MÜZELER HAFTASI, AVRUPA ve ÇORUM

27. Müzeler Haftası açılış töreninin Çorum’da gerçekleştirilmesinden ve Kültür ve Turizm Bakanı Ertuğrul Günay tarafından açılış töreninin Çorum Müzesi’nin tarihi yapısı önünde yapılmasından şehrim adına gurur duydum. Eminim ki böyle bir törenin Çorum’da gerçekleştirilmesi, şehrimizin ve kültür varlıklarının ülke çapında daha da tanınmasına önemli katkı sağlayacaktır.

Turizmin gelişmesi için  şehrimizde önemli adımlar atılmakta oluşu beni çok sevindirmektedir. Çorum’un kalkınmasında ve bilhassa ziyaretçi sayısının artırılmasında sahip olduğumuz ve yaratacağımız kültür varlıklarının ziyaretçilerin hizmetine sunulması faydalı olacaktır.

Bu satırlarımı okuyunca  kültür varlıklarını nasıl yaratacağız diye sorabilirsiniz.Son İskandinavya gezimde de tesbit ettiğim gibi bu şehirlerde çok sayıda müze kurulmuş. Şehirleri ziyaret edenlerin büyük bir kısmı bu müzeleri ziyaret ediyorlar.Varşova,Helsinki ve Riga’nın herbirinde en az 15 ile 45 arasında müze olduğunu tesbit ettim.On iki gün süren gezimiz esnasında gelecek yazılarımda sizlere tanıtacağım yedi müzeyi gezdik.Eğer şehirler ne kadar çok müzeye sahip olurlarsa gelen turistler de buraları görmek için orada daha uzun kalıyorlar ve geceliyorlar.

Çorum il merkezinin durumunu, verdiğim bu bilgilerin ışığında incelediğimizde,  tarihi bir yapı içinde yer alan Çorum Müzesi’nden başka bir müzemiz bulunmadığını görürüz. Ziyaret ettiğim üç şehirde mevcut bazı müzelerin benzerleri de şehrimizde zaman içinde kurulmalıdır.Bunlar arasında;

– Çorum Kent Müzesi (Şehrin tarihi ,gelişimi ve yaşamı ile ilgili)

– Sanat Galerisi ve Müzesi (öncelikle Çorum’da ve Çorumlular tarafından üretilen tablolar ile tanınmış ressamların eserleri)

– Meşhur kişiler adına Müze ( Kültür Bakanı tarafından taktirle anılan Ordinaryüs Profesör Doktor Hıfzı Veldet Velidedeoğlu, Bahri Savcı gibi değerler yanında İsmet Eker ve benzeri tanınmış kişiler adına birlikte veya müstakil)

– Bilim Müzesi ( Bilimin gelişimini ortaya koyan) sayılabilir.

Bu konuda bir şey yapılmasına karar verilmesi durumunda oluşturulacak bir heyet  çok daha detaylı ve yönlendirici çalışmalar yapabilir.

Çorum Müzesi’nin içinde Etnografya Salonu ile Arkeoloji Salonu Kalkolitik ve Eski Tunç Çağı Seksiyonu’nun(Bölümü) açılmış olmasını bu yolda atılmış önemli bir adım olarak değerlendiriyorum. Bu bölümlerin ziyarete açılmasını sağlayan sayın Valimiz Mustafa Toprak’a ve emeği geçenlerin tümüne teşekkür ediyorum. Bu girişimin benim yukarıda belirttiğim müzelerin kuruluşuna vesile olmasını temenni ediyorum.

Çalışmalarını uzun bir süreden beri taktirle izlediğim Hasan Tuluk’un,  Bakır El Sanatları sergisiyle ”Geçmişten Günümüze” konulu fotoğraf sergisinin sayın Kültür Bakanı Günay tarafından gezilmesinin kendisini ne kadar mutlu ettiğini tahmin ediyorum. Bu arada sergi nedeniyle hazırlattığı ve yapıtlarının yer aldığı kitabı bana gönderdiği için kendisine teşekkür ediyorum.Eğer Kent Müzesi bir an önce kurulursa sayın Hasan Tuluk hocanın eserleri burada yer alabilir. Bu kendisinin en büyük mutluluğu olacaktır.

Yazıma son vermeden önce hamamımızın açılış töreni için Antalya’dan Çorum’a gelen turizm konusunda yatırımları olan bacanağımın bana anlattıklarını sizlerle paylaşmayı istiyorum.  Çorum Müzesi ziyaretinden ve kendisine gösterilen ilgiden çok etkilendiğini belirttikten sonra,  bana  Çorum tarihinin Hititler ile son mu bulduğunu  sordu. Sorusunu anlayamadım ve açıklamasını rica ettim.Mevcut Müze’nin öncelikle Hitit dönemine ait eserleri ihtiva ettiğini bunun yanında bünyesinde Bizans ve Roma dönemine ait bazı buluntuların da sergilendiğini belirterek Şelçuklu ve Osmanlı dönemine ait değerlerin bu Müze veya başka bir müzede sergilenmesi gerektiğini vurguladı.

Kendisnin ortaya koyduğu görüşe önem verilmesi gerektiğini ben de düşünüyorum. Aksi taktirde yarın birileri burada neyiniz var diye bizlere sorar ve hatta topraklarımızda hak iddia etmeye kalkar…

İstanbul, 27 Mayıs 2008