırvatistan ise üyelik için 2000’li yıllarda ilk başvurusunu yapmasına rağmen katılım süreci bizimle aynı yıl başlatıldı.

Üyelik katılım müzakerelerinin başlangıcında her iki ülkenin ancak 2013 yılından sonra üye olabileceği belirtilmesine rağmen gelişmeler farklılık göstermektedir..

Avrupa Birliği Komisyonu Başkanı (AB Başbakanı denilebilir) Jose Manuel Barroso yaptığı açıklamada Hırvatistan ile müzakerelerin gelecek yıl tamamlanabileceğini belirterek,Kasım ayında yayınlanacak ‘İlerleme Raporu’nda süreci hızlandırmak için yeni bir yol haritası önereceklerini ifade etti. Bu durumda önümüzdeki yıl müzakerelerin tamamlanması durumunda Hırvatistan’ın 2011 yılında AB’nin 28 ‘inci üyesi olması beklenebilir..

Türkiye’nin içinde bulunduğu duruma bir göz atalım: Katılım  müzakerelerine Hırvatistan ile eş zamanlı başlayan Türkiye ile bugüne kadar altı fasılda müzakere başlatıldı ve bunlardan birisi kapatılabildi. AB,Türkiye ile Haziran ayında düzenlenecek ‘Hükümetlerarası Konferans’ta iki fasılda daha müzakereleri başlatmayı planlıyor.

AB Komisyonu’nun genişlemeden sorumlu üyesi (AB Bakanı denilebilir) Olli Rehn, Alman Die Welt gazetesine verdiği demeçte,Türkiye’nin reformları kararlı şekilde sürdürmesi halinde 10 ila 15 yıla kadar AB üyesi olmasını beklediğini söyledi.

Hatırlar mısınız bilmiyorum! Ben de 2005 yılında katılım sürecinin başlatıldığı günlerde Türkiye’nin 2025 yılında AB’ye üye olabileceğini söylemiştim. Demek ki öngörülerim kuvvetli imiş…

Yazıma son vermeden önce , AB üyeliğimiz hakkında bir Alman politikacısının bana yaptığı açıklamasını sizlerle paylaşmayı istiyorum: ” Türkiye’de ne zaman insanlar doğduğu yerden başka bir yöreye göç etmeyi istemezler ise, işte o zaman sizi AB’ye alırız.”

Anlaşılan AB kapısı önünde daha çok bekleyeceğiz…

İstanbul, 30 Nisan 2008