POLONYA’NIN BAŞŞEHRİ VARŞOVA (1)

Daha önce yazdığım “Yemen ve Baltık Ülkeleri” başlıklı yazımda, sizleri 7-18 Mayıs 2008 tarihleri arasında Varşova, Helsinki ve Riga’yı eşimle birlikte turist olarak ziyaret ettiğimizi konusunda bilgilendirmiştim. İşlerimin yoğun olması ve bu gezi ile ilgili çektiğimiz fotoğrafları bilgisayar ortamında hazır hale getirttiremediğim için izlenimlerimi sizlere sunmakta geciktim.

Tatilimi geçirdiğim Antalya’da sabahları yüzmeye gidiyorum. Öğleden sonraları ise odamda çalışıyorum. Bugünden itibaren zamanımı bu seyahat yazılarımı hazırlamaya ayıracağım.

*     *     *

Uzun yıllar kaldığım Batı Almanya’da iken Batı ve Doğu olarak dünyanın kutuplaşması nedeniyle Doğu blokunda yer alan Polonya’yı ziyaret edememiştim.

1990 yılında Sovyet Sosyalist Cumhuriyeti’nin dağılması ile özgürlüğüne kavuşan Polonya, bugün Avrupa Birliği’nin ve Nato’nun üyesi olarak, çekinilmeden gidilebilecek bir ülke konumuna gelmiştir.

*     *     *

Gezginler Klübünü kuran arkadaşım Prof. Dr. Orhan Kural hemen hemen dünyanın tüm ülkelerini gezmiş ve çok sayıda gezi kitabı yazmıştır. Bir noktada kendisine dünyada mevcut tüm ülkeleri ziyaret etme hedefi koymuştur denebilir.

Benim arkadaşımla yarışma gibi bir niyetim yok. Ben ise Avrupa’nın tüm ülkelerini ve başşehirlerini görmeyi kendime hedef olarak koydum. Bu seyahatım sonunda Avrupa’da görmediğim ülkelerin sayısı çok azaldı. Yugoslavya’nın dağılmış durumunu dikkate almadığımız takdirde görmediğim ülkeler şunlardır; Malta, Estonya, Litvanya ve İzlanda.

*     *     *

Gezimize çıkmadan önce İstanbul’da bu ülkeler ve başşehirleri hakkında gezi kitabı aradım ama bulamadım. Bunun üzerine Hannover’de bulunan arkadaşım mimar Mehmet’ten bana ilgili gezi kitablarını göndermesini istedim. Bu kitaplar sayesinde gezimizi önceden planladım. Otel rezervasyonlarımızı internetten yaptım. Gezimizin rehberliğini kendimiz yaptık.

*     *     *

Türk Hava Yolları ile üç saatlik rahat bir uçuştan sonra mahalli ismi “Warzawa Fryderk Chopin Airport”a indik. Şehrin merkezinden 10 km uzakta bulunan bu hava alanındaki “Turizm Merkezi”nden çok sayıda broşür ve gerekli bilgileri aldıktan sonra 175 no’lu otobüs ile kişi başına 1 YTL ödeyerek (İstanbul’da 9 YTL ödeniyor) şehir merkezine hareket ettik.

Yol boyunca oldukça yeşillikler arasında düz bir arazide yer alan ve nüfusu 1,7 milyon olan Varşova’nın düzgün inşa edilmiş olan varoşlarından geçerek merkeze ulaştık.

Şehrin merkezinde bulunan Metropol otelindeki odamıza yerleştik ve zamanımız kısıtlı olduğu için hemen gezmeye çıktık.

*     *     *

İlk dikkatimizi çeken otelin karşısındaki park içinde yer alan Kültür ve Bilim Sarayı oldu. Sovyet işgali zamanında Komünist Parti merkezi olarak inşa edilen 1950’lilerin sosyalist realism özelliklerine sahip 234,5 m yüksekliğinde (halen Polonya’nın en yüksek binası) Stalin tarafından Sovyet halkının bir hediyesi olarak inşa ettirilmiş orjinal bir yapıdır. Bu bina New York’da bulunan Empire State Binası’na çok benzemektedir. Stalin’in Amerika’ya gizli bir heyet göndererek Empire State Binası’nın inşaat teknikleri hakkında araştırma yaptırdığı belirtilmektedir. 3288 oda ve salona sahip bu binanın 30. katından şehrin panoramasını seyir etmek mümkün. Günde 1500 kişinin buraya çıktığı belirtiliyor. Biz buraya çıkmadık.

Bu binaya doğru yürürken eşim aşağıda görülen ilk fotoğrafımı çekti.

 

Prof. Samsunlu, Varşova Kültür ve Bilim Sarayı önünde.

Varşova’daki Rus binasının gece görüntüsü.

Antalya, 7.Temmuz.2008